Unico Sigorta Genel Müdürü Ender Güzeler, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ın sigorta ve özel emeklilik sektörü açısından yeni büyüme alanları oluşturabileceğini belirtti. Güzeler’e göre afet risklerinin yönetimi, uzun dönemli bakım sigortası, alacak ve ihracat kredi sigortaları ile hayat ve emeklilik ürünlerindeki dönüşüm, sigortacılığın ekonomik ve toplumsal dayanıklılıktaki rolünü güçlendirecek.
2027-2029 Orta Vadeli Program, 6 Eylül’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Programda tüm afet tehlikelerini kapsayacak zorunlu afet sigortası mekanizmasının geliştirilmesi, uzun dönemli bakım sigortısının altyapısının oluşturulması, BES ve OKS’de fon yapısının geliştirilmesi ile yatırım fonlu ve birikimli hayat sigortalarının yaygınlaştırılması gibi başlıklar yer alıyor.
Afet ve bakım sigortaları yeni büyüme alanı yaratabilir
Güzeler, zorunlu afet sigortasının kapsamının genişlemesinin sigorta penetrasyonunun düşük kaldığı alanlarda yeni prim hacmi yaratabileceğini düşünüyor. Şirketlerin bu süreçte fiyatlama, afet risk modelleme, aktüerya ve reasürans kapasitelerini geliştirmesi gerekeceğine işaret eden Güzeler, erken yatırım yapan sigorta şirketlerinin rekabet avantajı elde edebileceğini belirtti.
Yaşlanan nüfus ve bakım ekonomisi ise sektör açısından yeni bir ürün kategorisinin önünü açıyor. OVP’de uzun dönemli bakım sigortısının altyapısının oluşturulmasına yer verilmesi, bakım giderlerinin finansmanında özel sigortaların daha görünür hale gelebileceğine işaret ediyor.
Güzeler bu alanda uzun dönemli bakım sigortasının yanı sıra yaşlı ve engelli bakımını kapsayan hibrit sağlık-bakım ürünleri, tele-sağlık hizmetleriyle bütünleşen sigorta paketleri ve hayat, sağlık ve bakım teminatlarını birleştiren yeni ürünlerin geliştirilebileceğini öngörüyor. Afet sigortalarında ise parametrik ve daha geniş kapsamlı ürünlerin gündeme gelebileceğini değerlendiriyor.
BES ve hayat sigortalarında tasarruf odağı güçleniyor
OVP’nin sigorta sektörü üzerindeki bir başka etkisinin uzun vadeli tasarruf ürünlerinde görülmesi bekleniyor. Program, BES ve Otomatik Katılım Sistemi’nde fon çeşitliliğinin artırılmasını, sistemlerin daha cazip hale getirilmesini ve yatırım fonlu veya birikimli hayat sigortalarının yaygınlaştırılmasını hedefliyor.
Güzeler’e göre bu yaklaşım, hayat sigortası şirketleri açısından ürün tasarımını yeniden gündeme getiriyor. BES ve OKS’deki büyümenin hayat sigortalarında çapraz satış, yeni müşteri kazanımı ve tasarruf odaklı ürünlerin yaygınlaştırılması için yeni bir alan yaratabileceğini belirten Güzeler, sigorta şirketlerinin kurumsal yatırımcı kimliğiyle sermaye piyasalarının derinleşmesine de katkı sağlayabileceğine dikkat çekti.
Ticari sigortalarda ise Devlet Destekli Alacak Sigortası ile ihracat kredi sigortalarının genişletilmesi öne çıkıyor. Güzeler, Eximbank ve diğer kamu destek mekanizmalarıyla daha bütünleşik dağıtım modellerinin KOBİ ve ihracatçı şirketlere yönelik ticari sigorta pazarını büyütebileceğini değerlendiriyor. OVP’de Devlet Destekli Alacak Sigortası’nın etkinliğinin artırılması da sigorta sektörünü doğrudan ilgilendiren politika başlıkları arasında bulunuyor.
Sigorta ekonomik dayanıklılığın dört kanalında öne çıkıyor
Unico Sigorta Genel Müdürü Ender Güzeler, OVP’nin sigorta sektörüne yüklediği rolü finansal, fiziksel, dış ticaret ve demografik dayanıklılık olmak üzere dört eksende değerlendiriyor.
Güzeler’e göre hayat sigortaları ve BES uzun vadeli tasarrufları artırarak finansal sistemin dayanıklılığına katkı sağlarken afet sigortaları büyük felaketlerin mali yükünün kamu ile özel sektör arasında paylaşılmasını kolaylaştırabilir. Alacak ve ihracat kredi sigortaları şirketlerin dış ticarette karşılaştığı tahsilat ve karşı taraf risklerini azaltırken uzun dönemli bakım sigortası da yaşlanan nüfusun sosyal güvenlik sistemi üzerindeki finansman baskısını hafifletecek tamamlayıcı araçlardan biri olabilir.
Bu çerçeveyi sigortacılığın “milli güvenliğin önemli unsurlarından biri” haline gelmesi şeklinde yorumlayan Güzeler, bunun OVP’de kullanılan doğrudan bir ifade olmadığının da altını çiziyor. Güzeler’in yaklaşımı, programdaki tasarruf, afet, dış ticaret ve demografik dönüşüm politikalarının sigorta sektörü açısından birlikte değerlendirilmesinden doğan sektörel bir çıkarıma dayanıyor.
Sigortada rekabet hasar ödemesinden risk yönetimine genişliyor
2027-2029 OVP’nin sigorta açısından dikkat çekici tarafı, sektörü hasar gerçekleştikten sonra devreye giren finansal koruma mekanizmasının ötesine taşıyan bir politika çerçevesi oluşturması. Afet modelleme, uzun dönemli bakım, tasarruf ürünleri ve ticari risk sigortaları büyüdükçe aktüerya, veri analitiği, reasürans kapasitesi ve dağıtım teknolojileri şirketlerin rekabet gücünde daha belirleyici hale gelebilir.
Bu dönüşüm sigorta şirketlerinin ürün portföyünü de çeşitlendirebilir. Özellikle afet ve bakım gibi uzun vadeli risklerin finansmana bağlanması, klasik poliçe yapılarının yanında parametrik ürünlerden hibrit sağlık-bakım çözümlerine kadar yeni modellerin geliştirilmesini teşvik edebilir. OVP’nin önümüzdeki üç yıllık dönemde sigorta sektörüne etkisi, politika hedeflerinin hangi düzenlemelerle uygulamaya geçirileceği ve sektörün bu yeni risk alanları için ne kadar hızlı kapasite oluşturacağıyla daha net görülecek.


