Allianz Türkiye, çocukların geleceğine erken yaşta yatırım yapmak isteyen aileler için “Çocuğumla Büyüyen BES” adlı yeni bireysel emeklilik planını devreye aldı. Yeni plan, çocuklara özel ek katkı avantajlarını ailelere yönelik güvence yapısıyla bir araya getirerek bireysel emeklilikte yeni bir segment oluşturmayı hedefliyor.
Allianz Türkiye, çocuklara yönelik tasarruf ve uzun vadeli finansal planlama alanında yeni bir ürünle sahaya çıktı. Şirket, “Çocuğumla Büyüyen BES” adını verdiği yeni bireysel emeklilik planıyla hem çocuklar için erken yaşta birikimi teşvik ediyor hem de ailelerin gelecek planlamasını daha güçlü bir güvence yapısıyla destekliyor.
Allianz Hayat ve Emeklilik tarafından hayata geçirilen plan, yalnızca düzenli tasarruf imkânı sunmakla sınırlı kalmıyor; ek katkı destekleri, kritik yaşam risklerine karşı koruma ve geniş aile yapısını kapsayan yaklaşımıyla sektörde ayrışan bir model ortaya koyuyor. Şirketin verdiği bilgiye göre plan kapsamında 0-1 yaş arası çocuklar için gram altın değerinde ek katkı payı hediyesi sunulurken, 1-18 yaş arasındaki çocuklar için de doğum günü ayında yıllık 100 bin TL’ye kadar ödenen katkı payının yüzde 5’i oranında ek katkı desteği sağlanıyor. Bu desteğin her yıl enflasyonla büyümesi de planın uzun vadeli değer önerisini güçlendiriyor.
Ek katkı ile güvence aynı yapıda buluşuyor
“Çocuğumla Büyüyen BES”, çocuklara yönelik finansal ürünlerde yalnızca birikim tarafına odaklanan klasik yaklaşımın ötesine geçiyor. Planın dikkat çeken başlıklarından biri, ebeveynin vefatı veya maluliyeti gibi kritik durumlarda, belirlenen limitler dahilinde katkı payı ödemelerinin çocuk 18 yaşına gelene kadar Allianz tarafından karşılanması. Böylece ailelerin karşılaşabileceği zorlayıcı senaryolarda çocuk adına oluşturulan birikim planının kesintiye uğramaması hedefleniyor.
Bu yapı, bireysel emeklilik ürünlerinde son dönemde daha fazla öne çıkan “birikim + koruma” yaklaşımının çocuk segmentine taşınması açısından da dikkat çekiyor. Finansal ürünlerde duygusal ihtiyaç ile rasyonel beklentinin aynı çatı altında buluşması, özellikle aile odaklı çözümlerde ürün değerini artıran temel unsurlar arasında yer alıyor. Allianz’ın yeni planı da tam bu iki ihtiyacı birlikte adresliyor.
Allianz yeni doğan segmentine odaklanıyor
Allianz Türkiye Hayat Sigortaları ve Bireysel Emeklilik Genel Müdür Yardımcısı Fisun Koç Doğan, şirketin hedefinin yeni doğan bebeklerin ilk tasarruf hesabının Allianz BES olması olduğunu söyledi. Doğan, Türkiye’de 18 yaş altı nüfusun 24 milyonu aştığını ve her yıl yaklaşık 1 milyon yeni doğum gerçekleştiğini vurgulayarak, çocuklara yönelik uzun vadeli tasarruf çözümlerinin giderek daha fazla önem kazandığını ifade etti.
Fisun Koç Doğan’ın açıklamalarına göre Allianz, bireysel emeklilik alanında yaklaşık 1,5 milyon katılımcıya hizmet sunuyor ve yeni ürün geliştirme stratejisini farklı yaşam evrelerine uygun çözümler üzerine kuruyor. “Çocuğumla Büyüyen BES” de bu çerçevede, ailelerin çocukları hatta torunları için uzun vadeli finansal planlama yapabileceği nesiller arası bir model olarak konumlanıyor.
Uzun vadeli birikim disiplinine yeni bir çerçeve
Planın öne çıkan bir diğer yönü, BES’in mevcut avantajlarını çocuk odaklı kurguyla daha görünür hale getirmesi. Allianz, devlet katkısı, geniş fon yelpazesi ve finansal danışmanlık hizmeti gibi unsurların uzun vadeli yatırım disiplinini daha etkin hale getirdiğini belirtiyor. Aynı zamanda sistemde kalış süresi arttıkça düşen stopaj oranları da birikimin korunmasına katkı sağlıyor. Bu sayede ailelerin eğitim, yaşam ve geleceğe yönelik büyük harcamalar için daha planlı bir finansal temel oluşturması amaçlanıyor.
Çocuğa yönelik bireysel emeklilik ürünlerinin Türkiye’de son yıllarda hızla yaygınlaştığı düşünülürse, rekabet artık yalnızca erken başlangıç fikrinde yoğunlaşmıyor. Ürünlerin ek katkı mekanizmaları, güvence katmanı ve kapsadığı hedef kitle, yeni dönemde belirleyici hale geliyor. Allianz’ın burada sunduğu model, bu üç alanı aynı ürün kurgusunda toplaması bakımından önem taşıyor.
Sadece ebeveynlere seslenmiyor
“Çocuğumla Büyüyen BES”, yalnızca anne ve babaları hedefleyen bir yapı sunmuyor. Büyükanne, büyükbaba, diğer aile bireyleri ve bakım verenlerin de çocuk adına katkı sağlayabilmesi, ürünü daha geniş bir aile ekosistemine açıyor. Her bütçeye uygun ödeme planlarıyla kurgulanan bu yaklaşım, Türkiye’de çocukların geleceğine yönelik finansal katkının sadece ebeveyn sorumluluğu olarak görülmediği sosyal yapı ile de uyumlu bir tablo çiziyor.
Allianz’ın bu hamlesi, BES tarafında ürün rekabetinin artık yalnızca fon performansı ya da devlet katkısı ekseninde ilerlemediğini gösteriyor. Sektör, ailelerin davranışsal ihtiyaçlarını daha iyi okuyan, duygusal motivasyonla finansal rasyonalizmi aynı potada eriten modellere yöneliyor. “Çocuğumla Büyüyen BES” bu açıdan yalnızca bir ürün lansmanı olarak okunmamalı; çocuk odaklı finansal planlamanın sigorta ve emeklilik sektöründe nasıl yeniden paketlendiğini gösteren stratejik bir adım olarak değerlendirilmeli. Burada özellikle iki unsur öne çıkıyor. İlki, ek katkı mekanizmasının çocuk yaş segmentlerine göre farklılaştırılması. İkincisi ise vefat ve maluliyet gibi kritik risklerde katkı payı devamlılığını sağlayan güvence katmanı. Bu kombinasyon, ailelerin “erken başlayalım ama sürdürülebilir olsun” beklentisine doğrudan yanıt veriyor. Fintek ve insurtech dünyasında kişiselleştirilmiş, yaşam döngüsü odaklı ürün tasarımının hız kazandığı bir dönemde Allianz’ın bu çıkışı, geleneksel oyuncuların da ürün inovasyonunda ne kadar agresifleştiğini ortaya koyuyor.


