Küresel ekonomide güven zayıf seyrederken finansal hizmetler sektörünün liderleri 2026’ya daha güçlü bir beklenti setiyle giriyor. Gelir artışı, kârlılık ve verimlilik odağında şekillenen bu tablo, sektörün belirsizlik ortamında savunmada kalmak yerine dönüşüm yatırımlarını hızlandırdığını gösteriyor. Özellikle yapay zekâ, stratejik ortaklıklar ve birleşme satın alma hamleleri, yeni dönemde finans sektörünün büyüme eksenini belirleyen temel başlıklar arasında yer alıyor.
EY’ın CEO Görünümü Araştırması, bankacılık ve finans dünyasında temkinli ama kararlı bir iyimserliğe işaret ediyor. Araştırmaya katılan CEO’ların yüzde 59’u sektör görünümüne olumlu yaklaşırken küresel ekonomi için yüksek güven bildirenlerin oranı yüzde 27 seviyesinde kalıyor. Buna karşın bankacılık ve finans CEO’larının 10’da 9’u 2026’da gelir, kârlılık ve verimlilikte artış bekliyor. Katılımcıların yüzde 21’i gelir ve kârlılıkta yıllık bazda güçlü yükseliş öngörürken yüzde 46’sı verimlilikte belirgin artış bekliyor. Aynı tabloda maliyet baskısı da dikkat çekiyor. CEO’ların yüzde 23’ü, 2025’e kıyasla işletme maliyetlerinde kayda değer artış öngörüyor.
Yapay zekâ pilot aşamayı aşıyor
Finans sektöründe yapay zekâ yatırımları artık fikir denemesi seviyesinden çıkıp kurumsal ölçeğe taşınan bir yapıya dönüşüyor. Araştırmaya göre finans ve bankacılık CEO’larının yüzde 45’i, kurumlarının dayanıklılık ve uyum kabiliyetini güçlendiren en önemli unsurun yapay zekâ ve dijital yatırımlar olduğunu ifade ediyor. Şirket genelinde uygulanan yapay zekâ girişimlerinin beklentilerin oldukça üzerinde performans gösterdiğini söyleyenlerin oranı yüzde 25 olurken yüzde 57’lik kesim beklentilerin üzerinde sonuç aldığını belirtiyor.
Söz konusu sonuçlar, üst yönetim katında yapay zekâya duyulan güvenin güçlendiğini ortaya koyuyor. İki yıllık perspektifte CEO’ların yüzde 30’u yapay zekânın şirketlerinin değer üretme kapasitesini kökten dönüştüreceğini öngörüyor. Yüzde 63’lük kesim ise operasyonlarda büyük çaplı iyileşme bekliyor. Dönüşüm etkisi en yüksek teknoloji olarak üretken yapay zekâ öne çıkarken onu makine öğrenimi ve otonom yapay zekâ sistemleri izliyor.
Yönetişim ve etik çerçeve güç kazanıyor
Yapay zekâ yatırımlarının hızlanması, yönetim kurullarının denetim ve hesap verebilirlik yaklaşımını da daha görünür hale getiriyor. Araştırma, dönüşümsel yapay zekâ girişimlerinin finansal hizmetler sektöründe yoğun inceleme altında olduğunu gösteriyor. Yönetim kurullarının yüzde 76’sı, dönüşüm yatırımlarının geri dönüşünü finansal sonuçlar kadar sık izlemek istiyor. CEO’ların yüzde 90’ı ise etik, yatırım getirisi ve iş gücü etkisini kapsayan yapay zekâ sonuçları için üst yönetim ya da yönetim kurulu seviyesinde net bir hesap verebilirlik yapısı kurduklarını söylüyor.
Buradaki en dikkat çekici başlıklardan biri, sektörün sorumlu yapay zekâ yaklaşımını ticari hız baskısının önünde konumlandırması. CEO’ların yüzde 84’ü, ticari kazanımları yavaşlatma ihtimali bulunsa da yapay zekânın etik ve sorumlu biçimde uygulanmasını önceliklendiriyor. İnsan kaynağı tarafında da daha dengeli bir tablo öne çıkıyor. CEO’ların yüzde 87’si yetenek çekme ve elde tutma konusunda iyimser. Yüzde 60’ı, yapay zekâ yatırımlarının istihdamı koruyacağını ya da artıracağını düşünüyor.
Büyümenin yeni adresi ortaklıklar
2026 stratejik planlarında öne çıkan bir başka başlık ise birleşme ve satın alma işlemleri ile ortak girişimler oluyor. Jeopolitik ve ticari gelişmelerin yatırım kararlarını etkilediğini belirten CEO’ların oranı 10’da 8 seviyesinde. Katılımcıların üçte biri planlanan yatırımları ertelediğini söylerken yüzde 18’i bir pazardan çıktığını ifade ediyor. Öte yandan yüzde 32’lik kesim yatırım planlarını hızlandırdığını, yüzde 24’ü ise yeni bir pazara giriş yaptığını belirtiyor.
Bu tablo, yönetim ekiplerinin belirsizlik dönemini yalnızca savunma refleksiyle okumadığını, aynı zamanda yeni fırsat alanları açmak için aktif pozisyon aldığını ortaya koyuyor. Operasyonları dijitalleşme yoluyla optimize etmek, gelir büyümesini desteklemek ve müşteri etkileşimi ile sadakati artırmak satın alma planlarının ana gerekçeleri arasında yer alıyor. Araştırmaya göre CEO’ların yüzde 49’u önümüzdeki yıl birleşme ve satın alma fırsatlarını değerlendirmeyi bekliyor. Yüzde 84’ü ise ortak girişim ya da stratejik iş birliği planlıyor.
EY Türkiye Şirket Ortağı ve Finansal Hizmetler Sektör Lideri Levent Atakan’ın değerlendirmesi de finans sektörünün mevcut iklimde nasıl konumlandığını özetliyor. Atakan’a göre jeopolitik gelişmeler ve piyasa baskıları, liderleri bekleme modundan çıkarıp dönüşüm odaklı karar alma sürecine yöneltiyor. Sermaye disiplinini güçlendiren, operasyonel mükemmeliyeti önceleyen ve yapay zekâyı yönetişim çerçevesi içinde ölçekleyen kurumlar, önümüzdeki dönemde rekabet avantajını daha güçlü biçimde taşıyacak.
Finans sektöründeki CEO iyimserliği, yüzeyde güçlü bir büyüme beklentisi gibi görünse de asıl hikâye kurumların öncelik setinde yaşanan değişimde saklı. 2026 ajandasında artık yalnızca bilanço büyümesi yok; verimlilik kalitesi, teknoloji yatırımlarının kurumsal etkisi ve yönetişim kapasitesi aynı anda masada duruyor. Yapay zekâya ilişkin olumlu tablo, sektörde teknoloji heyecanının sürdüğünü gösteriyor. Buna karşılık dikkat çeken asıl unsur, bu heyecanın yönetim kurulu seviyesinde hesap verebilirlik ve etik çerçeve ile birlikte ele alınması. Bir başka önemli başlık da stratejik iş birliklerinin ve birleşme satın alma planlarının yeniden ivme kazanması. Bu eğilim, finans sektöründe rekabetin ürün bazlı yarışın ötesine geçerek ölçek, erişim, veri ve müşteri bağı etrafında yeniden kurulduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde fark yaratacak kurumlar, teknoloji yatırımı yapanlardan çok, o yatırımı operasyonel sonuçlara ve sürdürülebilir yönetişim yapısına bağlayabilen oyuncular olacak. Sektörün yeni rekabet hattı da tam bu noktada şekilleniyor.


