Sınır ötesi ödeme finansmanı alanında faaliyet gösteren Arf ile Ripple, ödeme şirketlerinin mutabakat sürecinde ihtiyaç duyduğu kısa vadeli işletme sermayesini Ripple USD (RLUSD) üzerinden sağlamaya yönelik iş birliğine gitti. İlk aşamada Arf, lisanslı sınır ötesi ödeme şirketlerine XRP Ledger üzerinde doğrudan RLUSD cinsinden mutabakat likiditesi sağlayacak.
22 Ekim 2026’da duyurulan model, stablecoin kullanımını yalnızca para transferinin gerçekleştirilmesiyle sınırlamıyor. RLUSD, ödeme şirketlerinin bir işlemi tamamlamak için ihtiyaç duyduğu ancak karşı taraftaki mutabakat henüz sonuçlanmadığı için geçici olarak bağlamak zorunda kaldığı işletme sermayesini finanse etmek amacıyla kullanılacak.
Arf’ın mevcut sisteminde bu kısa vadeli finansman, sınır ötesi ödemenin tamamlanmasının ardından çoğunlukla 1 ila 5 gün içerisinde geri ödeniyor. Böylece aynı sermaye tekrar yeni ödeme akışlarını finanse etmek için kullanılabiliyor.
Sınır Ötesi Ödemelerin Sermaye Sorununa Odaklanıyor
Sınır ötesi ödeme şirketlerinin temel sorunlarından biri, bir ülkedeki müşteriden alınan paranın diğer pazardaki alıcıya ulaşması sırasında ortaya çıkan mutabakat süresi.
Ödeme şirketleri transferin tamamlanmasını beklerken diğer taraftaki ödemeyi gerçekleştirebilmek için farklı pazarlarda önceden sermaye bulundurmak zorunda kalabiliyor.
Bu durum özellikle çok sayıda ülkede faaliyet gösteren ödeme ve havale şirketleri açısından önemli miktarda işletme sermayesinin farklı hesaplarda bekletilmesine yol açabiliyor.
Arf’ın modeli bu boşluğu kısa vadeli finansmanla kapatmayı hedefliyor.
Ödeme şirketi işlemin karşı taraftaki mutabakatının gerçekleşmesini beklerken ihtiyaç duyduğu fonu kısa süreli olarak kullanıyor; sınır ötesi ödeme tamamlandığında finansman geri ödeniyor.
Ripple iş birliğiyle bu yapının yeni aşamasında kullanılan finansman varlığı RLUSD olacak.
RLUSD Transfer Aracından Finansman Aracına Geçiyor
İş birliğinin fintech açısından en dikkat çekici tarafı stablecoin’in kullanım biçimi.
Stablecoinler sınır ötesi ödemelerde çoğunlukla paranın iki ülke arasında daha hızlı taşınmasını sağlayan bir mutabakat veya transfer aracı olarak gündeme geliyor.
Arf ve Ripple’ın açıkladığı modelde ise RLUSD aynı zamanda kısa vadeli işletme sermayesinin sağlandığı finansman varlığı haline geliyor.
Arf, RLUSD’yi ödeme şirketlerine kısa vadeli mutabakat likiditesi sağlamak için kullanacak. Kredi akışı RLUSD ile gerçekleştirilecek ve finansman, ilgili sınır ötesi ödeme tamamlandıkça geri ödenecek.
Böylece stablecoin, yalnızca A noktasından B noktasına para taşıyan bir teknoloji olmaktan çıkıp ödeme şirketinin nakit akışındaki zaman farkını finanse eden altyapının parçası haline geliyor.
Finansman Genellikle 1–5 Gün İçinde Geri Ödeniyor
Arf’ın mutabakat finansmanı uzun vadeli bir kredi modeli üzerine kurulu değil.
Şirketin verdiği bilgiye göre sağlanan sermaye, sınır ötesi ödemelerin tamamlanmasına paralel olarak genellikle 1 ila 5 gün içerisinde geri ödeniyor.
Bu kısa vade, sermayenin aynı ay içerisinde birden fazla kez yeniden kullanılabilmesini sağlıyor.
Arf, mevcut modelinde sermayenin aylık yaklaşık dört kez döndüğünü belirtiyor. Bu yapı geleneksel krediden farklı olarak belirli bir ödeme akışına bağlı, kısa süreli ve tekrar kullanılabilir bir işletme sermayesi modeli oluşturuyor.
Ödeme şirketleri açısından amaç, farklı ülkelerde büyük miktarda sermayeyi sürekli olarak önceden bulundurma ihtiyacını azaltmak.
Arf Yıllık Yaklaşık 10 Milyar Dolarlık Mutabakat Hacmi Açıkladı
Arf, Kasım 2022’de başlattığı mutabakat likiditesi faaliyetlerinin bugün yıllıklandırılmış olarak yaklaşık 10 milyar dolarlık küresel mutabakat hacmine ulaştığını açıklıyor.
Ancak bu rakam yeni Ripple iş birliğinin büyüklüğü olarak değerlendirilmemeli.
10 milyar dolar, Ripple’ın Arf’a sağladığı finansman değil. RLUSD için ayrılmış bir likidite havuzu değil. Arf-Ripple ortaklığının gerçekleşmiş işlem hacmi de değil.
Rakam, Arf’ın mevcut faaliyetleri üzerinden açıkladığı yıllıklandırılmış küresel mutabakat hacmini ifade ediyor.
Şirket, Ripple iş birliği kapsamında kullanılacak RLUSD likiditesinin toplam büyüklüğüne ilişkin ayrı bir rakam açıklamadı.
Ali Erhat Nalbant Ödeme Şirketlerinin Sermaye İhtiyacına Dikkat Çekti
Arf Kurucu Ortağı ve CEO’su Ali Erhat Nalbant, ödeme şirketlerinin işlemlerin tamamlanmasını beklerken finansmana ihtiyaç duyduğunu belirterek şirketin bu ihtiyacı ölçekli biçimde karşılamaya odaklandığını söyledi.
Nalbant, Arf’ın yıllık yaklaşık 10 milyar dolarlık mutabakat hacmine ulaştığını ve kullanılan sermayenin ayda yaklaşık dört kez yeniden devreye alındığını belirtti.
Ripple ile gerçekleştirilen iş birliğinin ise stablecoin tabanlı işletme sermayesini XRP Ledger’a taşıyarak ödeme şirketlerinin mutabakat aralığını finanse etmesine ve daha fazla ödeme hacmini desteklemesine yardımcı olacağını ifade etti.
Ripple RLUSD ve XRPL’yi Aynı Modelde Buluşturuyor
RippleX Ürün Başkanı Jasmine Cooper da mutabakat likiditesinin XRP Ledger ve RLUSD için hedeflenen kullanım alanlarından biri olduğunu vurguladı.
Modelde iki farklı unsur birlikte çalışıyor.
RLUSD, ödeme şirketlerine sağlanan kısa vadeli finansmanın para birimini oluşturuyor.
XRP Ledger ise bu finansman hareketlerinin üzerinde gerçekleştiği blockchain altyapısını sağlıyor.
RLUSD, XRP’den farklı olarak ABD dolarına endeksli bir stablecoin. Ripple’ın açıklamasına göre stablecoin rezervlerle bire bir destekleniyor ve ödeme, likidite, işlem ve sermaye piyasası kullanım senaryolarına yönelik konumlandırılıyor.
İlk aşamada Arf’ın likidite modeli doğrudan XRP Ledger üzerinde RLUSD kullanılarak çalışacak.
Ödeme Şirketlerinin Blockchain Kullanması Gerekmeyecek
Modelin önemli özelliklerinden biri de ödeme şirketlerinin doğrudan blockchain üzerinde faaliyet göstermek zorunda olmaması.
Arf, lisanslı finans kuruluşlarının hazine yönetimini fiat para ile stablecoin arasında gerçekleştirebilmesini sağlıyor.
Ödeme şirketi açısından blockchain altyapısı arka planda çalışabilecek.
Bu yaklaşım özellikle geleneksel ödeme şirketlerinin stablecoin ve blockchain teknolojisini kullanabilmesi açısından önemli. Kurumun kendi operasyonlarını tamamen zincir üstüne taşıması veya blockchain altyapısını doğrudan yönetmesi gerekmiyor.
Arf bu yapıda geleneksel finans sistemiyle blockchain arasındaki ara katmanı üstleniyor.
Yerel XRPL Kredi Altyapısı Henüz Devrede Değil
Arf ve Ripple’ın duyurusunda geleceğe yönelik ikinci aşama da bulunuyor.
XRP Ledger üzerinde geliştirilmekte olan yerel kredi altyapısının devreye girmesinin ardından Arf, mutabakat finansmanı faaliyetlerinin daha büyük bölümünü doğrudan bu protokol üzerine taşımayı planlıyor.
Burada iki teknik bileşen öne çıkıyor.
Single Asset Vaults, sermayenin zincir üzerinde havuzlanmasını ve yönetilmesini sağlayacak.
Lending Protocol ise bu sermayenin yapılandırılmış krediler şeklinde kullandırılmasını mümkün hale getirmeyi amaçlıyor.
Ancak bu sistem bugün itibarıyla tamamlanmış ve XRP Ledger ana ağında kullanıma açılmış bir kredi protokolü değil.
Single Asset Vaults ve Lending Protocol için hazırlanan XLS-65 ve XLS-66 değişikliklerinin XRP Ledger’ın amendment sürecinden geçmesi ve gerekli onayları alması gerekiyor.
Bu nedenle Arf-Ripple duyurusunu “XRPL üzerinde yerel kredi protokolü kullanıma açıldı” şeklinde okumamak gerekiyor.
Kredi Kararları Zincir Dışında Kalacak
Planlanan yeni yapıda blockchain’in rolü genişleyecek olsa da kredi kararlarının tamamı zincir üzerine taşınmayacak.
Arf, finansmanın kime ve hangi koşullarda sağlanacağına yönelik underwriting ve işletme sermayesi kararlarını zincir dışında yürütmeye devam edecek.
Sermayenin havuzlanması ve kredinin teknik olarak kullandırılması ise XRPL’nin yerel kredi altyapısı üzerinden gerçekleştirilebilecek.
Bu ayrım, kurumsal DeFi ve zincir üstü kredi modellerinin gelişimi açısından önemli.
Model tamamen izinsiz ve anonim bir DeFi kredisi yerine, lisanslı finansal kurumların kredi değerlendirmesini yaptığı ancak finansman altyapısının blockchain üzerinde çalıştığı hibrit bir yapıya doğru ilerliyor.
Arf Yeni Kredi Protokolü İçin Tasarım Ortağı Olacak
Arf, Single Asset Vault ve Lending Protocol geliştirme sürecinde Ripple ile çalışmaya devam edecek.
Şirket, önerilen protokol üzerinde halihazırda teknik çalışmalar gerçekleştirdiğini ve kurumsal mutabakat finansmanının XRPL üzerinde nasıl uygulanabileceğine yönelik geri bildirim sağlayacağını belirtiyor.
XLS-65 ve XLS-66 değişikliklerinin ana ağda aktif hale gelmesinin ardından Arf’ın mevcut mutabakat likiditesi programını XRPL’nin yerel kredi altyapısına taşıması planlanıyor.
Bu nedenle 22 Ekim’de açıklanan iş birliğinin ilk aşaması RLUSD ile doğrudan mutabakat likiditesi, ikinci aşaması ise gerekli protokol değişikliklerinin kabul edilmesi durumunda XRPL üzerinde yerel zincir üstü kredi altyapısı olacak.
Stablecoin Ödemeden Kredi Altyapısına İlerliyor
Arf-Ripple iş birliğinin asıl önemi, stablecoin kullanımının sınır ötesi ödeme sektöründe geçirdiği dönüşümü göstermesinde.
İlk kullanım dalgasında stablecoinlerin temel vaatlerinden biri, ülkeler arasında değerin daha hızlı ve daha düşük maliyetle taşınmasıydı.
Yeni modellerde ise stablecoin giderek yalnızca paranın taşındığı araç değil; ödeme şirketlerinin likidite, hazine yönetimi ve işletme sermayesi süreçlerinin temel bileşenlerinden biri haline geliyor.
Arf’ın modeli bu değişimin somut örneklerinden birini oluşturuyor.
Ödeme şirketi transferin tamamlanmasını beklerken birkaç gün boyunca sermayesini bağlamak yerine kısa vadeli RLUSD finansmanı kullanabilecek. Ödeme tamamlandığında finansman geri dönecek ve aynı likidite yeni bir sınır ötesi işlem için yeniden kullanılabilecek.
Buradaki değer yalnızca blockchain üzerinde daha hızlı para transferi değil. Asıl değişim, ödemeyi gerçekleştirmek için gereken sermayenin nasıl ve nereden sağlandığında ortaya çıkıyor.
Sınır Ötesi Ödemelerde Yeni Rekabet Likidite Üzerinden Şekillenebilir
Küresel ödeme şirketleri yıllardır hız, işlem maliyeti ve son kullanıcı deneyimi üzerinden rekabet ediyor.
Stablecoinlerin ödeme altyapısına daha derin biçimde yerleşmesiyle birlikte rekabetin yeni alanlarından biri mutabakat likiditesi olabilir.
Ödeme şirketinin farklı ülkelerde ne kadar para önceden tutması gerektiği, bu paranın ne kadar süreyle atıl kaldığı ve sermayenin ne kadar hızlı yeniden kullanılabildiği doğrudan ödeme ekonomisini etkiliyor.
Arf ile Ripple’ın modeli de stablecoin teknolojisini bu sermaye problemine uyguluyor.
İlk aşamada ne kadar RLUSD likiditesinin kullandırılacağı ve kaç ödeme şirketinin programa dahil olacağı açıklanmış değil. Bu nedenle iş birliğinin gerçek ölçeğini ölçebilmek için ilerleyen dönemde sağlanan finansman miktarı, kullanılan RLUSD hacmi, ödeme koridorları ve programa katılan lisanslı ödeme şirketleri gibi göstergelerin takip edilmesi gerekecek.
Ancak açıklanan model şimdiden stablecoinlerin sınır ötesi ödemelerdeki rolünün yeni bir aşamaya geçtiğini gösteriyor: stablecoin artık yalnızca transfer edilen para değil, transferin gerçekleşebilmesi için gereken kısa vadeli sermayenin de altyapısına dönüşüyor.


