Yapı Kredi’nin inovasyon kültürünü ve girişimcilik ekosistemini desteklemek vizyonuyla hayata geçirdiği Yapı Kredi FRWRD, Global’25 Programı’nın Demo Day etkinliğini gerçekleştirdi. JUSTWork’te düzenlenen kapanış etkinliğinde, uluslararası girişimcilik programı FRWRD Global’25 katılımcısı olan toplam 9 girişim, yatırımcılar, kurumsal paydaşlar ve ekosistem temsilcileriyle bir araya gelerek çözümlerini sunma fırsatı buldu.
Ekosistemin Öncü İsimleri Bir Arada
Etkinlik kapsamında düzenlenen panelde, Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Yakup Doğan ve girişimcilik ekosisteminin deneyimli ismi İhsan Elgin yer aldı. Serkan Ünsal’ın moderatörlüğünü üstlendiği oturumda, Yapı Kredi’nin girişim sermayesi ve iş birliği vizyonu aktarılırken, bankanın girişimlerle kurduğu ilişkinin yatırım, iş ortaklığı ve ürün geliştirme ekseninde nasıl konumlandırıldığı detaylandırıldı. Ayrıca panelde, Yapı Kredi Benim Dünyam platformu kapsamında hayata geçirilen “Kiralarsın” ve “Egaranti” girişimlerinin entegrasyon yolculukları başarı örnekleri olarak ele alındı.
Program Mezunu Girişimler
FRWRD Global’25 programını tamamlayan ve sahnede yer alan girişimler arasında; Cool ID, Excury, MonoPayments, Prometa.ai, SatoLOC Insight, Workybe, Binclusive, Leagle, Rudiq, Enlighty.ai ve T4 People Analytics dikkat çekti. Söz konusu girişimler, program boyunca elde ettikleri kazanımları ve geliştirdikleri iş modellerini katılımcıların beğenisine sundu.
Doğan: “Büyümenin Kaldıracı Teknoloji”

FRWRD markasının bankanın stratejik vizyonundaki rolüne dikkat çeken Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Yakup Doğan, Yapı Kredi olarak teknoloji ve yenilikçiliği, sürdürülebilir büyümenin en kritik kaldıraçlarından biri olarak gördüklerini belirtti. FRWRD çatısı altında girişimlere finansman sağlamanın yanında onları global ağlara, yatırımcılara ve yeni pazarlara taşıyan uçtan uca bir yol arkadaşlığı sunduklarını vurgulayan Doğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“FRWRD Global ile ülkemizdeki potansiyeli yüksek girişimlerimizi, ekosistemin en önemli küresel merkezlerine taşıyoruz. Geçtiğimiz yıllarda girişimlerimizle Estonya ve Finlandiya’da SLUSH’ta, Lizbon’da Web Summit’te yer aldık. Bu yıl ise FRWRD Global’25 kapsamında stratejik olarak seçtiğimiz Londra ve Dubai’de, London Tech Week ve GITEX Global’de sahne aldık. Tüm bu çalışmalarımızda, Bankamızın stratejik vizyonuyla uyumlu şekilde yenilikçi teknolojilere odaklanıyor hem kendi dönüşümümüzü hem de sektörümüzün dönüşümünü bu iş birlikleriyle hızlandırıyoruz.”
Sınırların Ötesinde İnovasyon ve Yatırım Ekosistemi
Etkinlikte, “Sınırların Ötesinde İnovasyon ve Yatırım Ekosistemi” başlıklı panelde Startupswatch Serkan Ünsal’ın konukları Yapı Kredi Sınırsız Bankacılık GMY Yakup Doğan, Finberg CEO’su İlhan Elgin oldu.
Yakup Doğan, 2025 yılını değerlendirirken bankacılık ve yatırım açısından yılın ilk çeyreğinin çarpanların düştüğü, heyecanın sınırlı olduğu bir dönem olarak geçtiğini belirtti. Ancak sonraki çeyreklerde global gelişmelerin daha umut verici bir görünüm yarattığını söyledi. Bankacılığın geleceğinin radikal biçimde sorgulandığı bir evreye girdiklerini, servis ve hizmet modellerinin nasıl şekilleneceğinin hem sektör hem yatırım tarafı için yeniden tanımlandığını vurguladı. Doğan, özellikle tokenizasyon alanını “disruptive” bir fırsat olarak gördüklerini, fonların tokenize edilmesiyle bankacılık bilançolarının 5–10 kata kadar büyüyebileceğini, tüm varlıkların daha likit bir yapıya evrileceğini ve yeni türev ürünlerin ortaya çıkacağını ifade etti. Yapay zekânın bankacılıkta paradigmayı değiştirdiğini, “bankada yapay zekâ kullanmak” fikrinin yerini “yapay zekâ içinde bankacılık servisleri geliştirmek” anlayışına bıraktığını belirtti. Yapı Kredi Forward programının globalleşme adımını aktarırken, yurt dışı seçme kriterlerinin, uyum süreçlerinin ve yapay zekâ odaklı çözüm beklentilerinin önemini anlattı. 44 girişime destek verdiklerini, 30’u ile iş birliği yaptıklarını ve girişimlerin odaklandıkları niş problemler sayesinde kuruma zaman değeri, inovasyon ve çarpan etkisi kazandırdığını söyledi. 2026 için güvenlik, tokenizasyon, uyum ve yapay zekâ dikeylerinde derinleşeceklerini, sermayenin daha seçici fakat toplam pazarın daha da büyüyeceği bir dönemin geleceğini vurguladı. Yapay zekâyı kullanmayan işlerin ayakta kalmasının zorlaşacağını, fark yaratabilen kullanım senaryolarının ise girişim–banka iş birliklerinde belirleyici olacağını ifade etti.
İhsan Elgin, 2025’i değerlendirirken yılın hem girişimciler hem yatırımcılar için “yüzleşmeden öğrenmeye geçilen” bir dönem olduğunu söyledi. 2024’ün birçok girişim için sert bir yüzleşme yılı olduğunu; aşırı iyimser büyüme senaryolarının dağıldığını, nakit akışlarının bozulduğunu ve birçok işin batmaya başladığını belirtti. 2025’te ise ekosistemin bu yüzleşmeden çıkardığı dersleri daha bilinçli bir şekilde toparladığını, döngülerin kaçınılmaz olduğunun net şekilde anlaşıldığını ifade etti. Dünyada ve Türkiye’de LP’lerin daha sabırlı davranmayı öğrendiğini, fon yönetiminde portföy mantığının güçlendiğini, continuation fund gibi yapıların likidite sorununa çözüm olarak ortaya çıktığını açıkladı. Elgin, başarılı girişimlerin ortak özelliğinin “birim ekonomisini net bilen, büyüme–kârlılık dengesini doğru kuran ve içeride anlattıklarıyla yönettikleri veriler arasında fark bırakmayan şirketler” olduğunu vurguladı. Birçok girişimde sunumlarda anlatılanlarla yönetim raporlarında görülen gerçeklerin çeliştiğini, bunun yatırımcı güvenini sarstığını söyledi. İtibar yönetiminin girişimler için kritik bir beceri hâline geldiğini, bunu doğru yapanların öne çıktığını belirtti. Yapay zekâ konusunda ise “bubble tartışmasının gerçek olsa bile balon sonrası değer yaratacak kalıcı modellerin oluşacağını” söyledi; tıpkı internet balonu sonrasında yaşanan dönüşüme benzetti. Türkiye’de yapay zekâ alanında çok başarılı örnekler çıkmaya başladığını, bu alanda ülkenin ciddi bir fırsat barındırdığını ifade etti. Kurumsal iş birlikleri tarafında, 15 yıl önce girişimlerle çalışmakta zorlanan kurumların bugün girişimleri stratejik ortak olarak gördüğünü, yatırımın, satın almanın ve ortak değer yaratmanın artık daha olgun bir zeminde ilerlediğini belirtti. Kurumların girişim iş birliklerini sadece satın alma mantığıyla değil, bir stratejinin parçası olarak ele almaya başladığını söyledi.
Bankacılık ve girişimcilik ekosistemi arasındaki simbiyotik ilişkinin en somut örneklerinden biri, girişimleri yerel pazardan küresel arenaya taşıyabilme kapasitesidir. Yapı Kredi FRWRD’nin stratejisi, girişimlere sağladığı finansal kaynağın yanında sunduğu global networking imkanlarıyla öne çıkıyor. Girişimlerin SLUSH veya GITEX gibi uluslararası arenalarda boy göstermesi, Türk teknoloji ihracatının potansiyelini artırırken bankanın da inovasyon kaslarını güçlendiriyor. Bu program, finansal kuruluşların birer “platform” ve “köprü” görevi üstlendiği yeni nesil bankacılık anlayışını temsil ediyor.


