Yazı: 11:55 BankTech

Akbank’ta Kadın Temsili Güçlendi

Akbank, Yönetim Kurulu’na katılan üç yeni kadın üye ile kadın temsil oranını yüzde 40’a taşıdı. Banka, BIST 30 ve Bankacılık Endeksi ortalamalarının üzerine çıktı.

Akbank, Yönetim Kurulu’na katılan üç yeni kadın üye ile birlikte kadın temsilinde dikkat çeken bir eşiği geride bıraktı. Banka, toplamda dört kadın üyeye ulaşarak hem BIST 30 hem de Bankacılık Endeksi ortalamalarının üzerine çıktı. Böylece 2027 yıl sonuna kadar Yönetim Kurulu’nda kadın üye oranını en az yüzde 30 seviyesine taşıma hedefini planlanandan önce hayata geçirmenin ötesine geçerek yüzde 40 seviyesine ulaştı.

Söz konusu adım, kurumsal yönetim başlığında çeşitlilik, kapsayıcılık ve liyakat ekseninin finans sektöründe daha görünür hale geldiğini gösteriyor. Türkiye’de bankacılık sektörü uzun süredir kadın istihdamı açısından görece güçlü bir tablo ortaya koysa da üst yönetim ve yönetim kurulu kademelerinde aynı dengeye ulaşmak her kurum için kolay ilerlemiyor. Akbank’ın son hamlesi, bu alanda yalnızca hedef açıklayan bir yaklaşımın ötesinde, somut temsil oranlarıyla desteklenen bir yönetim modeli sunduğunu ortaya koyuyor.

Yönetim Kurulu’na üç yeni isim katıldı

Akbank Yönetim Kurulu’na katılan yeni kadın üyeler Serra Akçaoğlu, Tülin Erdem ve Zeynep Uras oldu. Banka, yeni atamalarla birlikte karar alma süreçlerinde farklı uzmanlık alanlarını aynı masa etrafında buluşturmuş oldu.

Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı, güçlü yönetimin farklı bakış açılarıyla kurulduğunu vurgulayarak kadınların yönetimde eşit ve güçlü şekilde temsil edildiği bir liderlik anlayışını benimsediklerini belirtti. Sabancı, Yönetim Kurulu’na katılan üç yeni kadın üye ile birlikte karar alma kapasitesinin daha da güçleneceğini ifade etti.

Uluslararası bankacılık tecrübesi öne çıkıyor

Yeni üyeler arasında yer alan Serra Akçaoğlu, uluslararası bankacılık, kurumsal bankacılık ve ticari bankacılık alanlarında uzun yıllara yayılan deneyimiyle dikkat çekiyor. Citi bünyesinde Türkiye, Londra ve EMEA bölgesini kapsayan görevlerde bulunan Akçaoğlu, yabancı sermayeli firmalar, ticaret finansmanı, ürün stratejisi ve kurumsal bankacılık yapılanmaları üzerine geniş bir yönetim geçmişine sahip. Akçaoğlu’nun kariyeri, özellikle küresel bankacılık ağlarında karar alma süreçleri ve uluslararası müşteri yönetimi açısından önemli bir derinlik taşıyor.

Bu profil, Akbank’ın Yönetim Kurulu yapılanmasında küresel finans bağlantıları güçlü, çok pazarlı iş yapış biçimlerine hakim isimleri daha görünür hale getirdiğini de gösteriyor. Bankacılıkta büyüme, risk yönetimi ve bölgesel açılım başlıkları düşünüldüğünde bu tür deneyimin yönetim katında daha fazla ağırlık kazanması dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Akademik uzmanlık karar süreçlerine taşınıyor

Tülin Erdem’in katılımı ise Yönetim Kurulu’na farklı bir perspektif kazandırıyor. İktisat ve işletme alanlarında lisans, yüksek lisans ve doktora derecelerine sahip olan Erdem, 30 yılı aşkın akademik kariyeri boyunca karar alma süreçleri, belirsizlik altında davranış, risk analizi ve tüketici odaklı değerlendirmeler üzerine çalıştı. UC Berkeley ve New York University bünyesinde üstlendiği bölüm başkanlıkları ve akademik liderlik görevleri, onun yalnızca akademik dünyada değil, stratejik düşünce üretiminde de güçlü bir konuma sahip olduğunu gösteriyor.

Erdem’in Apple, Samsung, Google ve Amazon gibi küresel teknoloji şirketlerini kapsayan yüksek profilli davalarda uzman görüşü sunmuş olması, yönetim kurulu perspektifine tüketici davranışı, rekabet hukuku, gizlilik ve itibar yönetimi başlıklarında farklı bir derinlik kazandırabilir. Finans sektöründe veri kullanımı, müşteri güveni, marka itibarı ve regülasyon ilişkisi her geçen yıl daha kritik hale gelirken bu tür bir uzmanlığın yönetim katına taşınması önemli bir sinyal niteliği taşıyor.

Denetim ve yönetişim alanında güçlü birikim

Zeynep Uras ise denetim, finansal hizmetler, halka arz süreçleri, risk yönetimi ve düzenleyici kurumlarla ilişkiler tarafında güçlü bir kariyer birikimiyle Akbank Yönetim Kurulu’na katılıyor. PricewaterhouseCoopers’ta 38 yıla yayılan kariyeri boyunca Türkiye ve uluslararası organizasyonda liderlik görevleri üstlenen Uras, finansal hizmetler sektöründe denetim ve danışmanlık projelerine liderlik etti. KGK, BDDK ve SPK ile ilişkilerin yönetiminde aktif rol almış olması da regülasyon, uyum ve finansal yönetişim konularında güçlü bir deneyim sunduğunu ortaya koyuyor.

Bankacılık sektöründe denetim kalitesi, risk çerçevesi, şeffaflık ve düzenleyici uyum başlıkları her zamankinden daha fazla önem taşırken Uras’ın deneyimi, Yönetim Kurulu’nun bu alanlardaki reflekslerini güçlendirebilecek bir katkı olarak okunuyor. Özellikle finansal kuruluşların artan düzenleyici baskılar ve veri temelli riskler altında hareket ettiği bir dönemde, bu uzmanlık alanı stratejik açıdan değerli bir ağırlık taşıyor.

Kurumsal yönetimde yeni çıta

Akbank’ın kadın temsil oranında yüzde 40 seviyesine ulaşması, yalnızca sayısal bir başarı olarak ele alınmıyor. Aynı zamanda kurumsal yönetim anlayışının hangi nitelikler üzerinden şekillendiğine dair güçlü bir mesaj veriyor. Banka, yeni Yönetim Kurulu yapılanmasıyla uluslararası bankacılık, akademik karar bilimi, denetim ve finansal yönetişim gibi farklı disiplinleri bir araya getirerek yönetim kalitesini çeşitlendiren bir yapı kuruyor.

Türkiye’de finans sektörü, sürdürülebilir büyüme, dijital dönüşüm, risk yönetimi ve regülasyon uyumu başlıklarında yoğun bir dönüşümden geçerken, yönetim kurullarının yetkinlik çeşitliliği daha belirleyici hale geliyor. Akbank’ın bu hamlesi, kadın temsilini yalnızca bir kapsayıcılık gündemi olarak ele almıyor; aynı zamanda stratejik karar alma kapasitesini besleyen bir yönetim tercihi olarak konumlandırıyor.

Akbank’ın Yönetim Kurulu’nda kadın temsilini yüzde 40 seviyesine taşıması, bankacılık sektöründe uzun süredir konuşulan çeşitlilik başlığını daha somut ve ölçülebilir bir zemine oturtuyor. Burada öne çıkan nokta, temsil artışının yalnızca oranla sınırlı kalmaması. Yeni üyelerin profiline bakıldığında uluslararası bankacılık, davranışsal karar alma, denetim ve düzenleyici uyum gibi bankacılığın kritik alanlarına dokunan güçlü uzmanlık kümeleri görülüyor. Bu tablo, çeşitliliğin kurumsal vitrin unsuru olmaktan çıkarak yönetim kalitesine bağlandığını gösteriyor. Finans sektöründe önümüzdeki dönemde daha sık tartışılacak başlıklardan biri, yönetim kurullarının hangi beceri setleriyle geleceğe hazırlandığı olacak. Yapay zekâ, veri yönetişimi, müşteri güveni, regülasyon baskısı ve sermaye disiplini aynı anda masadayken, tek tip kariyer geçmişine sahip yönetim yapılarıyla ilerlemek zorlaşıyor. Akbank’ın attığı adım, kadın temsili kadar yetkinlik çeşitliliği açısından da sektöre güçlü bir referans sunuyor.

Kapat