Visa ve Mastercard, İngiltere’de tüketici kartları üzerinden alınan çok taraflı takas komisyonları nedeniyle milyarlarca sterlinlik tazminat talebine konu olabilecek iki yeni toplu dava girişimiyle karşı karşıya kaldı. Harcus Parker ve Hausfeld tarafından Rekabet Temyiz Mahkemesine sunulan başvurular, İngiltere’deki işletmelerin Ekim 2020 ile Ekim 2026 arasında Visa ve Mastercard tüketici kartlarıyla gerçekleştirilen işlemler nedeniyle ödediği komisyonları kapsıyor.
Başvurular tüketici banka kartı, kredi kartı ve ön ödemeli kart işlemlerindeki çok taraflı takas komisyonlarını hedef alıyor. Davacı taraf, Visa ve Mastercard tarafından belirlenen bu ücretlerin rekabeti sınırladığını ve işletmelerin kart kabul maliyetlerini yükselttiğini savunuyor.
Visa ve Mastercard ise iddialara karşı çıkıyor. Bu nedenle yeni başvurular, şirketler açısından kesinleşmiş bir tazminat yükümlülüğü anlamına gelmiyor.
Davalar altı yıllık dönemi kapsıyor
Yeni toplu dava başvurularının kapsadığı dönem 23 Ekim 2020 ile 23 Ekim 2026 arasında gerçekleştirilen Visa ve Mastercard tüketici kartı işlemlerinden oluşuyor.
Kartlı ödeme sisteminde çok taraflı takas komisyonu veya MIF, işletmenin bankasının kartı çıkaran bankaya ödediği ücretlerden biri. Bu maliyet, işletmenin kart kabulü karşılığında ödediği toplam merchant service charge içinde önemli bir unsur oluşturuyor.
Davacı taraf, bu komisyonların rekabetçi piyasa koşullarında oluşabilecek seviyenin üzerinde kaldığını ve sonuçta işletmelerin daha yüksek kart kabul maliyetine katlandığını ileri sürüyor.
100 milyon sterlin tazminat tutarı değil
Yeni başvurular işletmeleri büyüklüklerine göre farklı katılım modellerine ayırıyor.
2022-2024 döneminde yıllık grup cirosu 100 milyon sterlinin altında olan ve İngiltere’de yerleşik işletmeler, Hausfeld tarafından yürütülen opt-out sürecine şartları karşılamaları halinde otomatik olarak dahil edilecek. İstemeyen işletmeler süreçten çıkabilecek.
Yıllık grup cirosu 100 milyon sterlin veya üzerinde olan işletmeler ise Harcus Parker tarafından yürütülen opt-in sürecine katılabilecek.
Dolayısıyla 100 milyon sterlin herhangi bir ceza veya tazminat rakamını göstermiyor. Bu tutar işletmelerin hangi toplu dava modeline dahil olacağını belirleyen yıllık grup cirosu eşiği.
Daha önce aynı işlemler nedeniyle Visa veya Mastercard’a karşı dava açmış ya da uzlaşmaya varmış işletmelerin yeni toplu süreçlere katılımına da sınırlamalar getiriliyor.
Kart komisyonları uzun süredir mahkemede
İngiltere’de Visa ve Mastercard’ın çok taraflı takas komisyonlarına ilişkin hukuk mücadelesi yeni başlamadı.
Rekabet Temyiz Mahkemesi, Haziran 2025’te verdiği Trial 1 kararında belirli ticari ve tüketici kartı çok taraflı takas komisyonlarının rekabeti önemli ölçüde engellediği, sınırladığı veya bozduğu sonucuna vardı.
Ancak hukuki süreç tamamlanmış durumda bulunmuyor.
Visa ve Mastercard, Avrupa Birliği İşleyişi Hakkında Antlaşma’nın 101(3). maddesi kapsamında muafiyet savunmasını sürdürüyor. Bu konu ayrı bir aşamada değerlendirilecek. Şirketler aynı zamanda önceki karara karşı hukuki yolları kullanmayı planlıyor. Rekabet Temyiz Mahkemesinin Şubat 2026 tarihli kararında da uyuşmazlıkta çözülmesi gereken başka konular bulunduğu açıkça belirtiliyor.
Yeni toplu başvurular ise bu uzun süren hukuk mücadelesinin tüketici kartları tarafında daha geniş bir işletme grubuna taşınmasını hedefliyor.
Visa ve Mastercard iddialara karşı çıkıyor
Mastercard, yeni taleplerin temelini kabul etmediğini belirtirken Visa da interchange sisteminin tüketiciler, işletmeler ve bankalar açısından güvenli dijital ödeme ekosisteminin önemli bir parçası olduğunu savunuyor.
Yeni başvuruların tazminatla sonuçlanabilmesi için öncelikle toplu dava sürecindeki hukuki aşamaların tamamlanması gerekiyor. Bu nedenle bugün için işletmelere ödenecek kesinleşmiş bir tazminat tutarı bulunmuyor.
Buna karşılık başvuruların milyarlarca sterline ulaşabilecek talepleri gündeme getirmesi, kartlı ödemelerdeki ücret modelinin yeniden güçlü bir hukuki ve ekonomik tartışmanın merkezine oturduğunu gösteriyor.
Visa ve Mastercard dosyasının fintek açısından önemi yalnız iki büyük kart ağının karşılaşabileceği olası tazminat yüküyle sınırlı kalmıyor. Asıl mesele, kartlı ödeme ekonomisinde maliyetin kart ağları, bankalar ve işletmeler arasında nasıl dağıtıldığı. Dijital ödemelerin günlük ticaretteki payı büyüdükçe küçük oranlarla belirlenen ücretlerin toplam ekonomik etkisi de büyüyor. İngiltere’deki dava süreci bu nedenle Türkiye’deki POS maliyetleriyle doğrudan aynı hukuki çerçevede değerlendirilemese de işletmelerin ödeme kabul maliyetleri, rekabet ve alternatif ödeme rayları açısından yakından izlenmeye değer. Mahkemenin yeni toplu başvuruları nasıl ele alacağı ve önceki interchange kararlarının temyiz sürecinde nasıl şekilleneceği, Avrupa ödeme pazarındaki ücret modelinin geleceğini etkileyebilir.


