Garanti BBVA Leasing, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile 50 milyon euro tutarında finansman anlaşmasına imza attı. Türkiye Yeşil Ekonomi Finansman Programı III kapsamında sağlanacak kaynak, işletmelerin yeşil, kaynak verimli ve iklim değişikliğine dayanıklı teknolojilere erişimini destekleyecek. Finansmanın en az yüzde 30’u, depremden etkilenen bölgelerdeki yeşil yatırımlara ayrılacak.
Garanti BBVA Leasing, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile işletmelerin yeşil dönüşümünü ve dayanıklılığını desteklemeye yönelik yeni bir finansman anlaşması gerçekleştirdi. Anlaşma kapsamında Garanti BBVA Leasing’e 50 milyon euro tutarında kaynak sağlanacak.
Finansman paketinin 47 milyon euroluk bölümü EBRD tarafından karşılanırken, 3 milyon euroluk kısmı Taiwan ICDF tarafından sağlanacak. Kaynak, Türkiye Yeşil Ekonomi Finansman Programı III kapsamında işletmelerin enerji tüketimini azaltan, emisyonları düşüren ve iklim ile ekonomi kaynaklı şoklar karşısında operasyonel sürekliliklerini güçlendiren yatırımlarına yönlendirilecek.
Yeşil yatırımların finansmana erişimi desteklenecek
Garanti BBVA Leasing’e sağlanan finansman, işletmelerin yeşil ve kaynak verimli teknolojilere erişimini artırmayı hedefliyor. Bu kapsamda enerji verimliliği, düşük karbonlu üretim, kaynak verimliliği, emisyon azaltımı ve iklim değişikliğine dayanıklı teknolojilere yönelik yatırımlar desteklenecek.
Yeşil dönüşüm sürecinde işletmelerin en önemli ihtiyaçlarından biri, uzun vadeli ve uygun koşullu finansmana erişim. Özellikle makine, ekipman, teknoloji yenileme ve verimlilik yatırımları, işletmeler için yüksek başlangıç maliyetleri yaratabiliyor. Leasing modeli, bu noktada şirketlerin yatırım yapma kapasitesini artıran önemli finansman araçlarından biri olarak öne çıkıyor.
Garanti BBVA Leasing’in EBRD iş birliğiyle sağlayacağı kaynak, işletmelerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşırken operasyonel verimliliklerini artırmalarına da katkı sunacak.
Deprem bölgesindeki yatırımlara özel kaynak ayrılacak
Finansmanın en az yüzde 30’u, 2023 yılının şubat ayında meydana gelen depremlerden en fazla etkilenen bölgelerdeki yeşil yatırımlara ayrılacak. Bu yapı, yeşil finansmanın yalnızca çevresel dönüşüm odağıyla değil, bölgesel kalkınma ve ekonomik dayanıklılık perspektifiyle de ele alındığını gösteriyor.
Depremden etkilenen bölgelerde faaliyet gösteren işletmeler için yeniden yapılanma süreci, yalnızca fiziksel hasarın giderilmesiyle sınırlı kalmıyor. Üretim kapasitesinin korunması, enerji maliyetlerinin yönetilmesi, daha verimli teknolojilere geçiş, tedarik zincirine yeniden entegre olma ve operasyonel sürekliliğin güçlendirilmesi kritik önem taşıyor.
Bu kaynak, bölgedeki işletmelerin daha dayanıklı, verimli ve sürdürülebilir biçimde yeniden yapılanmasına katkı sağlayacak.
Orhan Veli Çaycı sürdürülebilir finansmanın reel ekonomiye etkisini vurguladı
Garanti BBVA Leasing Genel Müdürü Orhan Veli Çaycı, sürdürülebilirliğin Garanti BBVA için stratejik bir öncelik ve iş modelinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti.
Çaycı, Garanti BBVA Leasing olarak sürdürülebilir finansman çözümlerini reel ekonomiye ulaştırmada ve müşterilerin dönüşüm yolculuklarını desteklemede önemli bir rol üstlendiklerini ifade etti. EBRD ile uzun yıllara dayanan iş birliğini GEFF III programı kapsamında daha da güçlendirmekten memnuniyet duyduklarını söyledi.
Yeşil ve kaynak verimliliği sağlayan teknolojilere yönelik yatırımları destekleyecek finansman sayesinde işletmelerin düşük karbonlu ekonomiye geçiş süreçlerine katkı sunacaklarını belirten Çaycı, işletmelerin gelecekte karşılaşabilecekleri zorluklara karşı dayanıklılıklarını artırmayı hedeflediklerini vurguladı.
Çaycı ayrıca finansmanın depremden etkilenen bölgelerin yeniden kalkınmasına ve sürdürülebilir gelişimine katkı sağlayacak olmasını değerli bulduklarını ifade etti.
EBRD iklim dostu teknolojilere erişimi artırıyor
EBRD Türkiye Başkan Vekili Oksana Yavorskaya, projenin Garanti BBVA Leasing ile sürdürülen güçlü iş birliğinin önemli bir göstergesi olduğunu belirtti.
Yavorskaya, yeşil finansmanı depremden etkilenen bölgelere yönelik desteklerle bir araya getirerek işletmelerin daha sürdürülebilir biçimde yeniden yapılanmasına katkı sağladıklarını ve iklim dostu teknolojilere erişimi artırdıklarını ifade etti. Bu finansman sayesinde Türkiye genelindeki şirketlerin daha temiz ve daha dayanıklı bir geleceğe yatırım yapma imkânı bulacağını söyledi.
EBRD, 2009 yılından bu yana Türkiye’ye büyük bölümü özel sektöre olmak üzere 23 milyar euronun üzerinde yatırım gerçekleştiren önemli uluslararası yatırımcılar arasında yer alıyor.
Toplumsal cinsiyet odağında uygulamalar da hayata geçirilecek
Program kapsamında Garanti BBVA Leasing, toplumsal cinsiyet odağında çeşitli uygulamalar ve eğitim programları da hayata geçirecek. Bu çalışmalarla finansmandan yararlanan işletmelerin yeşil dönüşüm alanındaki yetkinliklerinin geliştirilmesi, teknik kapasitelerinin artırılması ve yeni teknolojilere erişimlerinin desteklenmesi hedefleniyor.
Yeşil finansman programlarında teknik destek ve kapasite geliştirme unsurları, finansmanın etkisini artıran önemli bileşenler arasında yer alıyor. İşletmelerin yalnızca kaynağa erişmesi yeterli kalmıyor; doğru teknolojiyi seçme, dönüşüm yatırımlarını planlama, sürdürülebilirlik performansını ölçme ve operasyonel kapasiteyi geliştirme başlıklarında da desteklenmesi gerekiyor.
Bu nedenle finansman paketinin eğitim ve kapasite geliştirme bileşenleriyle birlikte ele alınması, programın reel sektörde daha kalıcı etki yaratmasına katkı sağlayabilir.
Leasing yeşil dönüşümün önemli finansman kanalı haline geliyor
Yeşil dönüşüm sürecinde leasing, işletmeler için giderek daha stratejik bir finansman modeli haline geliyor. Enerji verimli makineler, üretim ekipmanları, yenilenebilir enerji sistemleri, kaynak verimliliği sağlayan teknolojiler ve düşük karbonlu üretim altyapıları, leasing yoluyla daha erişilebilir hale gelebiliyor.
Bu model özellikle KOBİ’ler ve yatırım ihtiyacı yüksek işletmeler açısından önem taşıyor. Leasing, büyük ölçekli sermaye harcaması gerektiren teknolojilere erişimi kolaylaştırırken, şirketlerin nakit akışını daha dengeli yönetmesine de katkı sunabiliyor.
Garanti BBVA Leasing ve EBRD iş birliği, sürdürülebilir finansmanın bankacılık ürünlerinin ötesinde leasing kanalıyla da reel ekonomiye ulaşabileceğini gösteren güçlü bir örnek oluşturuyor.
Garanti BBVA Leasing ile EBRD arasındaki 50 milyon euroluk finansman anlaşması, yeşil dönüşümün reel ekonomiye taşınmasında leasing modelinin ne kadar kritik hale geldiğini gösteriyor. İşletmeler için enerji verimliliği, emisyon azaltımı ve iklim dayanıklılığı artık uzun vadeli rekabet gücünün parçası. Ancak bu yatırımlar çoğu zaman yüksek başlangıç maliyeti gerektiriyor. Leasing, tam da bu noktada şirketlerin teknolojik yenilenmeye daha erişilebilir biçimde ulaşmasını sağlıyor. Finansmanın en az yüzde 30’unun depremden etkilenen bölgelerdeki yeşil yatırımlara ayrılacak olması ise çalışmayı yalnızca sürdürülebilir finansman başlığıyla sınırlamıyor; bölgesel kalkınma, dayanıklılık ve yeniden yapılanma açısından da önemli kılıyor. EBRD gibi uluslararası finans kuruluşlarının kaynakları, yerel finansal kurumların saha gücüyle birleştiğinde yeşil dönüşüm daha somut yatırımlara dönüşebiliyor. Önümüzdeki dönemde sürdürülebilir finansmanda fark yaratacak yapılar, kaynağı yalnızca büyük ölçekli şirketlere ulaştıranlar olmayacak; KOBİ’lerin, deprem bölgesindeki işletmelerin ve dönüşüm kapasitesi sınırlı kurumların teknolojiye erişimini kolaylaştıran modeller daha fazla öne çıkacak.


