Hindistan merkezli fintek Slice, UPI bağlantılı kredi kartını tüm kullanıcılara açarak ödeme ve kredi deneyimini aynı akışta buluşturan önemli bir adım attı. Daha önce davet sistemiyle sınırlı olan ürün, gördüğü yoğun talep sonrası geniş erişime sunuldu.
Şirketin paylaştığı verilere göre, lansman öncesinde 1,2 milyonun üzerinde kullanıcı bekleme listesine katıldı. Bu tablo, UPI altyapısı üzerine inşa edilen kredi ürünlerine yönelik güçlü talebi net şekilde ortaya koyuyor.
Yeni modelde kullanıcılar, herhangi bir fiziksel karta ihtiyaç duymadan QR kod ya da UPI ID üzerinden doğrudan kredi ile ödeme yapabiliyor. Bu deneyim, klasik kredi kartı kullanımını arka planda bırakırken, günlük ödeme alışkanlıklarıyla uyumlu bir yapı sunuyor.
Ürünün en dikkat çeken tarafı, küçük tutarlı ve sık yapılan harcamaları merkeze alması. Slice, bu harcamaları da ödüllendiren bir yapı kurarak geleneksel kredi kartlarının çoğunlukla göz ardı ettiği bir segmenti hedefliyor. Aynı zamanda “slice in 3” özelliği ile kullanıcılar yaptıkları harcamaları üç aya bölebiliyor ve ek maliyetle karşılaşmadan ödeme planı oluşturabiliyor.
Kartın ücretlendirme tarafında da agresif bir yaklaşım öne çıkıyor. Ürün için herhangi bir yıllık ücret, katılım bedeli ya da bakım maliyeti bulunmuyor. Bunun yanında 200’den fazla ülkede kullanım imkanı ve döviz işlemlerinde ek ücret olmaması, ürünü küresel ölçekte rekabetçi hale getiriyor.
Slice’ın en stratejik hamlesi ise kredi değerlendirme modelinde ortaya çıkıyor. Şirket, geleneksel kredi skorları yerine kullanıcıların gerçek işlem davranışlarını analiz ederek limit belirliyor. Bu yaklaşım, finansal sisteme erişimi sınırlı olan geniş bir kullanıcı kitlesine yeni bir kredi kapısı açıyor.
UPI üzerine kredi inşa etmek, fintek dünyasında son dönemin en kritik kırılma noktalarından biri haline geldi. Slice’ın attığı adım, bu dönüşümün artık deneysel aşamayı geçtiğini ve kitlesel kullanıma hazır hale geldiğini gösteriyor. Buradaki asıl değişim, kredi kartının formundan çok kullanım alışkanlığında yaşanıyor. Kullanıcılar artık kart taşımıyor; ödeme davranışı doğrudan altyapının içine gömülüyor. Bu da kredi ürününü görünmez ama sürekli kullanılan bir finansal katmana dönüştürüyor. Önümüzdeki dönemde rekabet, kart özelliklerinden çok ödeme altyapısına entegre edilen kredi modelleri üzerinden şekillenecek. UPI gibi gerçek zamanlı sistemler, bu dönüşümün merkezinde yer alıyor.


