ING Türkiye, yeni iletişim platformunu duyurdu.
ING Türkiye, dijital bankacılıktaki liderlik hedefini yeni bir iletişim platformu ile pekiştiriyor. “Aslan gibi banka, arkanda” söylemiyle duyurulan bu yeni dönem, müşterilerin finansal ihtiyaçlarını zahmetsizce karşılayabilecekleri, destekleyici ve güven veren bir banka anlayışını ön plana çıkarıyor. ING, dijitalleşen dünyada sadeleşmiş, kazandıran ve kullanıcı odaklı bir bankacılık deneyimi sunmayı amaçlıyor.
Yeni iletişim platformu, markanın uzun süredir benimsediği “Sen hayatını yaşa” söylemini güçlendirerek, müşterilerin finansal yüklerden uzak şekilde yaşamlarını dilediklerince sürdürmelerini hedefliyor. Bu çerçevede hayata geçirilen ilk reklam filminde, ING’nin popüler ürünü olan Turuncu Hesap’ın günlük yüksek faiz kazandıran yapısı öne çıkarılıyor. Filmde ING müşterisi olan ve olmayan iki karakterin mizahi bir dille karşılaştırıldığı sahneler, bankacılığın hayatı kolaylaştıran yüzüne vurgu yapıyor. ING’li karakterin arkasında beliren aslan gölgesi ise markanın sembolü haline gelen güçlü ve güven veren duruşunu simgeliyor.
Markanın bu yeni stratejisi, sadece ürün iletişimiyle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda ING’nin dijital çözümleri ve kullanıcı dostu hizmet anlayışını daha geniş bir topluluğa ulaştırma vizyonunun da bir yansıması niteliğinde. ING Türkiye, dijitalleşme süreçlerinin bankacılığı yeniden tanımladığı günümüzde, müşterilerine yalnızca finansal hizmetler sunmakla kalmayıp aynı zamanda hayatlarında güçlü bir destekçi olmayı da benimsiyor.
Gökçe Say: “Aslan gibi banka, arkanda” diyerek müşterilerimizin yanında duruyoruz
Yeni iletişim yaklaşımı hakkında konuşan ING Türkiye İletişim ve Marka Deneyimi Grup Direktörü Gökçe Say, “ING olarak amacımız müşterilerimizin iş ve özel yaşamlarında bir adım önde olmalarını mümkün kılmak. Bu amaç doğrultusunda kendimizi kazandıran dijital banka olarak konumluyor, zahmetsiz bankacılık hizmetlerimizle müşterilerimizin en büyük destekçilerinden biri olmayı hedefliyoruz. Yeni iletişim platformumuzla bu yaklaşımımızı daha ileriye taşıyoruz. Çünkü biliyoruz ki dijitalleşmenin ve yaşanan hızlı değişimlerin etkisiyle bankacılık deneyimi her gün yeniden tanımlansa da asıl değer müşterilerimizi güçlendiren ve destekleyen bir çözüm ortağı olmaktan geçiyor. Biz de bu yaklaşımımızı ‘Aslan gibi banka, arkanda’ söylemiyle somutlaştırıyoruz. Müşterilerimize ’sen hayatını yaşa’ diye ’Aslan gibi banka, arkanda‘ diyerek finansal hizmetler sunan bir kurum olmaktan öte, hayatlarında istediklerini yapabilmeleri için onları destekleyen, cesaretlendiren ve güven veren bir yol arkadaşı olduğumuzu vurguluyoruz” dedi.
Bankacılık sektörünün hızla dijitalleştiği bu dönemde, yalnızca teknolojiye yatırım yapmak değil; kullanıcı deneyimiyle güçlü bir bağ kurmak da kritik hale geliyor. ING Türkiye’nin “Aslan gibi banka, arkanda” kampanyası, bu ihtiyaca yanıt veren cesur ve hedef odaklı bir hamle olarak dikkat çekiyor. Marka, teknolojik altyapısı kadar duygusal bağ kurabilme gücüyle de farklılaşmak istiyor. Bu yaklaşım, dijital bankacılığın sadece bir uygulama değil, bir yaşam ortağı olabileceğini gösteriyor.

