Visa, yapay zeka ve Stablecoin alanlarındaki planlarını açıkladı.
Visa, 2025 üçüncü çeyrek sonuçlarını açıklarken, dijital ödemelerin dönüşümünde yapay zekâ ve stablecoin çözümlerine odaklanan yenilikçi stratejilerini yatırımcılarla paylaştı. Şirketin Üst Yöneticisi Ryan McInerney, “Yapay zekâ ve stablecoin gibi dinamik alanlarda inovasyon ve ürün geliştirmeye odaklanmamız, ticaretin geleceğini şekillendirmemize yardımcı oluyor” dedi.
Küresel ödeme sistemlerinin mobil cüzdanlar, anında ödeme çözümleri, kripto havaleler ve “şimdi al, sonra öde” modelleriyle çeşitlendiği bir çağda Visa, bu değişimi yöneterek küresel çoklu ödeme ağını geleceğe taşıma hedefiyle hareket ediyor.
Büyüme Rakamlarıyla Güçlenen Yeni Nesil Vizyon
Şirketin çeyrek net geliri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artışla 5,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. Belirli dava ve satın alma kalemleri hariç tutulduğunda ise bu rakam yüzde 19 artışla 5,8 milyar dolara ulaştı. Net gelir ise yüzde 14 artarak 10,2 milyar dolara çıktı.
Visa’nın ödeme hacmi yıllık bazda yüzde 8 artarken, toplam işlenen işlem sayısı 65,4 milyar ile yüzde 10 artış gösterdi. Sınır ötesi hacim (Avrupa içi hariç) yüzde 11 artarak uluslararası seyahat ve e-ticaretteki toparlanmayı yansıttı. ABD pazarında yüzde 7, uluslararası pazarlarda ise yüzde 10’luk büyüme kaydedildi. Latin Amerika ve Güneydoğu Asya gibi gelişmekte olan pazarlarda banka kartı kullanımı artmaya devam etti.
Yapay Zekâ ve API Tabanlı Ürünler Ödeme Deneyimini Dönüştürüyor
Visa, sahtekarlık tespiti ve kişiselleştirmenin ötesine geçen yapay zekâ yatırımlarıyla dikkat çekiyor. Şirket, geliştirici araçları ve API tabanlı çözümlerle ödeme noktalarına yapay zekâ entegrasyonu sağlıyor. Montreal merkezli bir makine öğrenimi şirketinin satın alınması, anomali tespiti ve işlem güvenliği gibi alanlarda yeni kabiliyetler sunuyor.
Yeni ürünlerden biri olan Visa Flexible Credential (VFC), kullanıcıların tek bir Visa kartı ya da dijital kimlik aracılığıyla birden fazla kaynak (banka kartı, kredi kartı, ödül puanları, farklı para birimleri, şimdi al-sonra öde limitleri) arasında işlem yapmasını mümkün kılıyor. Bu sistem, bankalar ve finansal kuruluşlar tarafından sunuluyor.
Ayrıca, müşteri hizmetleri altyapısında yapay zekâ destekli yanıt modelleme sistemi kullanılmaya başlandı. Bu yenilikle, işlem çözüm süreleri kısalırken, ticari kullanıcı memnuniyetinde artış kaydedildi.
Stablecoin ile Kurumsal Dönüşüm ve Yeni İş Modelleri
Visa’nın CEO’su McInerney, “Tüketiciler ve işletmeler stablecoin’leri ABD Doları cinsinden tasarruf aracı olarak kullanıyor, ancak bu parayla harcama yapmak da istiyorlar. Bunu sağlamanın en iyi yolu bir Visa kripto kartı ile mümkün” açıklamasını yaptı.
Visa, stablecoin şirketleriyle pilot projeler yürüttüğünü ve stablecoin ödemelerinde kullanılacak finansal altyapıyı geliştirdiğini duyurdu. Şirketin hedefleri arasında; likidite yönetimini kolaylaştırmak, hazine operasyonlarını optimize etmek ve sınır ötesi ödemelerde maliyetleri düşürmek yer alıyor.
Stablecoin kullanımı yalnızca son kullanıcıya hizmet etmekle kalmıyor, aynı zamanda Visa için zincir üstü kimlik doğrulama, dolandırıcılık analitiği, işlem yönlendirme ve entegrasyon danışmanlığı gibi katma değerli hizmetlerle yeni gelir kapıları açıyor. McInerney, “Banka ve finans kurumlarının kendi stablecoin’lerini çıkarmalarına yardımcı olarak programlanabilir paranın potansiyelini daha da artırıyoruz” dedi.
Visa, kişi-den-kişiye (P2P) ve işletmeden-işletmeye (B2B) sınır ötesi ödemelerde stablecoin kullanımını test ettiği güzergâhlarda, fiat paraya kıyasla daha hızlı ve ucuz para transferleri sağladığını belirtti.
Visa, ödeme teknolojilerindeki dönüşümün pasif gözlemcisi olmak yerine, aktif yönlendiricisi olma vizyonuyla ilerliyor. Yapay zekâ, stablecoin ve API temelli sistemlerde yaptığı yatırımlar, şirketin küresel ödeme altyapısını yeniden kurgulamasına olanak tanıyor. Özellikle stablecoin’leri tehdit olarak görmek yerine entegre edilebilir dijital varlıklar olarak değerlendiren Visa, dijital paraların yaygınlaşmasında regülasyona uygun ve işlevsel bir köprü rolü üstleniyor. Bu strateji, şirketi sadece finansal teknoloji alanında değil, küresel dijital ekonomi mimarisinde de merkezî bir oyuncu hâline getiriyor.

