Stax CTO’su, yeni nesil yapay zekâ altyapısı MCP ile ilgili deneyimlerinden söz etti.
Yapay zekânın gündelik yaşamı ve iş süreçlerini dönüştüreceği artık tartışmasız bir gerçek. Ancak bu potansiyelin gerçek dünyaya uygulanabilir hâle gelmesi, yüksek maliyetler ve sınırlı ölçeklenebilirlik gibi ciddi engellerle karşılaşıyor. Stax Payments Teknolojiden Sorumlu Üst Yöneticisi Mark Sundt’ye göre çözüm, merkezi olmayan ve verimliliği önceleyen yeni nesil yapay zekâ mimarisinde yatıyor.
“Modeller mil genişliğinde ama bir inç derinliğinde. İki ya da üç soruya cevap veriyorlar. ‘Hepsi bu mu?’ dedirtiyor. Bu modellerin nasıl iletişim kurduğu ve bilgi bağlamının nasıl aktarıldığı arasında büyük bir boşluk var.”
Bu değerlendirme, “Bankacılık ve Fintekte Agentik Yapay Zekânın Yükselişi” başlıklı What’s Next in Payments serisinin bir parçası olarak gündeme geldi.
Yeni Protokol, Dağıtık Yapay Zekânın Kapılarını Açıyor
Sundt, klasik tekil uygulamalar yerine farklı veri noktalarına yayılan, etkileşim başına artan maliyetleri düşüren ve iş akışlarını optimize eden dağıtık bir yapının daha sürdürülebilir olduğunu vurguluyor. Kasım ayında Anthropic tarafından tanıtılan Model Context Protocol (MCP), bu dönüşümün yapı taşlarından biri olarak öne çıkıyor.
MCP, yapay zekâ ajanlarının kurum içindeki verilere bağlanması için standart bir yöntem sunuyor. Böylece geliştiriciler, parça parça çözümler yerine bütünleşik yapay zekâ uygulamaları geliştirebiliyor. Bu sayede iş süreçlerinde bölünme azaltılıyor, üretkenlik artıyor. “Bazı kullanıcılar bunu bir ‘istemci yönelimi’ şeklinde benimsiyor, yani modelleri kullanıyorlar. Diğerleri ise uygulamalarından başka büyük modeller aracılığıyla fonksiyonlar açığa çıkarıyor, bu da bir ‘sunucu yönelimi’ yaratıyor.”
Bu yaklaşım sayesinde farklı yapay zekâ modelleri hiyerarşik biçimde bir arada çalışarak iş akışlarını ileriye taşıyor.
KYC Süreçlerinden Denetimlere Kadar Geniş Kullanım Alanı
Sundt’nin verdiği örnekler arasında gerçek zamanlı kimlik tespiti (KYC) süreçleri de yer alıyor. MCP ile belgeler eş zamanlı analiz edilerek verinin en uygun akışı sağlanıyor ve karar alma süreçleri otomatikleştiriliyor.
“Hâlihazırda mevcut olan bazı kütüphaneleri kullanarak geliştirdiğim çözümler beni oldukça heyecanlandırıyor.”
Stax hâlihazırda ChatGPT Pro ve diğer OpenAI çözümlerinden faydalanıyordu. MCP entegrasyonu ile bu kullanım daha derin araştırmalara olanak sağlayacak şekilde genişletilecek. Şirketin yakın zamanda satın aldığı başka bir firma için gerçekleştirilen PCI denetimi süreci de buna örnek gösteriliyor. “Modeli PCI spesifikasyonlarıyla oluşturdum ve bulgularımızı bu model üzerinden geçirdim. Uyumluluk alanında daha sıkı denetlenmesi gereken birkaç nokta olduğunu hızla tespit ettim.”
Ayrıca iş başvuru süreçlerinin denetlenmesinde de MCP’nin katkısını vurgulayan Sundt, manuel kod yazımı yerine artık daha güvenli, yönlendirilmiş ve ölçeklenebilir yapılar kurabildiklerini ifade ediyor. “MCP, bu modellerin birbirleriyle iletişim kurmasının ortak dili olacak. Anlık olarak keşif yapmalarını ve yeteneklerini geliştirmelerini sağlayacak. Bu kesinlikle oyunun kurallarını değiştiriyor.”
Stax tarafından hayata geçirilen ve Mark Sundt’nin deneyimleriyle örneklenen bu yeni nesil yapay zekâ altyapısı, iş süreçlerinde çığır açabilecek bir paradigma değişimini işaret ediyor. Özellikle dağıtık yapı ve agentik yapay zekâ bileşenlerinin birleşimi, işletmelere sadece operasyonel verimlilik değil, aynı zamanda stratejik çeviklik kazandırıyor. Yapay zekânın ‘düşünme’ yetisinden ‘harekete geçme’ evresine geçtiği bu dönemde, MCP gibi protokoller rekabetin sınırlarını yeniden çiziyor.

