Ödüyo Genel Müdürü Erman Yapıcı, Türkiye’deki fintek sektörünü değerlendirdi.
Türkiye, finansal teknoloji alanında yalnızca içeride değil, dış pazarlarda da etkisini artıran stratejik bir aktöre dönüşüyor. Yerli fintek şirketleri, Afrika, Orta Asya ve Körfez ülkeleri başta olmak üzere, dijital bankacılığın henüz olgunlaşmadığı pazarlara yönelik çözümler sunarak bölgesel ölçekte ihracat odaklı bir büyüme stratejisi izliyor. Ödüyo Genel Müdürü Erman Yapıcı’ya göre Türkiye, artık sadece bir teknoloji üreticisi değil; aynı zamanda B2B fintek çözümleri ihracatında bölgesel bir merkez haline gelme yolunda ilerliyor.
Fintek, Operasyonel Bir Araçtan Stratejik Güce Dönüşüyor
Geleneksel bankacılığın ötesine geçen çözümler sunan fintek sektörü, bugün işletmeler için dijitalleşmenin merkezinde konumlanıyor. Ülke genelinde lisanslı elektronik para ve ödeme kuruluşlarının sayısı 2025 itibarıyla 90’a ulaşmış durumda. Bu genişleyen ekosistem, sadece işlem kolaylığı sağlamakla kalmıyor; sanal POS, açık bankacılık API’leri, yapay zekâ destekli analiz ve ERP entegrasyonları ile iş süreçlerini uçtan uca dönüştürüyor.
Ödüyo Genel Müdürü Erman Yapıcı, “Fintek, artık operasyonel değil, stratejik bir araç. Dijitalleşmenin merkezine oturan çözümler sayesinde şirketler, yalnızca daha hızlı tahsilat yapmıyor; aynı zamanda daha akıllı, daha entegre, daha öngörülü hale geliyor. Bu da doğrudan rekabet gücünü belirliyor.” ifadelerini kullanıyor.
KOBİ’ler İçin Oyunun Kuralları Değişiyor
Yapıcı, dijital onboarding, kart saklama altyapısı ve anlık hesap takibi sağlayan açık bankacılık uygulamalarıyla KOBİ’lerin dijitalleşme süreçlerinin yeniden tanımlandığını vurguluyor. Veriye dayalı altyapılar sayesinde işletmeler artık sadece raporlama yapmıyor; nakit akış yönetimi, otomatik borçlandırma ve krediye dayalı sipariş sistemlerini entegre bir şekilde kullanabiliyor.
Mobil cüzdanlar ve dijital ödeme sistemleri ise özellikle genç tüketici kitlesinin ödeme alışkanlıklarını kökten değiştiriyor. Kullanıcı deneyiminin rekabette belirleyici bir unsur haline geldiği bu dönemde, hız ve konforun ötesinde sadakat oluşturan stratejiler ön plana çıkıyor.
Fintek İhracatında Yeni Hedef: Orta Asya ve Afrika
Türkiye merkezli fintek şirketleri, yerli pazardaki büyümeyi bölgesel açılımlarla desteklemeye hazırlanıyor. Orta Asya, Afrika ve Körfez gibi finansal sistemleri henüz gelişmekte olan pazarlarda Türk çözümlerine olan talep artarken, bu bölgeler fintek ihracatında yeni büyüme alanı olarak değerlendiriliyor.
Erman Yapıcı, bu stratejik açılımı şu sözlerle açıklıyor:
“Türkiye’deki fintek ekosistemi yalnızca hızlı büyümüyor, aynı zamanda derinleşiyor. Bugün, dijital onboarding süreçleriyle saniyeler içinde yeni bir müşteri kazanmak, kart saklama altyapısıyla kullanıcı sadakati sağlamak ya da açık bankacılık API’leriyle bankalardaki hesap hareketlerini anlık olarak yönetmek mümkün. Tüm bu çözümler, iş süreçlerini dijitalleştirmek isteyen KOBİ’ler için oyunun kurallarını yeniden yazıyor. Öyle ki, verinin doğru kullanımıyla KOBİ’ler artık sadece finansal raporlama yapmıyor; anlık nakit akışı analizi, gelir tahmini, otomatik borçlandırma ve krediye dayalı sipariş süreçlerini de tek platform üzerinden yönetebiliyor.”
Sektörde Konsolidasyon ve Uluslararasılaşma Beklentisi Artıyor
Sektördeki regülasyon artışı, sürdürülebilirlik ihtiyacı ve yatırım ikliminin dönüşmesiyle birlikte, önümüzdeki dönemde daha az ama daha güçlü oyuncuların sahada kalacağı öngörülüyor. Sermaye yapısı güçlü, teknoloji altyapısı esnek ve küresel vizyonu olan şirketlerin öne çıkması bekleniyor.
Yapıcı bu süreci şöyle değerlendiriyor:
“2025 ve sonrası, stratejik oyuncuların sahnesi olacak. Fintek artık yatırımcının ilgisini çeken, iş ortaklıklarının merkezinde yer alan, ihracat potansiyeli yüksek bir alana dönüştü. Ödüyo olarak biz de bu dönüşümün hem teknoloji sağlayıcısı hem de stratejik ortağı olmaya devam ediyoruz. Fintek sektörü Türkiye’de sadece dijital dönüşümü temsil etmiyor. Aynı zamanda ekonominin dinamizmini, genç girişimciliğin gücünü ve yerli teknolojinin küresel vizyonunu da ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde bu alanın, yalnızca finansın değil; tüm ekonominin itici gücü haline gelmesi kaçınılmaz.”
Türkiye’nin fintek alanında elde ettiği ivme, artık sadece iç pazarın değil, bölgesel büyümenin de habercisi. B2B fintek ihracatında hedeflenen yeni pazarlar, Türkiye’yi teknoloji tedarikçisi kimliğinden çıkarıp bir inovasyon merkezi konumuna taşıyor. Ödüyo gibi stratejik vizyon sunan oyuncular, yalnızca dijital ödeme çözümleri değil, aynı zamanda rekabetçi teknoloji modelleriyle bu dönüşümde belirleyici bir rol üstleniyor. Önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin bölgesel fintek liderliğini güçlendiren bir stratejik üs haline gelmesi güçlü bir olasılık olarak öne çıkıyor.


