Türkiye Hayat Emeklilik, bireysel emeklilik sisteminin uzun vadeli tasarruf ve reel getiri kapasitesini mercek altına alan “Devlet Katkısının Ötesinde BES” başlıklı araştırma raporunu yayımladı. Türkiye Sigorta ile birlikte Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü tarafından hazırlanan rapor, BES fonlarının performansını ve sistemin piyasa koşulları karşısındaki dayanıklılığını kapsamlı biçimde değerlendiriyor.
Raporda, yüzde 20 oranındaki devlet katkısının hâlen piyasadaki en yüksek “risksiz başlangıç getirisi” sunduğu vurgulanırken, BES’in yalnızca teşvik mekanizmasıyla sınırlı kalmayan, güçlü bir reel getiri potansiyeline sahip olduğu ortaya konuyor. Uzun vadeli veriler, sistemin enflasyon karşısında birikimleri koruyabilen ve katılımcısına sürdürülebilir değer üretebilen bir yapı sunduğunu gösteriyor.
BES Tercihinde Enflasyondan Korunma Öne Çıkıyor
Son 12 yıllık veriler üzerinden yapılan analiz, bireysel emeklilik sistemine katılım kararlarında ekonomik konjonktürün ve piyasa koşullarının belirleyici rol oynadığını ortaya koyuyor. Rapora göre katılımcılar, devlet katkısı oranındaki değişimlerden bağımsız biçimde sisteme öncelikle varlıklarını enflasyona karşı koruma ve ekstra getiri sağlama motivasyonuyla yaklaşıyor.
Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü’nün incelediği fon performanslarının son 10 yıllık döneminde, BES fonlarının istikrarlı şekilde enflasyonun üzerinde getiri üreterek katılımcısına reel kazanç sunduğu görülüyor. Yüzde 20 devlet katkısı sayesinde BES, küresel ölçekte en yüksek başlangıç getirisi sunan finansal ürünler arasında konumlanıyor.
Türkiye Uluslararası Sistemlerde Pozitif Ayrışıyor
Raporda, Türkiye’nin uluslararası emeklilik sistemleri içinde dikkat çekici bir konuma sahip olduğu vurgulanıyor. Türkiye’de uygulanan yıllık devlet katkısı tavan tutarı, benzer doğrudan katkı sistemleriyle karşılaştırıldığında oldukça yüksek bir seviyede bulunuyor. OECD ülkeleri incelendiğinde, vergi avantajı yerine doğrudan nakit desteği sunan sistemlerin sınırlı sayıda olduğu, bu alanda Türkiye ve Yeni Zelanda’nın öne çıkan örnekler arasında yer aldığı belirtiliyor.
BES Fonları Reel Getiri Üretebilen Birikim Aracı Konumunda
Fon çeşitliliği sayesinde piyasa koşullarına göre esnek portföy yapıları oluşturulabildiği ifade edilen raporda, riskin dengeli biçimde dağıtılmasının uzun vadeli ve istikrarlı reel getirileri desteklediği kaydediliyor. Sadece son bir yıl içinde, devlet katkısı hariç BES fon getirilerinin enflasyonu iki kat aşması, sistemin reel getiri üretme kapasitesini net biçimde ortaya koyuyor.
Türkiye Hayat Emeklilik Fonları Sektör Ortalamasının Üzerinde
Uzun vadeli birikim ve emeklilik döneminde ek gelir yaratmak isteyenler için BES, öne çıkan tasarruf araçları arasında yer alıyor. Rapora göre Türkiye Hayat Emeklilik’in fon getirileri, sektör ortalamasının üzerinde bir performans sergiliyor. 2025 yılında BES’in, OKS dahil sektör ortalama getirisi yüzde 58 seviyesinde gerçekleşirken, Türkiye Hayat Emeklilik fonlarının getirisi yüzde 65 olarak kaydedildi.
“Devlet Katkısının Ötesinde BES” raporu, bireysel emeklilik sisteminin teşvik temelli bir yapıdan çok daha fazlasını sunduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Enflasyonist dönemlerde tasarruf sahiplerinin reel değer arayışı güçlenirken, BES fonlarının uzun vadeli performansı sistemin stratejik önemini artırıyor. Özellikle fon çeşitliliği ve risk dağılımına dayalı yapı, BES’i klasik tasarruf araçlarından ayrıştıran temel unsurlar arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde BES’in, hane halkı tasarruflarını güçlendiren ve sermaye piyasalarına derinlik kazandıran rolünün daha da belirginleşmesi bekleniyor.

