Yazı: 13:58 BankTech

Deniz Çayırları Küresel Risk Altında

Deniz çayırları her yıl yüzde 2-7 oranında azalıyor. Küresel ekonomik kaybın 42 milyar dolara ulaşabileceği öngörülüyor. Akdeniz ve Türkiye kıyılarında koruma çalışmaları hız kazanıyor.

Denizlerin akciğerleri olarak tanımlanan deniz çayırları, küresel ölçekte hızla geriliyor. Yapılan araştırmalar, her yıl deniz çayırı alanlarının yüzde 2 ila 7’sinin kaybedildiğini ortaya koyuyor. Bu kaybın yıllık ekonomik maliyetinin ise 42 milyar dolara kadar ulaşabileceği tahmin ediliyor.

İklim değişikliğiyle mücadelede tropikal yağmur ormanlarından 35 kat daha hızlı karbon emebilen deniz çayırları, biyolojik çeşitlilik ve kıyı koruması açısından da kritik öneme sahip. Buna karşın artan kirlilik, kıyı yapılaşması ve iklim baskısı bu hassas habitatları tehdit ediyor.

Akdeniz ve Türkiye’de Ekonomik Değer

Son araştırmalar, Akdeniz’de deniz çayırı ekosistem hizmetlerinin yıllık değerinin yaklaşık 11,6 milyar dolar seviyesinde olduğunu gösteriyor. Türkiye kıyılarındaki deniz çayırı ekosistemlerinin yıllık ekonomik değeri ise 276,6 milyon dolar olarak hesaplanıyor. Bu hesaplamalarda yalnızca çayırlar değil, aynı habitatta yaşayan balıklar ve diğer canlıların sağladığı ekosistem hizmetleri de dikkate alınıyor.

Birleşmiş Milletler’in 2020 raporuna göre dünyada her 30 dakikada bir futbol sahası büyüklüğünde deniz çayırı alanı yok oluyor. Bu tabloya dikkat çekmek amacıyla 1 Mart, 2022 yılında Dünya Deniz Çayırları Günü ilan edildi.

Türkiye Kıyılarında Karbon ve Oksijen Katkısı

TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, Türkiye kıyılarındaki Posidonia oceanica türünün bir metrekarede günde 16 litreye kadar oksijen ürettiğini belirtiyor. 100 metrekarelik bir alanın ortalama 8 ton karbondioksit emebildiğini ifade eden Öztürk, Akdeniz genelinde yıllık 3,6 milyon tonun üzerinde karbon bağlandığını; Türkiye kıyılarında ise yaklaşık 90 bin ton karbon tutulduğunu aktarıyor.

Bu kapasite, 70 binin üzerinde otomobilin yıllık karbon salımına eşdeğer bir etki anlamına geliyor. Akdeniz kıyılarında son 50 yılda deniz çayırı alanlarının yüzde 35 oranında gerilemiş olması ise riskin boyutunu ortaya koyuyor. Bayram Öztürk, TÜDAV 2013 yılında başladığı deniz çayırlarının korunma stratejisiyle bu konudaki öncü rolünü Türkiye İş Bankası iş birliğiyle devam ettirdiğini söyledi.

Koruma ve Haritalama Çalışmaları

Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, deniz çayırlarının korunmasını gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olarak değerlendirdiklerini ifade ediyor. TÜDAV iş birliğiyle yürütülen “Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları” projesi kapsamında mevcut alanların haritalandırılması, korunması ve atıkların temizlenmesine yönelik çalışmalar yürütülüyor.

Deniz çayırları yeniden ekildiğinde yılda yalnızca 1 santimetre büyüyebiliyor. Bu nedenle kaybedilen alanların geri kazanımı uzun yıllar alıyor. Uzmanlar, mevcut habitatların korunmasının en etkili strateji olduğunu vurguluyor.

Deniz çayırları, karbon tutma kapasitesi ve biyolojik çeşitliliğe katkısıyla iklim politikalarının merkezine yerleşmesi gereken ekosistemler arasında bulunuyor. Ekonomik kayıp projeksiyonlarının 42 milyar dolar seviyesine ulaşması, çevresel riskin finansal boyutunu da görünür kılıyor. Akdeniz havzasında yaşanan yüzde 35’lik gerileme, koruma politikalarının hızlandırılması gerektiğine işaret ediyor. Haritalama, izleme ve finansal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi; mavi karbon stratejilerinin temelini oluşturacak.

Kapat