Yazı: 12:27 Editörden

Klarna, Google’a 8,3 Milyar Dolarlık Rekabet Davası Açtı

Klarna, iştiraki Pricerunner aracılığıyla Google’a 8,3 milyar dolarlık rekabet davası açtı. Dava, Google’ın arama sonuçlarında kendi alışveriş hizmetini öne çıkarması nedeniyle Avrupa rekabet yasalarının ihlal edildiği iddiasına dayanıyor.

İsveç merkezli finansal teknoloji devi Klarna, iştiraki Pricerunner aracılığıyla teknoloji devi Google’a karşı 8,3 milyar dolarlık tazminat davası açtı. Stockholm Patent ve Pazar Mahkemesi’nde başlayan dava, Google’ın arama sonuçlarında kendi alışveriş hizmetini öne çıkararak Avrupa rekabet yasalarını ihlal ettiği iddiasına dayanıyor.

AB Rekabet Kararının Ardından Yeni Hukuki Süreç

Pricerunner, 2022’de açtığı davada başlangıçta 2 milyar dolarlık bir tazminat talebinde bulunmuş, ancak ihlalin devam ettiği gerekçesiyle bu miktarın artabileceğini açıklamıştı. Klarna, Avrupa Komisyonu’nun 2017’deki kararına atıfta bulunarak, Google’ın kendi alışveriş servislerini bağımsız fiyat karşılaştırma sitelerine göre ön plana çıkararak piyasa dengesini bozduğunu savunuyor.


Klarna sözcüsü John Craske, “Ekonomik analizler doğrultusunda yaklaşık 78 milyar İsveç kronu (8,3 milyar dolar) talep ediyoruz. Üstelik bu rakam her geçen gün büyüyor” açıklamasını yaptı.

Dijital Görünürlükte Tekel Gücü Tartışması

Klarna, internet kullanıcılarına ulaşmanın en etkili yolunun arama motorları olduğunu vurgularken, Google’ın Avrupa’daki arama trafiğinin yüzde 90’ından fazlasını kontrol ettiğini belirtti. Şirketin açıklamasında, “Google kendi hizmetini öne çıkarmadan önce, bağımsız fiyat karşılaştırma siteleri arama sonuçlarında daha görünür konumdaydı” ifadesi yer aldı.


Google ise iddiaları reddederek, Avrupa Komisyonu’nun 2017 kararına uygun olarak gerekli düzenlemeleri yaptığını ve sistemin şu anda “başarılı şekilde çalıştığını” savundu. Şirket sözcüsü, “2017’de yalnızca 7 fiyat karşılaştırma sitesi sistemimizi kullanırken bugün bu sayı 1.550’ye ulaştı” dedi.

Klarna-Google davası, dijital ekonomide veri hakimiyeti ve algoritmik tarafsızlık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor. Avrupa’daki düzenleyici ortamın giderek sertleştiği bir dönemde bu dava, fintech şirketlerinin dijital erişim alanında rekabetçi konumlarını koruma çabasının simgesi haline geldi. Davanın sonucu yalnızca Klarna için değil, dijital reklam ve görünürlük politikalarıyla faaliyet gösteren tüm platformlar için emsal teşkil edecek nitelikte.

Kapat