UniCredit, Banco BPM’yi satın alma sürecindeki şartlara karşı itiraz etti.
UniCredit, Banco BPM’yi satın alma sürecinde İtalyan hükümetinin dayattığı koşullara karşı yasal işlem başlattı. Banka, Roma Bölge İdare Mahkemesi’ne yaptığı başvuruda, stratejik ulusal varlıklarla ilgili işlemlerde devlete müdahale yetkisi tanıyan “altın güç” (golden power) düzenlemelerinin kapsamını sorguluyor.
14,4 Milyar Avroluk Teklife Katı Şartlar
Reuters tarafından aktarılan bilgilere göre, İtalya hükümeti 14,4 milyar avroluk tamamen hisse bazlı satın alım teklifine onay verirken UniCredit’e çok sayıda şart getirdi. Bunlar arasında, bankanın 2026 Ocak ayına kadar Rusya pazarından tamamen çekilmesi, Banco BPM’nin kredi-mevduat oranının satın alma sonrası beş yıl boyunca korunması, küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik kredi faaliyetlerinin sürdürülebilir şekilde devam ettirilmesi ve Anima Holding varlıklarının önemli bir değişikliğe uğramadan yönetilmesi yer alıyor. Bu koşullara uyulmaması halinde, ihlal derecesine bağlı olarak 300 milyon avrodan 20 milyar avroya kadar ceza uygulanabileceği belirtiliyor.
UniCredit: Koşullar Net Değil, Esneklik Sınırlandırılıyor
UniCredit yetkilileri, şartların belirsiz ve önceden sunulan bilgilerle çelişkili olduğunu savunuyor. Banka, bu koşulların operasyonel esnekliği sınırlandırabileceğini ve uyumsuzluk durumunda ağır yaptırımlara yol açabileceğini belirtiyor. Özellikle Rusya’dan çıkış süreci ve kredi portföyü yönetimi gibi konuların stratejik planları etkileyebileceği vurgulanıyor.
İhale Sürecine 30 Günlük Ara Verildi
İtalya’nın sermaye piyasası düzenleyicisi Consob, yaşanan anlaşmazlık üzerine 28 Nisan–23 Haziran arasında planlanan teklif sürecine 30 günlük ara verilmesini onayladı. Bu duraklama, UniCredit ile düzenleyici kurumlar arasında müzakerelerin yeniden şekillenmesine olanak tanıyacak. Öte yandan Banco BPM, sürecin askıya alınmasına itiraz edeceğini duyurdu. Banka, bu durumun İtalya bankacılık sektöründe devam eden birleşme ve satın alma dalgasında rekabet etme kabiliyetini zayıflattığını ifade etti.
UniCredit ile İtalyan hükümeti arasında yaşanan bu gerilim, Avrupa bankacılık sektöründe devlet müdahalelerinin sınırlarını yeniden gündeme taşıyor. “Altın güç” düzenlemesi, stratejik yatırımları korumak adına önemli bir araç olsa da, çok uluslu finans kuruluşlarının uzun vadeli planlarını zorlaştırabilecek belirsizlikler barındırıyor. Özellikle Rusya’dan çekilme gibi jeopolitik boyutu yüksek kararlar, finansal denge kadar siyasi pazarlıkları da etkiliyor. Bu dava, yalnızca UniCredit’in değil, Avrupa genelinde büyük çaplı birleşmeler planlayan bankaların önünü nasıl göreceğini belirleyecek bir emsal niteliği taşıyor.

