Yazı: 12:10 BankTech, BlokZincir

BCTR Bankacılık ve Finans Çalışma Grubu tokenizasyon gündemiyle toplandı

BCTR Bankacılık ve Finans Çalışma Grubu etkinliğinde bir araya gelen sektör liderleri tokenizasyonun finansal ekosisteme etkilerini ve jeopolitik yansımalarını değerlendirdi.

Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) çatısı altında faaliyet gösteren Blockchain Türkiye Platformu (BCTR) Bankacılık ve Finans Çalışma Grubu, finans dünyasının en kritik dönüşüm başlıklarından birini ele almak üzere 5 Mayıs 2026 tarihinde Türkiye İş Bankası Kuleleri’nde bir araya geldi. Gerçekleştirilen etkinlikte, finansal sistemin geçirdiği yapısal dönüşüm, regülasyon çerçeveleri, merkez bankalarının değişen rolleri ve tokenizasyonun küresel jeopolitik etkileri uzman isimlerin katılımıyla kapsamlı biçimde değerlendirildi.

Finansal Varlıkların Mülkiyet Yapısını Dönüştüren Yeni Paradigma

TBV Genel Sekreteri Çağdaş Ergin’in açılışını yaptığı toplantıda, konunun daha derinlikli ve vizyoner bir bakış açısıyla ele alınması gerektiği vurgulandı. T3i Partner Network Yöneticisi ve BCTR Bankacılık ve Finans Çalışma Grubu Başkan Yardımcısı Meral Şengöz, tokenizasyonun salt dijital bir ürün olmanın ötesine geçerek finansal varlıkların mülkiyet yapısını kökten değiştirdiğini aktardı. Dağıtık defter altyapısı, anlık takas imkânı ve programlanabilirlik özelliklerine işaret eden Şengöz, İsviçre’de hayata geçirilen pilot uygulamaları örnek gösterdi. Teslimat süreçlerinden otomatik ödemelere kadar uzanan bu dijitalleşme evresinde, sisteme likiditenin kim tarafından sağlanacağı ve kuralların nasıl kodlanacağı gibi sorular tartışmanın odak noktasını oluşturdu.

İki Dünyanın Bir Köprü İle Birbirine Bağlanması Gerekiyor

İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve BCTR Bankacılık ve Finans Çalışma Grubu Başkanı Sabri Gökmenler, blokzincir teknolojisinin mimari yapı, güven unsuru, veri hızı ve regülasyon açısından konvansiyonel sistemlerden ayrıştığını, ancak hibrit çözümlerle her iki tarafın deneyimlerinin birleştirilebileceğini belirtti. Gökmenler, iki sistemin tamamen ayrışmasının imkânsızlığına vurgu yaparak aralarında güçlü bir köprü kurulması gerektiğini ifade etti. Bankacılığın gerektirdiği regülasyonlar çerçevesinde bu teknolojiyi yakından takip ettiklerini söyleyen deneyimli yönetici, “İş Dijital Varlık” adıyla yeni bir iştirak kurduklarını duyurdu. Gökmenler ayrıca, sınır ötesi işlemler ve dijital ödemelerde bu yapıların gelecekte üstleneceği kritik role dikkat çekerken, akıllı kontratların zincirleme teminat yapılarında üretebileceği risklerin de özenle yönetilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Birlikte Çalışabilirlik Olmadan Küresel Entegrasyon Sağlanamıyor

Farklı kurumların kendi kapalı altyapılarını geliştirmesinin yaratacağı tehlikelere değinen Yapı Kredi Finansal Teknolojiler Direktörü Engin Ertilav, sistemlerin birbiriyle konuşamamasının küresel ölçekte ciddi bir parçalanmaya yol açacağı uyarısında bulundu. Ertilav, geleceğin en büyük ihtiyacının birlikte çalışabilir (interoperable) sistemler kurmak olduğunu aktardı.

Süreci tarihsel bir perspektifle ele alan Misyon Bank Genel Müdürü Muhammet Mustafa Cerit, 2012’de başlayan serüvenin bugün merkez bankalarının aktif yatırım yaptığı devasa bir ekosisteme dönüştüğünü hatırlattı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) bu alandaki öncü konumuna işaret eden Cerit, bireysel ve toptan dijital para modellerinin finansal mimariyi yeniden şekillendirdiğini belirtti. Türkiye’nin 7/24 kesintisiz para transferi altyapısına sahip olmasının, henüz bu standardı yakalayamamış küresel pazarlar karşısında eşsiz fırsat alanları yarattığı vurgulandı.

Stabil Koinler Üzerinden Şekillenen Finansal Egemenlik ve Yeni Güç Dengeleri

İş Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Şant Manukyan, konuyu makroekonomik ve jeopolitik bir çerçeveye taşıyarak oldukça çarpıcı tespitlerde bulundu. Tokenizasyonun salt teknolojik bir adım olmaktan çıkarak küresel güç dengelerini sarsacak bir araca dönüştüğünü ifade eden Manukyan, ABD’nin T+1 sistemine geçişi ve stabil koinler (stablecoin) üzerinden kurulacak yeni kontrol mekanizmalarına dikkat çekti. Söz konusu dijital varlıklar üzerinden farklı ülkelerin dolar üretmesini sınırlama fikrinin, önümüzdeki dönemin en hararetli finansal egemenlik tartışmalarını tetikleyeceği paylaşıldı.

Geleneksel Bankaların Tokenizasyon Sınavında Mimar Olma Vizyonu

Gerçekleştirilen bu stratejik zirveyi finansal teknolojiler ve pazar dinamikleri penceresinden analiz ettiğimizde, bankacılık sektörünün “bekle ve gör” politikasını tamamen terk ederek bizzat “oyun kurucu” rolüne soyunduğunu görüyoruz. Şant Manukyan’ın işaret ettiği jeopolitik riskler ve stabil koinlerin uluslararası rezerv para birimlerine (fiat currencies) getirdiği yapısal tehdit, merkez bankalarının CBDC (Merkez Bankası Dijital Parası) projelerini hızlandırmasındaki asıl motivasyon kaynağıdır. Öte yandan, Sabri Gökmenler’in duyurduğu “İş Dijital Varlık” benzeri hamleler, ana akım bankaların sadece regülasyon kalkanı ardına saklanarak yenilikten uzak durma lükslerinin kalmadığını kanıtlıyor. Birlikte çalışabilirlik (interoperability) standartları tam anlamıyla küresel bir mutabakata kavuştuğunda, B2B takas işlemlerinde ve dış ticaretin finansmanında geleneksel muhabir bankacılık ile SWIFT benzeri hantal yapılar hızla tasfiye edilecektir. Akıllı kontratlar aracılığıyla anında mutabakat (instant settlement) sağlayan tokenize edilmiş gerçek dünya varlıkları (RWA), likidite yönetimini baştan aşağı değiştirecek yepyeni bir sermaye piyasası doğuruyor. Kurumlar, bahsi geçen dijital devrimin sadece bir parçası olmakla yetinmeyip mimari iskeleti kendi regülatif deneyimleriyle inşa etme konusunda kararlı adımlar atıyor.

Kapat