Almanya’nın finansal düzenleyicisi BaFin, Nisan ayında yaşanan sistem arızalarının ardından brokerler için yeni yükümlülükler açıkladı. Kurum, bankaların ve aracı kurumların yoğun piyasa hareketlerinde dahi müşterilerin kesintisiz işlem yapabilmesini garanti altına almasını zorunlu hale getirdi.
Brokerler İçin Yeni Standartlar
BaFin tarafından yayımlanan gözetim duyurusunda, kurumların altyapılarını olağan kapasitenin birkaç katı yük altında test etmeleri gerektiği belirtildi. BaFin Direktörü Dr. Thorsten Pötzsch, “Kurumların aynı anda çok sayıda müşterinin sisteme eriştiği dönemlerde dahi aksama yaşanmaması için kapasitelerini öngörülü şekilde planlamasını bekliyoruz. Sistemlerin sürekli stres testinden geçirilmesi artık temel bir gereklilik” ifadelerini kullandı.
Düzenleyiciye göre, acil durum planları ve müşteriyle açık iletişim, gözetim kriterlerinin en önemli parçaları arasında yer alıyor. Karar, ABD’nin açıkladığı tarifeler sonrası rekor işlem talebinin sisteme yüklenmesiyle Nisan ayında görülen kesintilerin ardından alındı. O dönemde birçok kurum kendi altyapısının güçlü olduğunu iddia etse de farklı broker sistemlerinin etkileşimi darboğaz yaratarak yatırımcıların işlem yapmasını engelledi.
Sosyal Medya Üzerinden Yasadışı İşlemler
BaFin ayrıca sosyal medya platformlarını da yakın denetime aldı. Düzenleyici, Aurealis Capital ve Minexra adlı şirketlerin WhatsApp grupları aracılığıyla izinsiz finansal ve kripto hizmetleri sunduğunu belirterek soruşturma başlattı. Bu firmaların sosyal medya reklamlarıyla yatırımcıları özel gruplara çektiği, burada lisanssız yatırım stratejileri ve ürünleri tanıttığı tespit edildi. BaFin, domain değişiklikleriyle izlerini kaybettirmeye çalışan bu tür girişimlerin yatırımcıları ciddi risklere maruz bıraktığını vurguladı.
BaFin’in son adımları, finansal piyasalarda dijital altyapının dayanıklılığının ve sosyal medya denetiminin giderek stratejik bir önem kazandığını ortaya koyuyor. Yatırımcı davranışlarının mobil uygulamalar ve sosyal kanallara kayması, düzenleyicileri teknoloji kapasitesinin yanı sıra iletişim güvenliğini de gözetmeye zorluyor. Avrupa genelinde artan volatilite ve kripto temelli ürünlerin cazibesi, sadece altyapı gücünü değil regülasyon uyumunu da belirleyici hale getiriyor. Önümüzdeki dönemde benzer uygulamaların diğer Avrupa ülkelerinde de gündeme gelmesi bekleniyor.

