Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 22 Ocak 2026 tarihli Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına dair ayrıntılı özeti yayımladı. Küresel ekonomik belirsizliklerin ve yerel enflasyon dinamiklerinin titizlikle analiz edildiği özette, faiz indirim kararı ve dezenflasyon sürecine dair stratejik mesajlar ön plana çıktı. Kurul, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını %38’den %37’ye indirdiğini hatırlatarak, ihtiyatlı duruşun korunacağını vurguladı.
Küresel Riskler ve Büyüme Görünümü
Toplantı özetinde küresel ticaret politikalarına ilişkin belirsizliklerin azaldığı, ancak jeopolitik risklerin belirgin şekilde yükseldiği ifade edildi. Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının büyüme endeksinin 2025’te %2,1 arttığı, 2026’da ise %2,4 oranında artacağı tahmin ediliyor. Küresel talepteki zayıf seyir ham petrol fiyatlarını baskılamaya devam ederken, jeopolitik gelişmelerin emtia fiyatları üzerinde yukarı yönlü risk oluşturabileceğine dikkat çekildi.
Enflasyon Görünümü ve Hizmetlerdeki Katılık
Kurul, tüketici enflasyonunun Aralık ayında gerileyerek yılı %44,4 seviyesinde tamamladığını hatırlattı. Dezenflasyon sürecine dair yapılan tespitlerde şu noktalar öne çıktı:
-
Hizmet Enflasyonu: Kira ve eğitim dışı hizmetlerde yavaşlama görülse de, bu iki kalemdeki katılıkların toplam hizmet enflasyonunu yüksek tuttuğu belirtildi.
-
İç Talep: Perakende satış ve kartlı harcama verilerinin iç talepteki dengelenmenin sürdüğünü kanıtladığı aktarıldı.
-
Gıda ve Temel Mallar: İşlenmemiş gıda fiyatlarında taze meyve ve sebze kaynaklı artışlar gözlenirken, temel mal enflasyonunun düşük seyrini koruduğu ifade edildi.
Faiz İndirimi ve İhtiyatlı Sıkılık Mesajı Verildi
Kurul, politika faizini %37 seviyesine çekerken, gecelik borç verme faiz oranını %40, borçlanma faiz oranını ise %35,5 olarak belirledi. Kararın gerekçesi ve gelecek döneme dair şu mesajlar verildi:
“Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul, adımların büyüklüğünü enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla belirlemektedir. Enflasyonun ara hedeflerden belirgin biçimde ayrışması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.”
TCMB’nin 100 baz puanlık faiz indirimi sonrasındaki bu toplantı özeti, piyasaya “kontrol bizde” mesajı veriyor. Politika faizindeki indirim, iç talepteki dengelenme ve enflasyon beklentilerindeki iyileşme ile desteklenmiş durumda. Ancak hizmet enflasyonundaki direnç, özellikle kira ve eğitim giderlerindeki katılıklar, Banka’nın “ihtiyatlı” kalmasını zorunlu kılıyor. Fintek sektörü için bu süreç, kredi ve mevduat piyasalarındaki likidite yönetiminin makroihtiyati adımlarla desteklenecek olması bakımından yakından takip edilmeli. 2026 yılı, faiz koridorunun daraldığı ama denetimin sıkı kaldığı bir dönem olacak gibi görünüyor.


