Kanada öncülüğünde kurulması planlanan Defence, Security and Resilience Bank, savunma ve güvenlik yatırımlarına yaklaşık 100 milyar euroluk finansman kapasitesi oluşturmayı hedefliyor. Türkiye de yeni çok taraflı bankanın kuruluşunu destekleyen ülkeler arasında bulunuyor.
Defence, Security and Resilience Bank’ın, kısa adıyla DSRB’nin amacı hükümetlere ve savunma şirketlerine uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman sağlamak, daha küçük şirketlere kullandırılacak krediler için ise garanti mekanizmaları oluşturmak.
Reuters’ın 30 Ağustos 2026 tarihli haberine göre banka yaklaşık 100 milyar euro kaynak oluşturmayı planlıyor. Mevcut tasarımda bunun yaklaşık 20 milyar eurosunun ödenmiş sermayeden, 80 milyar eurosunun ise gerektiğinde üye ülkelerden çağrılabilecek sermayeden oluşması öngörülüyor. Ağustos itibarıyla yaklaşık 5 milyar euroluk taahhüt sağlanmış durumda.
Türkiye Kurucu Grubun İçinde
Kanada hükümeti, temmuz ayında Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi sırasında DSRB’nin kuruluşuna yönelik ortak iradeyi kamuoyuna duyurdu.
Kanada’nın yanı sıra Arnavutluk, Belçika, Yunanistan, Letonya, Lüksemburg, Romanya, Türkiye ve Ukrayna girişimi destekleyen ülkeler arasında yer alıyor. Kanada hükümetinin 7 Temmuz tarihli ortak deklarasyonunda bu ülkelerin DSRB’yi kurma yönündeki ortak niyeti açık biçimde ifade edildi.
Türkiye’nin katılımı kısa süreli bir belirsizliğin ardından temmuz ayında ayrıca teyit edildi. Reuters’a konuşan Türk yetkili, Türkiye’nin Kanada’ya bankaya kurucu üye olarak katılacağını bildirdiğini açıklamıştı.
Kuruluş süreci planlandığı şekilde ilerlerse DSRB’nin 2027’den itibaren faaliyete geçmesi hedefleniyor.
AAA Kredi Notu Modelin Merkezinde
DSRB’yi klasik bir savunma fonundan ayıran temel özelliklerden biri finansman modeli.
Banka, üye devletlerin sağladığı sermayeyi kullanarak yüksek kredi notuna sahip çok taraflı bir finans kuruluşuna dönüşmeyi ve sermaye piyasalarından daha düşük maliyetle borçlanmayı hedefliyor.
Planın merkezinde AAA kredi notu bulunuyor. Böyle bir notun alınması halinde DSRB, ihraç edeceği tahviller üzerinden kaynak toplayabilecek ve bu kaynağı savunma, güvenlik ve dayanıklılık yatırımlarına kredi veya garanti olarak yönlendirebilecek.
Ancak bankanın AAA notuna ulaşabilmesi için mevcut dokuz ülkenin ötesinde güçlü ülke desteğine ihtiyaç duyabileceği değerlendiriliyor. Almanya ve Birleşik Krallık gibi büyük ekonomilerin henüz projeye katılmaması, kuruluş sürecindeki başlıca soru işaretlerinden biri olarak görülüyor.
JPMorgan ve Deutsche Bank da Süreçte
DSRB yalnızca hükümetlerin yürüttüğü bir proje olarak ilerlemiyor.
Reuters’a göre JPMorgan ve Deutsche Bank’ın da aralarında bulunduğu yaklaşık 12 banka, DSRB’nin kuruluş çalışmalarına bugüne kadar toplam yaklaşık 10 milyon dolarlık finansman veya ayni hizmet desteği sağladı. Bu kuruluşlar ileride DSRB tarafından finanse edilen işlemlerin yapılandırılması ve sermaye piyasalarına taşınmasında da rol üstlenebilir.
Deutsche Bank’ın projeye desteği ise banka tarafından daha önce resmi olarak açıklanmıştı.
Deutsche Bank, DSRB’nin devletlere yönelik kredi araçlarının, ticari garantilerin ve sermaye yapısının tasarlanmasının yanı sıra yatırımcı ilişkileri, kredi derecelendirme danışmanlığı, risk ve aktif-pasif yönetimi ile borç sermaye piyasalarına erişim konularında projeye destek vereceğini duyurmuştu.
DSRB Dünya Bankası Modelini Savunmaya Taşıyor
Planlanan yapı, işleyiş açısından Dünya Bankası ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası gibi çok taraflı kalkınma bankalarının kullandığı finansal modele yakın duruyor.
Üye devletlerin sermayesi bankanın kredi değerliliğinin temelini oluştururken kurum sermaye piyasalarından daha büyük miktarda kaynak toplayabilecek. Bu finansal kaldıraç sayesinde devletlerin her savunma yatırımını doğrudan kendi bütçeleri üzerinden finanse etmek zorunda kalmadan daha geniş bir finansman kapasitesine ulaşması amaçlanıyor.
DSRB aynı zamanda özellikle sermayeye erişimde güçlük yaşayan küçük ve orta ölçekli savunma şirketlerinin finansman maliyetlerini azaltmayı hedefliyor.
Kanada hükümeti bankanın faaliyet alanını yalnızca geleneksel savunma sanayisiyle sınırlamıyor. Yapay zeka, kuantum teknolojileri, uzay ve siber güvenlik gibi çift kullanımlı ve stratejik teknoloji alanlarının da yeni finansman yapısından yararlanması planlanıyor.
Savunma Harcamaları Yeni Bir Bankacılık Modeli Doğuruyor
DSRB’nin asıl dikkat çekici tarafı 100 milyar euroluk büyüklüğünden çok, savunma finansmanını kurumsallaştıracak yeni bir bankacılık mimarisi önermesi. Devlet sermayesini, AAA kredi notunu ve özel finans kuruluşlarının sermaye piyasası gücünü aynı yapı altında birleştiren model hayata geçerse, artan savunma bütçelerinin finansmanında yeni bir kanal açılmış olacak. Türkiye’nin kuruluş sürecinde yer alması ise gelişmeyi yalnızca küresel bankacılık açısından değil, Türkiye’deki savunma ve stratejik teknoloji ekosisteminin gelecekte ulaşabileceği finansman kaynakları açısından da yakından izlenmesi gereken bir başlığa dönüştürüyor.


