Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyeye alınan yatırım fonları için özel yasal çerçeve oluşturuldu. 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun, 27 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Düzenleme, tasfiyesi henüz tamamlanmamış fonlarda yatırımcı ödemelerinden fon varlıklarının geri kazanılmasına, sorumlulardan tahsilata kadar sürecin nasıl yürütüleceğini belirliyor.
Yeni kanun kapsamında SPK’nın belirleyeceği fonlarda yatırımcılara, nihai tasfiye ödemesinden mahsup edilmek üzere 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme yapılabilecek. Fon malvarlığından hukuka aykırı biçimde çıkarıldığı belirlenen değerlerin geri alınması ve fon zararından sorumlu kişilerin malvarlığından tahsilat yapılması için de yeni mekanizmalar getirildi.
SPK’nın daha önce yaptığı açıklamaya göre 17 Eylül kararları 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonu kapsıyordu. Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına göre bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyordu.
Kanun hangi fonları kapsıyor
Kanunun kapsamı, SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve 27 Ekim itibarıyla tasfiyesi tamamlanmamış yatırım fonlarıyla sınırlandırıldı.
Düzenleme, söz konusu özel tasfiye sürecine yönelik hükümler içeriyor.
SPK’nın 17 Eylül tarihli bülteninde Tera Portföy Yönetimi, A1 Capital Portföy Yönetimi, Atlas Portföy Yönetimi, Bulls Portföy Yönetimi, Hedef Portföy Yönetimi, Pardus Portföy Yönetimi ve Pusula Portföy Yönetiminin kurucusu olduğu fonlar tasfiye süreci kapsamında yer almıştı.
Tera Portföy fonlarının tasfiye sürecinde Türkiye İş Bankası, diğer altı portföy yönetim şirketinin fonlarında ise Ziraat Bankası görevlendirilmişti.
1 milyon TL’ye kadar ara ödeme yapılabilecek
Kanunun yatırımcı açısından en dikkat çekici hükümlerinden biri ara ödeme mekanizması oldu.
SPK tarafından belirlenecek fonlarda, yatırımcının net yatırım tutarı 1 milyon TL’nin altındaysa bu tutara kadar, 1 milyon TL ve üzerindeyse en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılabilecek. Bu ödeme, yatırımcının nihai tasfiye sonucunda alacağı tutardan mahsup edilecek.
Ara ödeme karşılığında yatırımcının fon katılma payları iade edilmeyecek. Katılma paylarının iadesi nihai tasfiye ödemesi sırasında gerçekleştirilecek.
Fonun mevcut nakdi tüm yatırımcıların ara ödemesini karşılamaya yetmezse SPK, mümkün olan en fazla sayıda yatırımcının ödemeden tam yararlanmasını sağlamak amacıyla net yatırım tutarı düşük olanlardan başlayarak ödeme yapılmasına karar verebilecek.
Kurul ayrıca tüm yatırımcılar için uygulanacak asgari ara ödeme tutarı belirleyebilecek.
Kanundaki 1 milyon TL tutarı bütün yatırımcılara otomatik olarak yapılacak sabit bir ödeme anlamına gelmiyor. Ödeme, fonun mevcut kaynaklarına, yatırımcının net yatırım tutarına ve SPK’nın kararına bağlı olacak.
Net yatırım tutarı nasıl hesaplanacak
Fon malvarlığının nakde çevrilmesinden elde edilen tutarın yatırımcıların haklarını karşılamaya yetmemesi halinde ödemelerde yatırımcının net yatırım tutarı dikkate alınacak.
Hesaplamada yatırımcının fona yaptığı nakit giriş ve çıkışlar esas alınacak. Bu tutarlar tasfiye tarihine kadar TÜİK tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki değişim oranlarının aritmetik ortalaması kullanılarak güncellenecek.
Çıkışlar ilk giren ilk çıkar yöntemiyle mahsup edilecek. Hesaplamayı Merkezi Kayıt Kuruluşu yapacak.
Kanun ayrıca 17 Eylül ve öncesinde TEFAS’a iletilmiş ancak fonun temerrüdü veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedeniyle gerçekleştirilememiş ve karşılığında katılma payları bloke edilmiş talimat sahiplerini de tasfiye hükümleri kapsamındaki fon pay sahipleri arasına alıyor.
Fonlardan çıkarılan varlıklar geri alınacak
Yeni düzenlemenin diğer önemli bölümü, fon malvarlığından hukuka aykırı olarak çıkarılan varlıkların geri kazanılmasına ilişkin.
Kanuna göre fonun gerçek ekonomik menfaatine dayanmayan işlemlerle ilişkili taraflara, hakim ortaklara, yöneticilere veya üçüncü kişilere aktarılan para, sermaye piyasası aracı, mal, hak ve alacaklar fon malvarlığından hukuka aykırı çıkarılmış değer olarak kabul edilebilecek.
Ortaya çıkan zarar veya kayıptan öncelikle fonun kurucusu veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu tutulacak.
Zararın buradan tamamen veya kısmen tahsil edilememesi halinde SPK tarafından sorumluluğu belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile birlikte hareket ettiği tespit edilen kişiler şahsen sorumlu olabilecek.
SPK’nın bildiriminin ardından sorumluların malvarlığından yapılacak tahsilat ve takip işlemlerini TMSF yürütecek.
El konulan varlıklarda TMSF devreye girebilecek
Fonlarla bağlantılı fiiller hakkında yürütülen soruşturmalarda el koyma kararı verilmesi halinde, doğrudan fona iadesi hukuken mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları ilgili fona veya geri kazanım hesabına aktarılabilecek.
Doğrudan devredilemeyen malvarlıklarında TMSF kayyım olarak atanabilecek. TMSF bu varlıkları dava sonucunu beklemeden satabilecek veya tasfiye edebilecek ve elde edilen tutarları her fon için ayrı geri kazanım hesaplarında izleyecek.
Yargılama sonunda müsaderesine karar verilen ve ilgili fonun malvarlığından çıktığı veya fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerlerin Hazineye gelir kaydedilmesi yerine ilgili yatırım fonuna aktarılması öngörülüyor.
Fonun tasfiyesi tamamlanmışsa tutar geri kazanım hesabına aktarılacak.
Geri kazanılan para yatırımcıya aktarılacak
TMSF nezdinde her fon için ayrı bir geri kazanım hesabı oluşturulacak.
Bu hesaplarda bulunan tutarlar TMSF’nin kendi malvarlığından ayrı tutulacak. Kaynaklar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve fon yatırımcılarına yapılacak ödemelerde kullanılabilecek.
Hesaplar teminat olarak gösterilemeyecek ve kamu alacakları için dahi haczedilemeyecek.
Tasfiye tamamlandıktan sonra geri kazanılan tutarlar Yatırımcı Tazmin Merkezine aktarılacak. YTM, ödemeleri yatırımcıların katılma payı sahipliği oranında gerçekleştirecek.
Bazı kişilere ödeme yapılmayacak
Kanun, Sermaye Piyasası Kanununun 104, 106 veya 107’nci maddelerinde düzenlenen fiillerin tasfiye kapsamındaki fonlar tarafından veya bu fonlarla birlikte işlenmesi halinde özel bir sınırlama getiriyor.
Bu fiilleri işlediği veya fonlarla birlikte hareket ettiği SPK tarafından tespit edilen kişi ve kurumlara tasfiye malvarlığından ve geri kazanım hesabından ödeme yapılmayacak.
Kanun 17 Eylül’den itibaren geçerli
7596 sayılı Kanun 22 Ekim 2026’da kabul edildi ve 27 Ekim’de Resmî Gazete’de yayımlandı.
Düzenleme 17 Eylül 2026 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girdi. Böylece kanunun hükümleri SPK’nın fonlara ilişkin ilk tasfiye kararlarının alındığı tarihle aynı başlangıç noktasına bağlandı.
SPK daha önce tasfiye sürecinin azami süresini üç aydan altı aya çıkarmış, yatırımcılara 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme yapılmasına yönelik ek usul de belirlemişti. Yeni kanun, yatırımcı ödemeleri, sorumluluk ve geri kazanım mekanizmalarını yasal çerçeveye taşıyor.
Düzenlemenin yatırımcı açısından önemi yalnız ara ödeme tutarıyla sınırlı kalmıyor. Fonlardan hukuka aykırı biçimde çıkarıldığı belirlenen varlıkların geri kazanılması ve bu kaynakların yeniden yatırımcıya yönlendirilmesi için SPK, TMSF, MKK ve YTM arasında özel bir mekanizma kuruluyor.
1 milyon TL’ye kadar ara ödeme kısa vadede yatırımcıların tasfiye sürecindeki nakit ihtiyacını karşılamaya yönelik bir araç sunarken, sürecin uzun vadeli sonucu geri kazanılabilecek varlıkların büyüklüğüne ve sorumlulardan yapılacak tahsilatlara bağlı olacak.
17 Eylül kararlarının 131 fon ve 455 bin 758 tekil yatırımcıyı kapsaması nedeniyle bundan sonraki en önemli başlıklar hangi fonlarda ne kadar ara ödeme yapılacağı, tasfiye varlıklarının hangi değerlerden nakde çevrileceği ve geri kazanım mekanizmasının yatırımcılara sağlayacağı kaynak olacak.


