Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Birleşmiş Milletler bünyesindeki Uluslararası Telekomünikasyon Birliği tarafından düzenlenen İyilik İçin Yapay Zekâ Zirvesi’nde Turkcell’in yapay zeka odaklı altyapı yatırımlarını anlattı. Koç, yapay zeka yarışının artık yalnızca model yarışı olmadığını belirterek güçlü dijital geleceğin sağlam ve bağımsız altyapıyla mümkün olacağını vurguladı.
Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen İyilik İçin Yapay Zekâ Zirvesi’nde yapay zeka çağında altyapının stratejik önemine dikkat çekti. Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Telekomünikasyon Birliği tarafından 7-10 Temmuz tarihlerinde düzenlenen zirvede iki ayrı oturumda konuşan Koç, Turkcell’in yapay zeka odaklı yatırımlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Koç, yapay zeka yarışının artık yalnızca model yarışı olmadığını belirterek, “Yapay zeka artık bir model meselesi değil, bir altyapı meselesidir. Kim altyapıya hükmederse, geleceğe de o hükmeder” mesajını verdi.
Yapay zeka beş temel katman üzerinde yükseliyor
Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, yapay zeka çağında belirleyici faktörün yalnızca modellerin büyüklüğü ya da işlem kapasitesi olmadığını belirtti.
Koç’a göre yapay zekayı veri merkezlerinden çıkarıp gerçek dünyaya taşıyacak altyapıyı kurmak giderek daha kritik hale geliyor. Bu altyapı; enerji, çip ve işlem gücü, veri merkezi ile bulut, modeller ve uygulamalar olmak üzere beş temel katman üzerinde yükseliyor.
Şebeke ise bu katmanları bir araya getiren ana platform konumunda yer alıyor. Yapay zeka, şebeke planlamasından enerji verimliliğine kadar ağları daha öngörülü ve dayanıklı hale getirirken; yeni nesil şebekeler de yapay zekayı insanlara, cihazlara, şehirlere ve endüstrilere ulaştıran temel altyapıyı sağlıyor.
Operasyonel milli bağımsızlık hedefi

Turkcell’in enerji, veri merkezi ve bulut teknolojilerine yaptığı yatırımlara değinen Koç, küresel güç mücadelesinin kritik cephelerinden birinin dijital altyapı olduğunu söyledi.
Koç, enerjisini kendi üreten, verisini kendi topraklarında işleyen ve bulutunu kendi kuran ülkelerin geleceğin belirleyicileri arasında yer alacağını vurguladı.
Turkcell’in enerji, veri, bulut, model ve uygulamalara yönelik çalışmalarının bütünsel bir stratejinin parçaları olduğunu ifade eden Koç, şirketin hedefini dijital altyapıda operasyonel bağımsızlık olarak tanımladı.
Koç, Turkcell’in açık, dengeli ve çok kaynaklı bir teknoloji yaklaşımıyla ilerlediğini belirterek, ülkeye kurulan her altyapıyı milli geleceğe atılmış stratejik bir imza olarak gördüklerini söyledi.
Enerji katmanında yenilenebilir kaynaklar öne çıkıyor
Turkcell, yapay zeka altyapısının ilk katmanı olarak enerjiyi konumlandırıyor. Şirket, “daha fazla bit, daha az watt” yaklaşımıyla rüzgâr ve güneş enerjisi santrallerindeki toplam aktif kurulu gücünü 99,1 MW’a yükseltti.
GSMA Mobile Net Zero inisiyatifine katılan dünyadaki ilk 8 operatör arasında yer alan Turkcell, 2050’de net sıfır şirket olmayı hedefliyor. Elektrik tüketiminin tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılayan şirket, sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarıyla da sektörde öne çıkıyor.
Turkcell, Karbon Saydamlık Projesi’nin İklim Değişikliği ve Tedarikçi Katılımı derecelendirmelerinde en yüksek not olan “A” seviyesine sahip. Şirket ayrıca TIME ve Statista’nın hazırladığı World’s Best Companies in Sustainable Growth 2026 sıralamasında kendi sektöründe birinci oldu.
Çip ve işlem gücünde çok kaynaklı yaklaşım
Turkcell, çip ve işlem gücü katmanında doğrudan çip üretimi yerine yüksek işlem kapasitesine erişimi güçlendirecek teknoloji ortaklıklarına ve çok kaynaklı tedarik yaklaşımına odaklanıyor.
Şirket, yapay zeka çağında ihtiyaç duyulan işlem gücünü tek bir teknolojiye, ekosisteme ya da tedarik modeline bağımlı kalmadan güvenli, esnek ve ölçeklenebilir bir altyapı üzerinden sunmayı hedefliyor.
Bu yaklaşım, yapay zeka altyapısında sürdürülebilir büyüme kadar tedarik güvenliği ve operasyonel esneklik açısından da önem taşıyor.
Veri merkezi ve bulut yatırımları 598 milyon avroya ulaştı
Turkcell’in veri merkezi işletmeciliğine yönelik yatırımları 2026’nın ilk çeyreği itibarıyla 598 milyon avroya ulaştı. Şirketin 4 binden fazla şirkete hizmet veren veri merkezi ve bulut hizmetleri gelirleri ise 8,5 milyar TL’ye yükseldi.
Google Cloud ile hayata geçirilecek Türkiye’nin ilk hiper ölçekli bulut bölgesi, Turkcell’in bu alandaki en stratejik adımlarından biri olarak konumlanıyor.
Bu iş birliğiyle ileri seviye bulut ve yapay zeka yetkinliklerinin Türkiye regülasyonları altında sunulması hedefleniyor. Veri güvenliği ve veri egemenliği açısından bu adım kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.
Doğru modeli doğru işe bağlama yaklaşımı
Turkcell, yapay zeka modelleri tarafında tek bir modele bağımlı kalmak yerine “doğru modeli doğru işe bağlama” yaklaşımını benimsiyor.
Şirket, Türkçe dil yeteneklerine odaklanan yapay zeka mimarileriyle müşterilerin sorularını daha iyi anlayan, bağlamı daha doğru okuyan ve kişiselleştirilmiş yanıtlar verebilen çözümler geliştiriyor.
Bu yaklaşım, yapay zeka uygulamalarında yalnızca model büyüklüğünün değil; dil, bağlam, kullanım amacı ve operasyonel ihtiyaca uygunluğun da belirleyici olduğunu gösteriyor.
Uygulamalarda yapay zeka günlük iş süreçlerine taşınıyor
Turkcell, yapay zekayı yalnızca teknoloji laboratuvarlarında geliştirmekle sınırlı tutmuyor. Şirket, yapay zekayı günlük iş süreçlerine ve müşteri deneyimi alanlarına da entegre ediyor.
Yazılım geliştirme süreçlerinde kod üretiminin yüzde 25’i yapay zeka desteğiyle gerçekleştiriliyor. Yeni nesil chatbot, dijital asistan ve müşteri deneyimi çözümleriyle yapay zeka operasyonların içine taşınıyor.
Turkcell’in dijitalleşen yüzünü ve teknoloji şirketine dönüşümünü temsil eden Teknocan da bu vizyonun görünür örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Şirket, geliştirdiği yapay zeka çözümlerini kamu, finans, savunma ve havacılık gibi stratejik sektörlerin ihtiyaçlarına göre uyarlayarak Türkiye’nin dijital dönüşümünde güvenilir teknoloji iş ortağı olmayı hedefliyor.
Yapay zeka altyapısı stratejik rekabet alanına dönüşüyor
Turkcell’in ITU İyilik İçin Yapay Zekâ Zirvesi’nde paylaştığı yaklaşım, yapay zekada rekabetin yalnızca büyük dil modelleri veya uygulamalar üzerinden ilerlemediğini gösteriyor.
Enerji arzı, işlem gücü, veri merkezi kapasitesi, bulut altyapısı, veri güvenliği, yerel regülasyonlarla uyum, model stratejisi ve uygulama katmanı, yapay zeka ekonomisinin temel bileşenleri haline geliyor.
Bu nedenle telekom operatörleri, yalnızca bağlantı sağlayıcıları olarak konumlanmıyor. Şebeke, veri merkezi, bulut ve yapay zeka katmanlarını birlikte yöneten teknoloji altyapısı sağlayıcılarına dönüşüyor.
Turkcell’in yapay zeka altyapısını beş katmanda ele alan yaklaşımı, telekom şirketlerinin yeni dönemde nasıl konumlanacağını net biçimde gösteriyor. Yapay zeka rekabeti uzun süre model kalitesi, parametre büyüklüğü ve uygulama performansı üzerinden konuşuldu. Ancak Dr. Ali Taha Koç’un vurguladığı gibi asıl stratejik alan giderek altyapıya kayıyor. Enerji, işlem gücü, veri merkezi, bulut, model ve uygulama katmanlarını birlikte kurabilen şirketler, yapay zekayı gerçek dünyaya taşıma konusunda daha güçlü konumlanacak. Turkcell’in yenilenebilir enerji yatırımları, veri merkezi ve bulut gelirlerindeki büyüme, Google Cloud ile hiper ölçekli bulut bölgesi hedefi ve Türkçe odaklı yapay zeka mimarileri, bu dönüşümün farklı parçalarını oluşturuyor. Burada kritik nokta, yapay zekanın yalnızca teknoloji geliştirme meselesi olarak görülmemesi. Veri egemenliği, regülasyon uyumu, operasyonel bağımsızlık ve çok kaynaklı teknoloji yaklaşımı, ülkelerin dijital geleceğinde belirleyici hale geliyor. Turkcell’in bu alandaki iddiası, telekom operatörlerinin yapay zeka çağında bağlantı sağlayıcılığının ötesine geçerek stratejik teknoloji altyapısı oyuncusuna dönüşeceğini gösteriyor.


