Yazı: 20:01 Editörden

Türkiye’nin E-Ticaret Hacmi 2025’te 4,57 Trilyon TL’ye Ulaştı

Ticaret Bakanlığı’nın Türkiye’de E-Ticaretin Görünümü Raporu 2025’e göre e-ticaret hacmi yüzde 52,2 artışla 4,57 trilyon TL’ye çıktı. Kartlı ödemeler yüzde 62,5 payla ilk sırada yer alırken hızlı ticaret hacmi 388,7 milyar TL’ye ulaştı.

Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan “Türkiye’de E-Ticaretin Görünümü Raporu 2025”, Türkiye’de dijital ticaretin büyüme hızını, ödeme alışkanlıklarını ve tüketici davranışlarındaki dönüşümü ortaya koydu. Rapora göre Türkiye’nin e-ticaret hacmi 2025 yılında yüzde 52,2 artışla 4,57 trilyon TL’ye ulaştı. Kartlı ödemeler yüzde 62,5 payla en çok tercih edilen ödeme yöntemi olurken, hızlı ticaret hacmi yüzde 55,6 artarak 388,7 milyar TL’ye çıktı.

Ticaret Bakanlığı, Türkiye’nin 2025 yılı e-ticaret görünümünü ortaya koyan kapsamlı raporunu yayımladı. Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi verileriyle hazırlanan rapor, e-ticaretin Türkiye ekonomisindeki ağırlığının arttığını, tüketicilerin dijital kanalları daha yoğun kullandığını ve ödeme sistemleri tarafında kartlı işlemlerin belirleyici konumunu koruduğunu gösterdi.

Türkiye’de e-ticaret hacmi 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 52,2 artarak 4,57 trilyon TL’ye ulaştı. Perakende e-ticaret hacmi ise yüzde 51,8 artışla 2,46 trilyon TL oldu. Genel e-ticaret işlem sayısı 5,94 milyar adede çıkarken, perakende e-ticaret işlem sayısı 1,94 milyar adet olarak gerçekleşti.

E-ticaret hacmi dolar bazında da büyümesini sürdürdü. 2024 yılında 89,58 milyar dolar olan genel e-ticaret hacmi, 2025 yılında yüzde 28,9 artışla 115,43 milyar dolara yükseldi. E-ticaretin gayrisafi yurt içi hasıla içindeki payı ise yüzde 6,9 seviyesine ulaştı.

E-ticaret genel ticaretin yüzde 19,3’ünü oluşturdu

Rapora göre e-ticaretin genel ticaret içindeki payı 2025 yılı genelinde yüzde 19,3 olarak gerçekleşti. Yıl içinde aylık bazda dalgalı bir seyir izlendi. Ocak, Nisan ve Kasım aylarında oran yüzde 22,4 seviyesine ulaşırken, yaz aylarında yüzde 17-18 bandında dengelendi.

Kasım ayında kampanya dönemlerinin etkisiyle e-ticaretin toplam ticaret içindeki payı yeniden yükseldi. Bu veri, kampanya dönemlerinin yalnızca işlem sayısını artırmadığını, e-ticaretin genel ticaretteki ağırlığını da kısa süreli olarak yukarı taşıdığını gösterdi.

Kartlı ödemeler zirvedeki yerini korudu

Raporun ödeme sistemleri tarafındaki en dikkat çekici verisi, kartlı ödemelerin e-ticaretteki belirleyici konumu oldu. 2025 yılında e-ticaret hacminin yüzde 62,5’i kredi kartı ve banka kartı ile gerçekleşti. Havale/EFT yüzde 29,2 payla ikinci sırada yer aldı. Kapıda ödeme yüzde 3,5 seviyesinde kalırken, dijital veya mobil cüzdan, ön ödemeli kart, alışveriş kredisi ve benzeri yöntemleri kapsayan diğer ödeme türlerinin payı yüzde 4,8 oldu.

Bu tablo, Türkiye’de e-ticaretin ödeme omurgasında kartlı işlemlerin açık ağırlığını koruduğunu gösteriyor. Havale/EFT’nin yüzde 29,2’lik payı ise özellikle yüksek tutarlı işlemler, ticari alışverişler ve belirli sektörlerde geleneksel ödeme yöntemlerinin hâlâ güçlü bir kullanım alanına sahip olduğunu ortaya koyuyor.

3D Secure kullanımı dijital güvenin ana göstergesi oldu

Kartlı alışverişlerde güvenli ödeme altyapılarının kullanımı da raporun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. 2025 yılında kartlı e-ticaret işlemlerinin yüzde 64,1’i 3D Secure altyapısıyla gerçekleşti.

3D Secure kullanım oranı, tüketicilerin çevrim içi alışverişte güvenlik beklentisinin kalıcı hale geldiğini gösteriyor. E-ticarette işlem hacmi büyürken, güvenli ödeme deneyimi artık ek bir özellik olarak görülmüyor. Tüketiciler, hızlı ödeme kadar güvenli işlem akışını da dijital alışverişin standart parçası olarak kabul ediyor.

Dijital cüzdanları kapsayan yeni nesil ödeme yöntemleri büyüyor

Raporda “diğer ödeme türleri” başlığı altında çoklu ödeme, dijital veya mobil cüzdan, ön ödemeli kart, cari ödeme, çek, hesaptan ödeme, sanal para ve alışveriş kredisi gibi yöntemler yer aldı. Bu grubun toplam e-ticaret hacmi içindeki payı yüzde 4,8 oldu.

Oran kartlı ödemelere kıyasla sınırlı görünse de ödeme sistemleri açısından önemli bir değişime işaret ediyor. Dijital cüzdanlar, alışveriş kredileri ve çoklu ödeme seçenekleri, özellikle mobil alışveriş deneyiminde ve genç kullanıcı gruplarında daha fazla alan kazanıyor. E-ticaret hacmi büyüdükçe ödeme yöntemlerindeki çeşitlenme, rekabetin yalnızca fiyat ve teslimat üzerinden değil, ödeme deneyimi üzerinden de şekilleneceğini gösteriyor.

Yurt içi harcamalar e-ticaret hacminin yüzde 91,3’ünü oluşturdu

Harcama tipine göre dağılım incelendiğinde, 2025 yılında e-ticaret hacminin yüzde 91,3’ü yurt içi harcamalardan oluştu. Türkiye’nin diğer ülkelerden yaptığı alımların payı yüzde 5 olurken, diğer ülkelerin Türkiye’deki e-ticaret sitelerinden yaptığı harcamaların payı yüzde 3,7 seviyesinde gerçekleşti.

Bu dağılım, Türkiye e-ticaret pazarının ağırlıklı olarak iç talep üzerinden büyüdüğünü gösteriyor. Ancak yurt dışından Türkiye’ye yönelen harcamaların yüzde 3,7 seviyesinde kalması, sınır ötesi e-ticaret tarafında geliştirilecek önemli bir alan bulunduğuna işaret ediyor.

Giyim, ayakkabı ve aksesuar hacimde ilk sırada

Sektör bazında bakıldığında, 2025 yılında en yüksek e-ticaret hacmi 428,7 milyar TL ile giyim, ayakkabı ve aksesuar kategorisinde gerçekleşti. Elektronik sektörü 304,34 milyar TL ile ikinci sırada yer aldı. Havayolları 285,44 milyar TL, yemek sektörü ise 270,16 milyar TL e-ticaret hacmine ulaştı.

Giyim, ayakkabı ve aksesuar kategorisinin liderliği, Türkiye’de e-ticaretin tüketici alışkanlıkları içinde ne kadar günlükleştiğini gösteriyor. Elektronik tarafındaki hacim ise yüksek sepet tutarı ve kampanya dönemlerine duyarlılık nedeniyle güçlü konumunu koruyor.

Ortalama sepet tutarında beyaz eşya ve küçük ev aletleri 10 bin 513 TL ile ilk sırada yer aldı. Ev, bahçe, mobilya ve dekorasyon kategorisinde ortalama sepet tutarı 9 bin 388 TL oldu. Bu iki kategori, yüksek tutarlı alışverişlerde dijital kanalların tüketici nezdinde güven kazandığını gösteren başlıklar arasında yer aldı.

İptal ve iade oranı en yüksek kategori giyim oldu

Sektörlere göre iptal ve iade oranlarında giyim, ayakkabı ve aksesuar kategorisi yüzde 21,6 ile ilk sırada yer aldı. Elektronik yüzde 12, spor ve outdoor yüzde 11,4 ile giyim kategorisini takip etti.

Giyim kategorisindeki yüksek iade oranı, beden, kalıp, renk ve ürün beklentisi gibi faktörlerin e-ticaret deneyiminde hâlâ kritik olduğunu gösteriyor. Bu nedenle moda e-ticaretinde lojistik, iade süreçleri, ürün görselleri, ölçü rehberleri ve kullanıcı yorumları müşteri memnuniyeti açısından belirleyici olmaya devam ediyor.

Hızlı ticaret 388,7 milyar TL’ye ulaştı

Tüketicilerin hız, erişilebilirlik ve esneklik beklentisi, hızlı ticaret pazarını büyütmeye devam etti. 2025 yılında anında ve randevulu teslimatları kapsayan hızlı ticaret hacmi yüzde 55,6 artarak 388,7 milyar TL’ye ulaştı. Hızlı ticaretin 2019-2025 dönemindeki yıllık bileşik büyüme oranı yüzde 138,7 olarak hesaplandı.

Hızlı ticaretin toplam e-ticaret hacmi içindeki payı 2019 yılında yüzde 1,6 iken, 2025 yılında yüzde 8,5’e yükseldi. Bu büyüme, tüketicinin “dakikalar içinde teslimat” ve “belirlenen zaman aralığında teslimat” beklentisinin artık e-ticaretin ayrı bir segmenti haline geldiğini gösteriyor.

Hızlı ticaretin sektörel dağılımında yemek yüzde 69,5 payla ilk sırada yer aldı. Gıda ve süpermarket sektörü ise yüzde 30,5 pay aldı. Gıda ve süpermarket sektöründe toplam 221,9 milyar TL’lik hacmin 103,3 milyar TL’si geleneksel e-ticaret, 64,8 milyar TL’si anında teslimat, 53,8 milyar TL’si ise randevulu teslimat modeliyle gerçekleşti.

Hızlı ticaretin merkezi İstanbul oldu

Hızlı ticaret faaliyetleri ülke geneline yayılsa da işlem hacmi büyük şehirlerde yoğunlaştı. İstanbul, hızlı ticaret hacminin yüzde 55,4’ünü ve ürün sayısının yüzde 57,7’sini oluşturdu. İstanbul’u Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya izledi.

Bu veri, hızlı ticaretin lojistik altyapı, nüfus yoğunluğu ve teslimat ekonomisiyle yakından ilişkili olduğunu gösteriyor. Büyük şehirlerde tüketici beklentisi hızlanırken, işletmeler de fiziksel mağaza, karanlık mağaza, kurye ağı ve randevulu teslimat modellerini birlikte kullanarak çok kanallı yapıya uyum sağlıyor.

Sürdürülebilir e-ticaret hacmi 21,8 milyar TL’ye çıktı

Raporda sürdürülebilir e-ticaret de ayrı bir başlık olarak ele alındı. 2025 yılında sürdürülebilir e-ticaret hacmi 21,8 milyar TL’ye, satılan ürün sayısı ise 23,6 milyon adede ulaştı.

Sürdürülebilir e-ticarette giyim, ayakkabı ve aksesuar kategorisi hem adet hem hacim bazında ilk sırada yer aldı. Elektronik sektörü ise satış adedi düşük olmasına rağmen yüksek ürün fiyatları nedeniyle hacim tarafında güçlü bir görünüm sundu.

İkinci el e-ticaret kapsamında en yüksek hacim cep telefonu kategorisinde oluştu. Yenilenmiş ürün satışlarında da cep telefonları belirgin şekilde öne çıktı. Bu tablo, sürdürülebilir tüketimin Türkiye’de özellikle ikinci el moda, yenilenmiş elektronik ve yüksek fiyatlı teknolojik ürünler üzerinden büyüdüğünü gösteriyor.

Kadın kullanıcılar pazar yeri alışverişinde öne çıktı

Pazar yerleri üzerinden gerçekleşen e-ticaret harcamalarında kadın kullanıcıların ağırlığı dikkat çekti. 2025 yılında pazar yerlerindeki e-ticaret harcamalarının yüzde 56’sı kadın kullanıcılar tarafından yapıldı. İşlem adedi bazında kadın kullanıcıların payı yüzde 74,6’ya ulaştı.

Yaş gruplarına göre en yoğun harcama 25-34 yaş aralığında gerçekleşti. Özellikle 25-29 yaş grubunda kadın kullanıcı oranı yüzde 82,3 ile en yüksek seviyeye çıktı. Bu veri, pazar yerlerinde alışveriş sıklığının ve kategori tercihlerinin demografik olarak belirgin biçimde farklılaştığını gösteriyor.

E-ticaret yapan işletme sayısı 634 bin 611 oldu

Türkiye’de e-ticaret faaliyeti gösteren işletme sayısı 2025 yılında 634 bin 611’e ulaştı. Bu sayı 2024 yılında 600 bin 800’dü. İşletme türlerine göre bakıldığında, e-ticaret yapan işletmelerin yüzde 75’i şahıs işletmesi, yüzde 21’i limited şirket, yüzde 4’ü anonim şirket olarak kaydedildi.

Pazar yerlerinde satış yapan işletmelerin yüzde 79,2’si tek bir pazar yerinde faaliyet gösteriyor. İki pazar yerinde satış yapanların oranı yüzde 13,7, üç pazar yerinde faaliyet gösterenlerin oranı ise yüzde 4,6 seviyesinde kaldı. Bu tablo, satıcıların büyük bölümünün tek platforma odaklandığını ve çok kanallı pazar yeri kullanımının sınırlı kaldığını gösteriyor.

İstanbul e-ticarete uyumda ilk sırada

E-ticarete uyum endeksinde İstanbul 93,10 puanla ilk sırada yer aldı. İstanbul’u Çorum, Kayseri, Kocaeli ve Ankara takip etti. Endeks; il bazında satışların alışları karşılama oranı, e-ticaretin GSYH içindeki payı, işletme başına düşen e-ticaret hacmi ve e-ticaret yapan işletmelerin toplam işletme sayısına oranı üzerinden hesaplandı.

İstanbul’un ilk sıradaki konumu beklenen bir sonuç olurken, Çorum ve Kayseri gibi illerin üst sıralarda yer alması dikkat çekti. Rapor, bazı illerin mutlak hacimden bağımsız olarak verimlilik ve satış-alış dengesiyle öne çıkabildiğini gösteriyor.

Türkiye’nin 2025 e-ticaret karnesi, dijital ticaretin artık yalnızca perakende büyümesiyle açıklanamayacak kadar geniş bir ekosisteme dönüştüğünü gösteriyor. Ödeme sistemleri açısından en kritik veri, kartlı ödemelerin yüzde 62,5 payla liderliğini koruması. Ancak havale/EFT’nin yüzde 29,2’lik payı, özellikle ticari alışverişlerde ve yüksek tutarlı işlemlerde geleneksel ödeme alışkanlıklarının etkisini sürdürdüğünü gösteriyor. Dijital cüzdanları da kapsayan yeni nesil ödeme yöntemlerinin yüzde 4,8 seviyesine ulaşması ise büyüme potansiyeli taşıyan alanın nerede olduğunu işaret ediyor. Burada asıl rekabet, ödeme yönteminin varlığından çok ödeme anının ne kadar hızlı, güvenli ve sorunsuz tasarlandığında yaşanacak. 3D Secure kullanımının yüzde 64,1’e çıkması, güvenliğin tüketici davranışında temel beklentiye dönüştüğünü gösteriyor. Hızlı ticaretin 388,7 milyar TL’ye ulaşması da ödeme, lojistik ve müşteri deneyiminin artık tek bir akış olarak düşünülmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Türkiye’de e-ticaretin bir sonraki büyüme eşiği, yalnızca daha fazla satıştan geçmeyecek. Daha güvenli ödeme, daha akıllı teslimat, daha düşük iade maliyeti, daha güçlü satıcı altyapısı ve sürdürülebilir tüketim modelleri birlikte çalıştığında ekosistem daha sağlıklı büyüyecek.

Kapat