Mastercard, 2030’a kadar dünya genelinde 300 milyondan fazla online alışverişçinin alışveriş yapmak ve ödeme gerçekleştirmek için düzenli olarak AI agent kullanabileceğini öngörüyor. Şirketin 8 Eylül’de yayımladığı A Short History of the Future of Shopping and Payments raporuna göre bu ölçek, online alışveriş yapanların yaklaşık her 10 kişiden birinin satın alma sürecinin bir bölümünü yapay zeka agent’larına devretmesi anlamına geliyor.
Ancak 300 milyon kullanıcı tahmini mevcut kullanım verisi değil. Mastercard’ın ABD, Avrupa ve Asya’dan dört fütüristle birlikte geliştirdiği 15 gelecek öngörüsünden biri. Raporda yer alan tüketici davranışı verileri ise Opinium tarafından Haziran-Temmuz 2026 döneminde 13 ülkede 13 bin ebeveyn-genç çifti, toplam 26 bin kişiyle gerçekleştirilen ayrı araştırmadan geliyor.
Gençlerin yüzde 27’si alışverişi AI’a bırakmaya açık
Araştırma, genç tüketicilerin alışveriş sürecinde yapay zekaya ebeveynlerinden daha hızlı yaklaştığını gösteriyor. 13-18 yaş grubundaki gençlerin yüzde 27’si, ürün öneren, seçenekler arasında karar veren ve kullanıcının belirlediği kurallar çerçevesinde satın almayı tamamlayan tamamen AI kontrollü bir alışveriş asistanını kullanmaya sıcak bakıyor. Ebeveynlerde bu oran yüzde 16 seviyesinde.
Güven tarafındaki sonuçlar da dikkat çekiyor. Gençlerin yüzde 31’i ürün tavsiyesi konusunda bir AI sistemine arkadaşlarından daha fazla güvenebileceğini, yüzde 23’ü ise yapay zekanın tavsiyesini kendi ebeveynlerinin önerisinin önüne koyabileceğini söylüyor. Yapay zekayı haftalık olarak en iyi fiyat veya indirimi bulmak amacıyla kullanan gençlerin oranı yüzde 18 iken ebeveynlerde yüzde 10 olarak ölçüldü.
Mastercard’a göre ilk yaygın kullanım alanlarının günlük market alışverişleri, ilaçlar ve abonelikler gibi tekrarlanan ve görece düşük riskli satın almalar olması bekleniyor. Agent’ların fiyat karşılaştırması yapması, alternatifleri değerlendirmesi ve önceden belirlenen kurallar dahilinde işlemi tamamlamasıyla alışveriş sürecinin giderek daha fazla “görev devri” modeline kayabileceği öngörülüyor.
Ödeme şirketlerinin kimlik ve yetkilendirme modelleri değişebilir
Agentic commerce büyüdükçe ödeme tarafındaki asıl sorunlardan biri, işlemin kimin adına ve hangi sınırlar içinde gerçekleştirildiğinin doğrulanması olacak. Mastercard raporu, bankaların, finteklerin ve ödeme kuruluşlarının kimlik doğrulama, yetkilendirme, sorumluluk ve kullanıcı rızası için yeni modellere ihtiyaç duyabileceğini vurguluyor.
Bu noktada tüketici güveni halen önemli bir sınır oluşturuyor. Mastercard’ın daha önce yayımladığı Encoding Trust çalışmasında tüketicilerin yüzde 85’i en iyi seçeneği bulmak için bir AI agent ile çalışmaya açık olduğunu söylerken, tamamen otonom bir satın alma işlemini agent’a bırakmaya hazır olanların oranı yüzde 9 seviyesinde kalmıştı. Aynı araştırma, tüketicilerin agent’lara daha fazla görev devrettikçe güven ve kontrol beklentilerinin yükseldiğine işaret etmişti.
Mastercard ayrıca agentic ödeme altyapısını kendi ürünleriyle de geliştirmeye devam ediyor. Şirket bu yıl Avrupa’da ortaklarıyla ilk canlı uçtan uca agentic ödeme işlemini tamamladı ve Mastercard Agent Pay altyapısıyla AI agent’ların ödeme akışında tanımlanmış, yetkilendirilmiş ve izlenebilir taraflar olarak yer almasını hedefliyor.
Agentic commerce artık tüketici davranışı senaryolarına giriyor
Mastercard’ın yeni araştırmasının fintek açısından güçlü tarafı, AI agent’ların ödeme yapması fikrini teknik prototiplerin dışına taşıyarak tüketicinin alışveriş davranışına ilişkin somut bir gelecek senaryosuna yerleştirmesi. 300 milyonluk sayı bir tahmin olsa da 26 bin katılımcılı araştırmada genç tüketicilerin alışveriş kararlarında yapay zekaya daha fazla alan açmaya başlaması, bu dönüşümün davranış tarafında da karşılık bulabileceğine işaret ediyor.
Ödeme ekosistemi açısından asıl dönüşüm satın alma butonunun kimin tarafından tıklandığından daha geniş olacak. Bir AI agent kullanıcının bütçesini, tercihlerini ve önceki yetkilendirmelerini temel alarak işlem yaptığında ödeme kimliği, niyetin doğrulanması, harcama limitleri, geri ödeme hakkı ve sorumluluk zinciri yeniden tasarlanmak zorunda kalabilir.
Bu nedenle agentic commerce yarışında avantaj yalnız daha gelişmiş alışveriş agent’ı geliştiren teknoloji şirketlerinde oluşmayacak. Kullanıcının hangi işlemleri hangi koşullarda devrettiğini açık biçimde kanıtlayabilen, agent’ın kimliğini doğrulayabilen ve gerektiğinde işlemi durdurup geri alabilen ödeme altyapıları da kritik hale gelecek. Mastercard’ın 2030 projeksiyonu gerçekleşirse, AI agent’ların ödeme sistemleri için yeni bir müşteri ve işlem katmanına dönüşmesi önümüzdeki dört yılın en önemli fintek başlıklarından biri olabilir.


