İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye), 20. kuruluş yıl dönümünü geniş katılımlı bir etkinlikle kutladı. İş dünyası temsilcilerinden akademisyenlere, genç sürdürülebilirlik liderlerinden sektör başkanlarına kadar uzanan geniş bir topluluğu buluşturan etkinlikte, Türkiye’nin sürdürülebilirlik yolculuğundaki kritik dönüm noktaları ve yeni dönüşüm başlıkları ele alındı.
2005’ten bu yana iş dünyasında sürdürülebilir kalkınma yaklaşımını güçlendirmeyi hedefleyen dernek, 20 yıl boyunca farklı sektörlerde dönüşümü tetikleyen çalışmalar yürüttü. Bugün 14 ana sektör ve 45 alt sektörden 187 kurumsal üyeye ulaşan SKD Türkiye, Türkiye GSYH’sinin yaklaşık dörtte birini temsil eden güçlü bir platform konumunda.
Sürdürülebilirlik Tanımının Türkçede Güncellenmesi İçin İlk Adım
Etkinliğin en dikkat çekici açıklamalarından biri, SKD Türkiye ile Sabancı Üniversitesi iş birliğinde başlatılan kapsamlı çalışma oldu. Sürdürülebilirlik kavramının TDK Türkçe Sözlüğü’ndeki tanımının çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde bilimsel bir çerçevede güncellenmesi için analiz süreci başlatıldı.
Bu çerçevede SKD Türkiye, üye şirketlerle yaptığı araştırmalarla sürdürülebilirlik kavramının iş dünyasındaki yansımalarını ölçtü. Sabancı Üniversitesi ise kavramın tarihsel gelişimi, literatürdeki farklı kullanımları ve disiplinler arası anlam katmanlarını inceleyen detaylı bir ön çalışma yürüttü. Elde edilen bulgular TDK’ya kapsamlı bir dosya halinde iletildi.
TDK Başkanı Prof. Dr. Osman Mert, panelde yaptığı değerlendirmede sürdürülebilirlik gibi dinamik kavramların sürekli takip gerektirdiğini, ideal sözlük yaklaşımının bu tür kavramları katmanlı bir anlam yelpazesiyle ele alması gerektiğini vurguladı.
20 Yıllık Yolculuk ve Yeni Dönemin Odağı
Etkinliğin açılışını yapan SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel, 20 yılda sürdürülebilirlik kültürünün hem iş dünyasında hem de kamu politikasında derinleştiğini belirtti. Günsel, Türkiye’nin 2053 Net Sıfır hedefi, hazırlanan İklim Kanunu, sürdürülebilir finansman yapıları, döngüsel ekonomi, kaynak verimliliği, şeffaf raporlama, iklim risk yönetimi ve dijitalleşme gibi başlıkların yeni dönemin temel eksenini oluşturduğunu ifade etti.
Günsel, Türkiye’nin 2026’da COP31’e ev sahipliği yapacak olmasıyla birlikte uluslararası görünürlüğün ve sürdürülebilirlik yatırımlarının yeni bir ivme kazanacağını belirterek iş dünyası açısından önemli bir fırsat penceresinin açıldığını söyledi.
Başkanlar Paneli ve Geleceğin Liderleri
Açılışın ardından düzenlenen “20 Yılda Sürdürülebilirlik” panelinde, derneğin tüm eski başkanları aynı sahnede buluşarak iş dünyasındaki sürdürülebilirlik yaklaşımının yıllar içindeki dönüşümünü değerlendirdi. Panelde kurumsal sorumluluk, değer zincirlerinin yeniden yapılanması, iklim politikalarının etkisi ve şirketlerin kültürel dönüşümü somut örneklerle aktarıldı.
Gençler de etkinlikte önemli bir rol üstlendi. Genç Etki Programı’nın temsilcileri sahneye çıkarak sürdürülebilirliğin kendi nesilleri için taşıdığı anlamı ve dönüşüm sürecine dair beklentilerini paylaştı. Program, yeni nesil sürdürülebilirlik liderlerinin yetişmesi için önemli bir alan yaratıyor.
Etkinlik, 10, 15 ve 20 yıldır dernek çatısı altında yer alan üyelere verilen plaketlerle sona erdi.
SKD Türkiye’nin 20. yılı, yalnızca bir kilometre taşı değil; iş dünyasının sürdürülebilirlik kavramını nasıl dönüştürdüğünü gösteren güçlü bir çerçeve sunuyor. Özellikle TDK ile başlatılan tanım güncelleme süreci, sürdürülebilirlik kavramının artık teknik, finansal ve yönetişim boyutlarıyla daha kapsamlı ele alındığını işaret ediyor. Türkiye’nin COP31 ev sahipliği, yeşil finansmandan karbon piyasalarına, iklim teknolojilerinden kurumsal raporlamaya kadar geniş bir alanda yeni fırsatları beraberinde getirecek. Bu süreçte iş dünyasının veri odaklı karar alma, teknoloji yatırımları ve finansal dayanıklılık gibi alanlarda daha kararlı adımlar atması bekleniyor.


