DOGE, federal regülasyonların yarısını ortadan kaldırmak amacıyla özel bir AI modeli geliştirdi.
Amerika Birleşik Devletleri, yapay zekâ teknolojilerini yalnızca ekonomik büyüme ve rekabet üstünlüğü için değil, aynı zamanda devlet işleyişinde radikal sadeleştirmeler yapmak için de devreye alıyor. Washington Post’un hükümet belgelerine ve konuyla ilgili dört yetkilinin açıklamalarına dayandırdığı haberine göre, Hükümet Verimlilik Departmanı (DOGE), federal regülasyonların yarısını ortadan kaldırmak amacıyla özel bir yapay zekâ modeli geliştirdi.
Yıl dönümüne kadar yüzde 50 azaltma hedefi
Planın odağında yer alan hedef, Donald Trump’ın başkanlık döneminin birinci yıl dönümüne kadar regülasyonların sayısını yüzde 50 oranında azaltmak. Bu kapsamda DOGE, “DOGE AI Deregulation Decision Tool” adlı bir yapay zekâ aracı kullanıyor. Araç, yaklaşık 200.000 federal düzenlemeyi analiz ederek artık yasa gereği yürürlükte tutulmasına gerek kalmamış olanları tespit ediyor.
Hazırlanan PowerPoint sunumuna göre bu araç, personel geribildirimleri ile birlikte yaklaşık 100.000 regülasyonun kaldırılabileceğini öngörüyor. Böylece yalnızca bürokratik yükün değil, aynı zamanda kamu bütçesi üzerindeki maliyetin de azaltılması ve dış yatırımların önünün açılması bekleniyor. PowerPoint sunumunda ayrıca, bu sistemin “uyum maliyetlerini azaltarak, federal bütçeyi düşürerek ve tanımlanmamış dış yatırımları tespit ederek ABD’ye trilyonlar kazandıracağı” ifade ediliyor.
İki haftada 1.083 düzenleme analiz edildi
Habere göre, yapay zekâ aracı şu ana kadar yalnızca iki hafta içerisinde Konut ve Kentsel Gelişim Bakanlığı bünyesindeki 1.083 düzenleme hakkında karar verebildi. Tüketici Finansal Koruma Bürosu’nda (CFPB) ise, “deregülasyonların yüzde 100’ü” tamamen bu araçla yazıldı.
Trump’ın AI odaklı hükümet vizyonu
Bu girişim, Trump yönetiminin yapay zekâ uygulamalarını federal devlet genelinde yaygınlaştırma hedefiyle örtüşüyor. Geçtiğimiz hafta Beyaz Saray, ABD’nin küresel yapay zekâ liderliğini sürdürmesi amacıyla hazırlanmış bir politika yol haritası sundu.
Bu belgede, “America’s AI Action Plan” başlığı altında yer alan temel hedefler arasında “ifade özgürlüğü temelinde inşa edilmiş yapay zekâ sistemleri” geliştirilmesi gerektiği belirtiliyor. Ayrıca, bu sistemlerin “ideolojik önyargı” yerine “Amerikan değerleri” doğrultusunda tasarlanması gerektiği vurgulanıyor.
Veri merkezleri ve yapay zekâ altyapısı genişliyor
Planın önemli maddeleri arasında; yapay zekâ altyapısının hızla inşa edilmesi, veri merkezleri, çip üretimi ve enerji projeleri için izin süreçlerinin kolaylaştırılması, ABD elektrik şebekesinin modernize edilmesi ve federal arazilerin teknoloji geliştirme için kullanıma açılması gibi adımlar bulunuyor.
Ocak ayında Trump tarafından duyurulan 500 milyar dolarlık Stargate planı da bu kapsamda öne çıkıyor. Bu proje, OpenAI, SoftBank, Oracle ve MGX gibi dev şirketlerin liderliğinde yapay zekâ veri merkezleri kurmayı hedefliyordu. Ancak, bu merkezlerin nerede inşa edileceği konusunda yaşanan görüş ayrılıkları nedeniyle projenin kapsamı daraltılmış durumda.
Yapay zekânın devlet regülasyonlarını analiz eden ve azaltan bir araç olarak kullanılmaya başlaması, yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda ideolojik bir dönüşümü de işaret ediyor. Kamu politikalarında sadeleştirme hedefiyle geliştirilen bu tür sistemler, veri merkezleri ve altyapı yatırımlarıyla birleştiğinde, küresel rekabette yeni bir yönetim biçimi doğuruyor. Ancak bu adımlar, regülasyonların işlevselliği ve toplumsal etkileri açısından daha uzun vadeli sonuçlarla değerlendirilmek zorunda kalabilir. Kuralların azaltılması, her zaman daha az risk anlamına gelmiyor; özellikle finansal ve sosyal koruma alanlarında.

