Meta, yapay zekâ destekli platformları ve veri toplama yöntemleri nedeniyle yeniden gizlilik tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Şirketin yapay zekâ asistanı, kullanıcıların verdiği girdileri kamuya açık şekilde paylaşabiliyor. Ayrıca, Android kullanıcılarının çevrim içi davranışlarını gizlice takip ettiği iddiaları da teknoloji dünyasında büyük yankı uyandırıyor.
Kullanıcı girdileri “Keşfet” akışına sızıyor
Haziran ayında yayımlanan bir rapora göre, Meta’nın yapay zekâ uygulaması, kullanıcılarına iletileri hakkında uyarı yapan bir açılır pencere gösteriyor. Bu uyarıya göre “kişisel ya da hassas bilgiler dahil olmak üzere, kullanıcılar tarafından girilen içerikler kamuya açık şekilde paylaşılabilir.” Bu içerikler, zaman zaman “Discover” yani “Keşfet” akışında görünebiliyor. Yayınlanan girdiler arasında yasal belgeler, kişisel kimlik bilgileri ve çocuklara ait ses kayıtları gibi özel içeriklerin de bulunduğu bildiriliyor.
Varsayılan olarak aktif olan bu özellik, kullanıcı tarafından manuel olarak devre dışı bırakılmadığı sürece çalışmaya devam ediyor. Gizlilik savunucuları, önde gelen diğer hiçbir sohbet robotu hizmetinin kullanıcı girdilerini bu şekilde otomatik olarak yeniden yayımlamadığını vurguluyor.
Yapay zekâ kullanıcılarının önemli bir bölümü, bu teknolojilerin kişisel verileri paylaşma ya da kötüye kullanma olasılığı nedeniyle endişe taşıyor. Bu durum, henüz yapay zekâ sistemlerini kullanmaya başlamayanlar arasında da benzer bir tedirginlik yaratıyor; birçok kişi, gizlilik kaygıları nedeniyle bu platformlara mesafeli yaklaşıyor.
Android’te gizlilik açığı: “Local Mess”
Meta hakkındaki diğer bir iddia ise, Android işletim sistemindeki “Local Mess” adlı teknik bir açık üzerinden kullanıcı verilerini topladığı yönünde. Haziran ayında yayımlanan bir başka rapora göre, bu açık sayesinde Meta ve Rus teknoloji şirketi Yandex, kullanıcıların davranışlarını uygulamalar ve internet siteleri arasında izleyebildi. Üstelik bu izleme, gizli moddayken ya da farklı gizlilik önlemleri alınmışken dahi mümkün olmuş olabilir.
İlgili verilerin, kullanıcıların Meta hesabına veya Android Reklam Kimliği’ne bağlanabildiği ifade ediliyor. Meta, söz konusu veri gönderimini durdurduğunu ve olayın Google’ın politika çerçevesiyle yaşanan bir yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını belirtti. Ancak gizlilik uzmanları ve düzenleyici kurumlar, her iki olayın da Avrupa Birliği ve diğer yargı bölgelerinde düzenleyici incelemelere neden olabileceği görüşünde.
Meta hâlihazırda, veri kötüye kullanımı gerekçesiyle açılan 8 milyar dolarlık bir davayla da karşı karşıya. Öte yandan Google’ın da bu ay sonunda, Android ve Android dışı mobil kullanıcıların gizliliğini ihlal ettiği iddiaları nedeniyle mahkemeye çıkması bekleniyor.
Meta’nın veri gizliliği konusundaki yaklaşımı, yapay zekâ teknolojilerinin toplumsal güveni kazanmasında en kritik tartışma başlıklarından birine dönüşüyor. Kullanıcıların girdilerinin kamuya açık akışlara taşınması ve mobil cihazlar üzerinden takip edilme ihtimali, yalnızca teknik değil aynı zamanda etik bir sorumluluk yaratıyor. Bu gelişmeler, yapay zekâ uygulamalarının regülasyonlarla daha sıkı biçimde denetlenmesini kaçınılmaz kılarken, platformların da kullanıcıya açık ve net bilgi verme yükümlülüğünü hatırlatıyor. Avrupa Birliği gibi bölgelerde oluşabilecek yasal yaptırımlar, küresel teknoloji şirketlerinin şeffaflık politikalarını yeniden gözden geçirmesine neden olabilir.

