ING Türkiye, çalışanlarının değişen ihtiyaçlarına yönelik iyi olma hali uygulamalarını finansal sağlık, fiziksel sağlık, mental dayanıklılık, sosyal bağlar ve kariyer gelişimi olmak üzere beş temel başlık altında yeniden yapılandırdı. Şirket, bu yaklaşımla çalışan deneyimini yalnız iş hayatıyla sınırlamadan yaşamın farklı alanlarına yayılan daha bütüncül bir destek modeli oluşturmayı hedefliyor.
ING Türkiye’nin yeni yapısında çalışanların finansal sağlığını desteklemek amacıyla yatırım danışmanlığı webinarları, finansal eğitimler ve çalışanlara özel avantajlar sunuluyor. Fiziksel ve mental sağlık tarafında ise özel sağlık sigortasına ek olarak dijital sağlık danışmanlığı ve spor salonu üyeliği desteği gibi uygulamalar bulunuyor.
Şirket, çalışanların farklı yaşam dönemlerindeki ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla izin uygulamalarını da çeşitlendiriyor. Flexi İzin kapsamında yasal izin haklarının yanında “Sağlığımı Düşünüyorum” izni gibi farklı izin seçenekleri sunuluyor.
Sosyal Bağlar ve Kariyer Gelişimi Aynı Modelde Ele Alınıyor
ING Türkiye’nin iyi olma hali yaklaşımının bir diğer ayağını sosyal bağların güçlendirilmesi oluşturuyor. Ekip etkinlikleri ve şirket içi kulüpler aracılığıyla çalışanların bir araya gelmesi ve kurum içindeki ilişkilerin geliştirilmesi destekleniyor.
Kariyer gelişimi tarafında ise eğitim platformlarının yanı sıra yurt içi ve yurt dışı kariyer fırsatları sunuluyor. Flexi Kariyer uygulamaları, çalışanların farklı görev ve kariyer deneyimlerine erişmesine imkan sağlarken daha esnek bir gelişim modeli oluşturmayı amaçlıyor.
Şirketin Growth Studio yaklaşımı da klasik eğitim modellerinin ötesine geçerek merakı, deneyimleyerek öğrenmeyi ve birlikte üretimi destekleyen bir gelişim ortamı olarak konumlandırılıyor.
Hale Ökmen Ataklı Çalışanların Farklı Yaşam Evrelerine Dikkat Çekti
ING Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Hale Ökmen Ataklı, güçlü bir çalışan deneyimi yaratabilmek için çalışanların yalnız iş yaşamındaki ihtiyaçlarını değerlendirmenin yeterli olmadığını söyledi.
Ataklı, “Bugün güçlü bir çalışan deneyimi sunabilmek, çalışanların yalnızca iş hayatındaki değil, yaşamlarının farklı alanlarındaki ihtiyaçlarını da anlayabilmeyi gerektiriyor. Biz de bu yaklaşımla iyi olma halini çalışan deneyiminin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz” dedi.
Finansal sağlıktan fiziksel ve mental sağlığa, sosyal bağlardan kariyer gelişimine uzanan modelle çalışanların farklı yaşam evrelerindeki ihtiyaçlarına destek olmayı hedeflediklerini belirten Ataklı, yaklaşımın çalışan geri bildirimleri doğrultusunda sürekli geliştirildiğini ifade etti.
Bankacılıkta Çalışan Deneyimi Daha Geniş Bir Rekabet Alanına Dönüşüyor
ING Türkiye’nin yaklaşımının dikkat çeken tarafı, çalışan iyi olma halini tek bir yan hak veya sağlık programı yerine birbirini tamamlayan farklı başlıklardan oluşan bir deneyim modeli olarak ele alması.
Bankacılık ve finans sektöründe nitelikli çalışan rekabeti arttıkça kurumların sunduğu kariyer olanakları, esneklik, sağlık desteği ve finansal iyi olma uygulamaları da işveren markasının daha belirleyici unsurları haline geliyor.
Özellikle dijitalleşme, uzaktan ve hibrit çalışma modelleri ile çalışan beklentilerinin değişmesi, insan kaynakları politikalarını klasik ücret ve yan hak yapısının ötesine taşıyor. Finansal sağlık desteğinin aynı model içinde fiziksel sağlık, mental dayanıklılık ve kariyer gelişimiyle birlikte ele alınması da bu dönüşümün önemli örneklerinden biri.
ING Türkiye’nin beş odaklı yaklaşımı, çalışan deneyiminin daha kişiselleştirilmiş ve yaşam döngüsüne duyarlı bir yapıya doğru ilerlediğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde kurumlar açısından çalışan memnuniyetinin yanında bu programların bağlılık, yetenek kazanımı ve çalışan gelişimi üzerindeki somut etkileri daha fazla önem kazanacak.


