Instacart, Will Call Delivery adlı yeni çözümünü sundu.
Hızlı teslimat çözümleriyle tanınan Instacart, bu kez odağını bireysel tüketicilerden kurumsal dağıtım ağlarına çeviriyor. Şirket, 2 Nisan tarihinde duyurduğu Will Call Delivery adlı yeni çözümüyle, distribütörlerin aynı gün içerisinde tamamlayıcı siparişleri yerine getirebilmesini amaçlıyor. Bu hizmet, özellikle “hot shot” olarak adlandırılan, acil ve küçük çaplı siparişler için kritik önem taşıyor.
“On yılı aşkın süredir Instacart, market siparişlerini ülke genelindeki evlere bir saat gibi kısa sürelerde teslim etme konusundaki uzmanlığını kanıtladı. Will Call Delivery ile bu uzmanlığı distribütörler ve acil sipariş ihtiyacı olan işletmeler için kullanıma sunuyoruz.”
Şirketin açıklamasına göre, Will Call Delivery, distribütörlerin satış temsilcileri aracılığıyla hızlı sipariş yönetimi gerçekleştirmesini sağlayan white label yani markasız bir uygulama olarak sunuluyor. Bu sistem sayesinde, hızlı ürün ihtiyacı olan müşteriler, her zamanki gibi satış temsilcileriyle iletişime geçiyor ve yalnızca birkaç tıklama ile Instacart alışveriş görevlisi, gerekli ürünleri depodan alarak nihai müşteriye ulaştırıyor.
Perakendeciye Uzak, Depoda Yok? Sorun Değil.
Depolarda ürünün tükenmesi ya da müşterinin depoya olan mesafesi sorun olduğunda ise çözüm yine Instacart’ın elinde. Distribütörler, Instacart Marketplace üzerinden perakendecilerden doğrudan sipariş vererek ürünlerin hızla müşteriye ulaşmasını sağlayabiliyor.
Bu hizmetin duyurusuyla eş zamanlı olarak Instacart, perakendecilerin ve markaların raf durumu hakkında gerçek zamanlı bilgi almasına yardımcı olacak yeni özelliklerini de tanıttı. Bu özellikler arasında öne çıkanlardan biri Store View. Bu özellik sayesinde Instacart çalışanları mağaza raflarının videolarını çekerek gelir elde ediyor. Ardından, Instacart’ın yapay zekâ ve bilgisayarla görme teknolojisi bu videoları analiz ediyor ve ürünlerin stokta olup olmadığını tespit ederek müşterilere bilgilendirme yapıyor.
Veri Eksikliği İşletmeleri Geride Bırakıyor
Yeni hizmetlerin arka planında ise ciddi bir sorun yatıyor: Gerçek zamanlı tedarik zinciri verisinin eksikliği. Yapılan bir araştırmaya göre, market ve perakende işletmelerinin yüzde 65’inden fazlasının gerçek zamanlı veri erişimine sahip olmadığını ortaya koyuyor. Oysa bu işletmelerin yüzde 70’ten fazlası bu verilerin iş kararları için kritik olduğunu düşünüyor.
Veriye hazır olmamak, perakendecilerin yenilik yapma, müşteri tabanını genişletme ve tedarik zincirlerini etkin yönetme kapasitelerini kısıtlıyor. Bu durum da stok fazlalığı gibi maliyetli problemlere yol açabiliyor.
Instacart’ın Will Call Delivery çözümü, sadece lojistik hızına değil, aynı zamanda veri odaklı bir operasyonel zekâya dayalı yeni bir iş modeline işaret ediyor. Özellikle dağıtım zincirinde hızlı hareket etmek zorunda olan işletmeler için bu tür esnek ve aynı gün içinde teslimat sunan çözümler, rekabette ciddi bir avantaj yaratıyor. Ancak gerçek potansiyelin ortaya çıkabilmesi için firmaların yalnızca teknolojiyi değil, veriyi de stratejilerinin merkezine alması gerekiyor. Aksi takdirde, hızın getirdiği rekabet avantajı, eksik bilgi nedeniyle yavaşlayan karar süreçlerine takılabilir.


