Yazı: 16:06 Webinar

Finans Uygulamalarında Yeni Oyun Kurallarıyla Akıllı Büyüme 2025

Adjust Türkiye, Orta Doğu ve Afrika Direktörü Başak Zerman, finans uygulamalarının 2025’te akıllı büyüme, güven ve yapay zeka odaklı yeni dönemini değerlendirdi.

Adjust’ın Türkiye, Orta Doğu ve Afrika Direktörü Başak Zerman ile Adjust’ın yayınladığı Finans Uygulamaları İçgörüleri Raporu 2025 çerçevesinde özel bir röportaj gerçekleştirdik.

Finans uygulamaları 2025’te net bir dönüşüm çizgisine ilerliyor. Adjust’ın Finans Uygulamaları İçgörüleri Raporu 2025, küresel uygulama pazarında uzun süredir devam eden hacim odaklı büyümenin artık tek başına yeterli olmadığını ortaya koyuyor. Yapay zeka temelli ölçümleme, gömülü finans, açık bankacılık ve kullanıcı davranışının yeniden şekillenmesi, sektörü daha rafine ve sürdürülebilir bir büyüme modeline yönlendiriyor.

Bu yeni dönemde kullanıcı kazanımı kadar kullanıcı bağlılığı, doğru segmentasyon, güven ve ilk 24 saatin deneyim kalitesi kritik hale geliyor. Bölgesel eğilimler ise farklılaşan finans alışkanlıklarını daha görünür kılıyor; LATAM’in demokratikleşen finans trendi, Avrupa ve MENAT’teki güven odaklı davranışlar ve APAC’in hız avantajı bu tabloyu belirginleştiriyor.

Tüm bu değişimleri, ölçümlemeden kullanıcı yolculuğuna kadar geniş bir çerçevede Adjust’ın Türkiye, Orta Doğu ve Afrika Direktörü Başak Zerman ile değerlendirdik.

2025’i finans uygulamaları açısından nasıl tanımlıyorsunuz? Adjust raporu, sektörde hızlı büyüme döneminin ardından daha “değer odaklı” bir olgunluk aşamasına geçildiğini söylüyor. Sizce bu geçişi hızlandıran temel dinamikler neler oldu?

2025’i finans uygulamaları için “hızlı büyüme sonrası akıllı büyüme dönemi” olarak görüyorum. Birkaç yıl boyunca agresif kullanıcı kazanımıyla ilerleyen sektör artık daha net bir şekilde değer yaratma, kullanıcıyı doğru segmente etme ve sürdürülebilir bağlılık tarafına kaydı.

Bu geçişi hızlandıran dinamikler aslında çok belirgin:

  • Ekonomik dalgalanmalar kullanıcıların finansal işlemlerde çok daha seçici olmasına yol açtı. İnsanlar artık “daha fazla uygulama” değil, “daha güvenli ve daha faydalı uygulama” davranışına geçti.

  • Regülasyonların sıkılaşması büyümeyi hacimden kaliteye yönlendirdi.

  • Ve belki de en kritik nokta: pazarlamacılar artık kullanıcı edinme yerine yaşam boyu değerle (LTV) başlamayı öğreniyor. Kullanıcının uygulamayı ilk günden anlaması, güvenmesi ve kalması artık yeni büyüme metrikleri.

Kısacası 2025, finans uygulamaları için daha rafine, daha stratejik ve daha “akıllı ürün” yılı.

 

Bölgesel farklılıklar belirginleşiyor. LATAM’in güçlü yükselişi, Avrupa ve MENAT’in ivmesi, APAC ve Kuzey Amerika’daki farklı yönler… Bu tabloyu nasıl okumalıyız? Türkiye, Orta Doğu ve Afrika özelinde bu eğilimler hangi kullanıcı davranışlarıyla birleşiyor?

Bölgesel trendleri artık “birbirine benzeyen pazarlar” şeklinde okumak imkansız. LATAM hızlı büyüyor çünkü finansal erişimi demokratikleştiren uygulamalar patlama yaşıyor. Avrupa ve MENAT tarafında ise güven, düşük maliyetli işlemler ve çoklu hesap yönetimi davranışları öne çıkıyor. APAC teknoloji adaptasyonunda hala bir lig yukarıda, Kuzey Amerika ise kullanıcıyı uzun vadeli değere göre segmente etme konusunda lider.

Türkiye, Orta Doğu ve Afrika özelinde ise ortak bir davranış seti görüyoruz:

  • Mobil-first bir kitle: Özellikle Afrika’da mobil finans her şey demek.
  • Güvene dayalı seçim: Bu bölgelerde fintech kullanıcıları uygulamayı deneyimledikten sonra “kalıcı” oluyor, yani doğru onboarding, her şey.
  • Hız ve kolaylık en kritik karar noktası. İlk işlem ne kadar hızlı, sorunsuz ve açık olursa bağlılık o kadar yükseliyor.

Bu bölgelerde büyümenin temelinde dijital finansla yeni tanışan geniş bir kitleye güven aşılamak yatıyor.

 

Rapor, kullanıcı bağlılığında bankacılık uygulamalarının açık ara önde olduğunu gösteriyor. Bu bağlılığı sürükleyen temel faktörler neler? Özellikle 1. gün tutma oranlarındaki değişimi pazarlamacılar nasıl değerlendirmeli?

Bankacılık uygulamaları açık ara önde çünkü kullanıcı için artık “bir finans app’i” değil, günlük hayatın altyapısı hâline geldi. Kira ödeme, QR ile alışveriş, para transferi, yatırım… Uygulamayı kullanmak bir ihtiyaç.

Bu bağlılığı taşıyan üç faktör var:

  1. Güven + alışkanlık: Kullanıcı bir kez güvendiği bankaya dijitalde de sadık kalıyor.
  2. Tek uygulamadan her şeyi yapma isteği: Super-appleşme bankacılığın en doğal evrimi oldu.
  3. Sürekli değer sunma: Cashback, kişiye özel finans önerileri, kredi skor takibi gibi mikro faydalar bağlılığı artırıyor.
  4. 1. gün tutma oranındaki hareketlilik ise pazarlamacılar için çok kritik bir sinyal:
     Onboarding artık büyümenin en önemli anı.

Kullanıcı uygulamayı ilk gün anlıyor, faydasını hissediyorsa tutma oranları dramatik şekilde yükseliyor. 2025 pazarlamacıları artık yaratıcıyı, kampanyayı ve ürün mesajını “ilk 24 saat” için optimize etmek zorunda.

 

Kripto ve ödeme uygulamalarındaki hareketlilik dikkat çekiyor. Biri güven sinyalleriyle geri dönüyor, diğeri etkileşimlerde liderliğini koruyor. Bu alt dikeylerde pazarlamacıları hangi fırsatlar bekliyor?

Kripto uygulamalarında bir “geri dönüş hikayesi” görüyoruz. Güven sinyalleri arttıkça kullanıcılar yeniden içeri geliyor ve bu, pazarlamacılar için eğitim odaklı içeriklerle kullanıcıyı yeniden kazanma fırsatı yaratıyor.

Ödeme uygulamaları ise hala etkileşim lideri. Bunun anlamı şu:

  • Yüksek frekans = yüksek retansiyon fırsatı
  • Küçük işlemler = büyük içgörüler

Bu alt dikeylerde iki temel fırsat var:

  1. Kişiselleştirilmiş deneyimler: Kriptoda kullanıcıyı segment bazlı eğitme, ödemenin ise kullanım davranışına göre öneri sunma dönemi.
  2. Cross-product büyüme: Ödeme uygulamaları, yatırım ve kredi ürünlerini; kripto uygulamaları ise ödeme fonksiyonlarını entegre ederek büyüme potansiyeli yaratıyor.

Kısacası bu iki dikeyde 2025, “güven + kolaylık” kombinasyonunun daha sofistike biçimde işlendiği bir yıl olacak.

 

CPI tarafında belirgin bir düşüş var ve kullanıcı kazanım maliyetleri küresel olarak geriliyor. Bu tabloyu sürdürülebilir büyüme açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? Kampanya optimizasyonunda hangi yeni yaklaşımlar öne çıkıyor?

CPI’ların global olarak düşmesi kulağa çok pozitif geliyor, ancak sürdürülebilir büyüme açısından bunun anlamı şu:
 Artık düşük maliyetli kullanıcı değil, doğru kullanıcı önemli.

Pazarlamacı tarafında yeni yaklaşım net:

  • Kampanyalar LTV’ye göre optimize ediliyor.
  • İlk işlem davranışları satın alma kararında ana metrik oldu.
  • Creative testing daha bilimsel halle geldi.
  • AI tabanlı segmentasyon, lookalike mantığını tamamen yeniden yazıyor.

Özellikle finans dikeyinde kreatif + hedefleme + ürün üçlüsünün aynı anda test edilmesi artık standart hâline geldi. 2025’in performans pazarlaması, “ucuz erişim” değil, “yüksek değerli kullanıcıyı erken yakalama” yarışı.

 

Adjust’ın Attribution, TrueLink ve Growth Copilot gibi çözümleri pazarlamacıların karar alma süreçlerini hızlandırıyor. Bu teknolojiler 2025’te nasıl bir rol üstleniyor? Gelecek dönemde ölçümleme alanında sizi en çok heyecanlandıran değişim hangi başlıkta yaşanacak?

2025’te pazarlamacılar eskisinden çok daha fazla hız istiyor. Attribution netliği sağlıyor; TrueLink, kullanıcı yolculuğunu friksiyonsuz halle getiriyor; Growth Copilot ise tüm bu içgörüleri gerçek zamanlı önerilere dönüştürüyor. Yani Adjust çözümleri artık sadece ölçüm değil, karar alma sisteminin kendisi.
Pazarlamacı için en kritik değişim şu: Veriyi okumak yerine verinin öneri sunması dönemi başlıyor. En çok heyecanlandıran başlık ise AI’ın attribution’a entegre olması. AI artık sadece kampanya optimizasyonu yapmıyor; kullanıcı değerini öngörüyor, segmentleri yeniden tanımlıyor ve pazarlamacıya “şu anda şunu yap” diyor.

Bu sadece ölçümlemenin geleceği değil, mobil büyümenin yeni dili olacak.

Kapat