Visit Sponsor

Yazı: 16:50 Etkinlik

KAGİDER FEM 2.0’ı Tanıttı

KAGİDER, Fırsat Eşitliği Modeli’nin yeni versiyonu FEM 2.0’ı tanıttı. Dijitalleşen süreçler, bağımsız denetim ve veri temelli izleme yaklaşımıyla modelin kapsamı genişliyor.

Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’nin yürüttüğü Fırsat Eşitliği Modeli, yeni versiyonu FEM 2.0 ile iş dünyasında daha sistematik, ölçülebilir ve izlenebilir bir yapıya taşınıyor. FEM sertifikalı kurumların katılımıyla düzenlenen toplantıda tanıtılan yeni model, kamu, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerini aynı çerçevede buluşturdu. Toplantıya 50 kurumdan 90 katılımcı katılırken, fırsat eşitliği alanında yeni dönemin ana başlıkları da kapsamlı biçimde ele alındı.

İş dünyasında işe alım, eğitim, kariyer gelişimi ve liderlik süreçlerinde fırsat eşitliğini güçlendirmeyi amaçlayan FEM, bugüne kadar farklı sektörlerden kurumların katılımıyla gelişen bir dönüşüm modeli olarak öne çıktı. Yeni versiyonla birlikte modelin yalnızca kurum politikalarını değerlendiren bir yapı olmaktan çıkarak, kurumsal kültüre yayılan ve gelişimi düzenli biçimde izleyen bir sisteme dönüşmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, fırsat eşitliğini tek seferlik bir uygulama başlığı yerine uzun vadeli bir kurumsal dönüşüm alanı olarak ele alıyor.

FEM 2.0 ile dijital takip dönemi başlıyor

Toplantıda paylaşılan çerçeveye göre FEM 2.0, değerlendirme süreçlerini dijital platformlar üzerinden yürütmeyi planlıyor. Kurumların gelişim yolculuğunun düzenli olarak izlenmesi, verilerin şeffaf biçimde raporlanması ve bağımsız denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi, modelin yeni yapısındaki temel başlıklar arasında yer alıyor. Böylece fırsat eşitliği uygulamalarının yalnızca niyet beyanlarıyla sınırlı kalmaması, somut veriler ve gelişim göstergeleriyle desteklenmesi amaçlanıyor.

Yeni yapıda dokuz ana başlık ve 90’dan fazla sorudan oluşan değerlendirme sistemi dikkat çekiyor. Kurumların yalnızca politika belgeleri ya da yönetim beyanları üzerinden ele alınmaması, çalışan deneyimi, geri bildirim mekanizmaları ve sürdürülebilirlik yaklaşımının da sürece dahil edilmesi planlanıyor. FEM 2.0 ile birlikte dijital izleme araçları, gelişim modülleri ve etki raporlarının sisteme entegre edilmesi de modelin kapsamını genişleten adımlar arasında bulunuyor.

Bu çerçeve, kurumların fırsat eşitliği yaklaşımını insan kaynakları politikalarının dar sınırları içinde tutmak yerine, iş yapış biçimlerine ve karar alma süreçlerine daha güçlü biçimde yansıtmasını sağlayacak bir zemin oluşturuyor.

KAGİDER’den veri temelli dönüşüm mesajı

KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, FEM 2.0’ın bakış açısını anlatırken modelin artık çok daha sürekli izlenen ve gelişen bir yapıya dönüştüğünü vurguladı. Bezircioğlu, FEM Sertifikası’nı bir sonuçtan çok bir başlangıç olarak değerlendirdiklerini belirterek fırsat eşitliğinin kurum kültürüne yerleşmesi gereken, düzenli takiple güçlenen bir süreç olduğuna dikkat çekti.

Bezircioğlu’nun açıklamalarında öne çıkan nokta, yeni modelin kurumların mevcut durumunu tespit etmekle sınırlı kalmaması oldu. FEM 2.0’ın aynı zamanda gelişim sürecini izleyen ve yol gösteren bir çerçeve sunması, modelin kurumsal dönüşüm tarafını daha görünür hale getiriyor. Bu yaklaşım, iş dünyasında eşitlik başlığının yalnızca söylem düzeyinde kalmaması, uygulama ve sonuç boyutunda da takip edilmesi açısından kritik bir adım niteliği taşıyor.

Kapsam genişliyor, erişim artıyor

FEM 2.0’ın öne çıkan başlıklarından biri de kapsayıcılık alanının genişletilmesi oldu. Yeni modelle birlikte fırsat eşitliği yaklaşımının farklı çeşitlilik alanlarını da içine alacak biçimde yeniden ele alınması planlanıyor. Böylece kurumların daha geniş bir perspektifle değerlendirilmesi ve eşitlik yaklaşımının daha yaygın bir kurumsal tabana taşınması hedefleniyor.

Özellikle orta ölçekli işletmelerin sürece daha aktif katılımını destekleyecek erişilebilir ve kademeli uygulama modelleri üzerinde çalışılması, FEM 2.0’ın yaygınlaştırma stratejisinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Bu yönüyle model, yalnızca büyük ölçekli kurumların iç dönüşüm aracı olmaktan çıkıp daha geniş iş dünyasına hitap eden bir yapı kurmayı amaçlıyor.

Türkiye’de iş dünyasında fırsat eşitliği başlığının daha geniş ölçekte karşılık bulması için bu tür ölçeklenebilir modellerin önemi giderek artıyor. Ölçülebilirlik, raporlama ve erişilebilirlik başlıklarının birlikte ele alınması, modelin etkisini daha kalıcı hale getirebilecek unsurlar arasında yer alıyor.

Kurumlar ortak anlayış çağrısı yaptı

Toplantıya katılan temsilciler, iş dünyasında fırsat eşitliğinin güçlendirilmesinin sosyal sorumluluk sınırını aşan bir başlık olduğuna işaret etti. Katılımcılar, kurumsal sürdürülebilirlik, rekabet gücü ve uzun vadeli kurumsal dayanıklılık açısından da fırsat eşitliğinin kritik rol oynadığını vurguladı.

Toplantıda öne çıkan ortak görüşlerden biri, bu alandaki dönüşümün kalıcı hale gelmesi için kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği oldu. Çok paydaşlı yaklaşımın altının çizildiği buluşmada, daha kapsayıcı ve adil bir iş dünyası hedefi için birlikte hareket etme iradesi de öne çıktı.

FEM 2.0’ın tanıtımıyla birlikte verilen temel mesaj netleşiyor: Fırsat eşitliği artık yalnızca kurumsal niyet metinlerinde yer alan bir ilke olarak ele alınmıyor. Yeni dönem, veriye dayalı takip, gelişim odaklı değerlendirme ve daha geniş katılım yapısıyla iş dünyasında daha güçlü bir dönüşüm zemini kurmayı hedefliyor.

İş dünyasında fırsat eşitliği başlığı uzun süredir gündemde yer alsa da asıl farkı yaratan unsur, bu yaklaşımın ölçülebilir sistemlere bağlanması oluyor. FEM 2.0’ın getirdiği dijital izleme, bağımsız denetim ve gelişim takibi yaklaşımı, kurumsal taahhütleri daha görünür ve daha hesap verebilir bir noktaya taşıyor. Bu yapı, eşitlik politikalarının kurumsal iletişim metinlerinden çıkıp operasyonel gerçekliğe yaklaşmasını sağlayabilir. Kurumsal sürdürülebilirlik ve rekabet gücü artık yalnızca finansal performansla okunmuyor. Çalışan deneyimi, liderlik fırsatları, kapsayıcı kültür ve gelişim alanlarının nasıl yönetildiği de şirketlerin uzun vadeli dayanıklılığını etkiliyor. FEM 2.0, tam bu nedenle yalnızca bir sertifika modelinin güncellenmesi olarak görülmemeli. Türkiye’de iş dünyasının kurumsal olgunluk seviyesini gösteren daha kapsamlı bir dönüşüm çerçevesi olarak izlenmeyi hak ediyor.

Kapat