Yazı: 11:12 Editörden

Zerrin Topal Eşitlik Mücadelesinde Yeni Bir Dönem Başlatıyor

Zerrin TopalAktif Eşitlik modeliyle kadın hakları mücadelesine yeni bir bakış açısı kazandırıyor.

Kadın hakları ve eşitlik mücadelesinde yeni bir paradigma değişimi yaşanıyor. Bilişim Garajı Üst Yöneticisi (CEO) Zerrin Topal, TEDx sahnesinde ele aldığı “Aktif Eşitlik” kavramıyla kadın hakları mücadelesine yeni bir bakış açısı kazandırıyor. Topal, pozitif ayrımcılık yaklaşımının kadınları pasif bir konuma ittiğini ve bu anlayışın yerine sistematik değişimi ve gerçek fırsat eşitliğini sağlayan politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyor.

Kadınlar Yardım Değil, Eşit Fırsatlar Talep Ediyor

Kadın hakları mücadelesinde pozitif ayrımcılık yıllardır bir destek mekanizması olarak kullanılıyor. Ancak bu yaklaşım, kadınları yardıma muhtaç bireyler olarak konumlandırarak onları sistemin dışında tutabiliyor. Aktif Eşitlik, kadınları “desteklenmesi gereken” değil, kendi haklarını talep edebilen bireyler olarak konumlandırıyor. Eğitimde, iş dünyasında ve sosyal hayatta kalıcı ve eşit fırsatlar yaratmayı hedefleyen bu model, kadınların sadece yer açılarak değil, hakkıyla yükselmesini öngörüyor.

Bilişim Garajı CEO’su Zerrin Topal, toplumsal eşitliğin sağlanması adına sistemin kökten değiştirilmesi gerektiğini vurgulayarak şu sözleri dile getiriyor: “Kadınlar korunmaya muhtaç bireyler değil, toplumun dönüştürücü gücüdür. Onları iş hayatına kazandırmak sadece kadınlar için değil, toplumun bütünü için bir gerekliliktir.”

Türkiye Kadınların İş Hayatına Katılımında Geride Kalıyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) verilerine göre Türkiye, kadınların iş gücüne katılım oranında 156 ülke arasında 133. sırada yer alıyor. Küresel ölçekte kadınlar erkeklerden yaklaşık yüzde 10 ila 15 daha az iş gücüne katılırken, Türkiye’de bu oran yüzde 35’e kadar çıkıyor. Özellikle annelik ve evlilik gibi toplumsal dinamikler, kadınların iş gücüne katılımını daha da düşürüyor.

Zerrin Topal, pozitif ayrımcılığın bu sorunu çözemediğini ve aktif eşitlik yaklaşımının köklü bir sistem değişikliği sunduğunu belirterek şunları söylüyor:

“Pozitif ayrımcılık çelişkileri nedeniyle toplumsal eşitsizlikleri çözemiyor. Kadınlar için fırsatların erişilebilir hale getirilmesi gerekiyor. Aynı zamanda, toplumsal kuralların erkekleri de belli kalıplara sığdırdığını unutmayalım. Erkeklerin hayatına son verme oranı kadınlara göre beş kat daha fazla. ‘Duygusal olmamalısın, sert olmalısın, erkek adam ağlamaz’ gibi toplumsal kalıplar, hem kadınlar hem erkekler için büyük bir yük oluşturuyor.”

Aktif Eşitlik İçin Somut Adımlar

Kadınların iş hayatına daha fazla katılım sağlayabilmesi için kısa vadeli çözümler yerine kalıcı politikalar hayata geçirilmeli. İşe alım, maaş politikaları, terfi süreçleri ve eğitim olanakları herkes için eşit şartlarda sunulmalı.

Toplumsal dil ve normların da değişime ihtiyacı olduğuna vurgu yapan Topal, şu ifadeleri kullanıyor: “Dil, düşünceyi şekillendirir. Küçük görünen bazı kelimeler bile farkında olmadan kadınları geri planda tutan bir zihniyetin yansıması olabilir. O yüzden ‘bayan’ yerine ‘kadın’ demek, iş alanlarını cinsiyete göre ayırmamak, masallardaki pasif kadın figürlerini değiştirmek gibi adımları ciddiye almalıyız. Kadınlara özel kota ve kontenjanlar yerine, her bireyin eşit rekabet şansı bulabileceği sistemler geliştirilmeli; terfi, maaş ve eğitim fırsatları herkes için erişilebilir hale getirilmelidir. Kültürel dönüşüm sürecine erken yaşlardan itibaren başlanmalı; masallardaki ‘kurtarılmayı bekleyen prenses’ klişesi yerine, bağımsız ve güçlü kadın figürleri ön plana çıkarılmalıdır. Ayrıca bireysel sorumluluk almak ve eyleme geçmek kritik bir rol oynuyor. Örneğin, bir etkinlikte kadın konuşmacı yoksa ‘Neden?’ diye sormak, basit ama etkili bir başlangıç olabilir.”

Zerrin Topal’ın ortaya koyduğu Aktif Eşitlik modeli, geleneksel pozitif ayrımcılık yaklaşımlarına karşı sistematik bir dönüşüm öneriyor. Kadınların desteklenmesi gereken bireyler değil, eşit fırsatlara erişim hakkı olan kişiler olarak konumlandırılması, toplumsal normların değişimi için önemli bir adım. Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranlarının hala düşük olduğu düşünüldüğünde, Topal’ın sunduğu yaklaşım, eşitliği sağlamak adına yeni bir perspektif kazandırıyor. Ancak bu dönüşümün yalnızca söylemlerle değil, sistematik reformlarla desteklenmesi kritik önem taşıyor.

Kapat