“Türkiye’nin İcra ve İflas Raporu” sonuçları yayımlandı.
Toplum Çalışmaları Enstitüsü tarafından hazırlanan “Türkiye’nin İcra ve İflas Raporu”, ekonomideki kırılganlıkları ve kurumsal finansal yapının geldiği noktayı gözler önüne serdi. Raporda, her beş şirketten birinin faaliyetlerini ancak borçla sürdürebildiği, icra dosyalarında rekor artış yaşandığı ve KOBİ kredilerinin enflasyon karşısında eridiği açıklandı.
Her Beş Şirketten Biri Fiilen İflasta
Enstitü’nün Hukuk ve Adalet Politikaları Direktörü Dr. Yavuz Selim Günay tarafından hazırlanan rapor, yüksek enflasyon, daralan kredi imkanları ve erozyona uğrayan kârlılık oranları nedeniyle Türkiye’deki şirketlerin %20’sinin ‘zombi şirket’ statüsüne geçtiğini ortaya koydu. Bu şirketler, gelirleriyle faaliyetlerini sürdüremedikleri halde, yalnızca borçlanma, düşük faizli krediler veya kamu destekleri gibi geçici yöntemlerle ayakta kalabiliyor.
Uluslararası karşılaştırmalara göre Türkiye, IMF’nin 2023 tarihli “The Rise of the Walking Dead: Zombie Firms Around the World” raporunda halka açık olmayan şirketlerde %13’lük oranla birinci sırada yer alıyordu. Son veriler, bu oranın daha da yükseldiğini ve özel sektörde ciddi bir finansal istikrarsızlık tehdidi oluşturduğunu ortaya koyuyor.
KOBİ Kredileri Nominalde Arttı, Reel Değeri Eridi
2023 Ocak ile 2025 Mayıs arasında KOBİ kredileri %120 oranında artış gösterdi. Ancak aynı dönemde kümülatif enflasyonun %240 seviyelerine ulaşması, reel kredi büyümesinin negatife döndüğünü gösterdi. Başka bir deyişle, işletmeler daha fazla borçlanıyor gibi görünse de aslında finansmana erişimleri geçmiş yıllara kıyasla çok daha zayıf.
İcra ve İflas Dosyalarında Rekor Artış
Raporda dikkat çeken bir diğer başlık, icra ve iflas dairelerindeki dosya sayılarındaki dramatik artış oldu. 2015 yılında 26,2 milyon olan icra dosyası sayısı, 2023’te 38,3 milyona yükselerek zirveye ulaştı. 2024 yılında bu sayı 32,7 milyona gerilese de sistem üzerindeki yük devam ediyor. Adalet Bakanlığı verilerine göre bir icra dosyasının işlem süresi 2023 yılında 582 gün iken, 2024 yılında bu süre 918 güne çıktı. Bu %57’lik artış, yargı süreçlerinin yavaşladığını ve icra sisteminin tıkanma noktasına geldiğini gösteriyor.
Ekonomik Suçlarda Yükseliş Eğilimi
Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün raporunda yer alan Adalet Bakanlığı verilerine göre ekonomik suçlara ilişkin yürütülen soruşturmalarda da artış var. 2024 yılı itibarıyla, Türkiye’de yaklaşık her 14 kişiden biri ekonomik suçlarla ilişkilendirildi. Mal varlığına karşı suçlar kapsamında işlem gören şüpheli sayısı 2022’de 5,8 milyon iken, bu sayı 2024’te 6 milyonu geçti. Aynı şekilde dosya ve suç sayılarında da her yıl artış kaydedildi. Bu eğilim, toplumsal refahın gerilemesiyle bağlantılı olarak ekonomik suçların bir hayatta kalma stratejisi haline gelmeye başladığını düşündürüyor.
Türkiye’nin icra ve iflas sistemindeki yük artarken, reel sektörün yapay solunumla yaşadığı yeni bir ekonomik evreye girdiği açıkça görülüyor. Zombi şirketlerin artması, sadece bireysel finansal risk değil, aynı zamanda bütünsel bir sistem zaafı anlamına geliyor. KOBİ kredilerinin enflasyona karşı değer kaybetmesi ve icra süreçlerinin uzaması, mevcut politikaların sürdürülebilirliğini sorgulatıyor. Ekonomik suçlardaki artış ise sosyal yapının içinde bulunduğu sıkışmayı yansıtıyor. Bu rapor, Türkiye’nin sadece makroekonomik değil, kurumsal ve toplumsal güven krizleriyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.


