Yazı: 12:40 BankTech

Şekerbank’a EFSE’den 50 Milyon Euroluk Yeni Kaynak

Şekerbank, EFSE ile toplam 50 milyon euro tutarında ve 7 yıla kadar vadeli yeni kredi anlaşması imzaladı. Türkiye’de EFSE’nin Yeşil Liste kriterleriyle uyumlu ilk sürdürülebilir tarım kredisi niteliği taşıyan kaynak, tarım projeleri ile KOBİ ve küçük işletmelerin finansmanında kullanılacak.

Şekerbank, sürdürülebilir kalkınma ve kapsayıcı finansman odağındaki kaynak yapısını yeni bir uluslararası anlaşmayla güçlendirdi. Banka, Güneydoğu Avrupa Fonu (EFSE) ile toplam 50 milyon euro tutarında ve 7 yıla kadar vadeli yeni bir kredi anlaşmasına imza attı. Farklı dilimler halinde kullandırılacak finansmanın ilk bölümü, sürdürülebilir tarım projeleri ile KOBİ ve küçük işletmelerin desteklenmesinde değerlendirilecek.

Anlaşmanın dikkat çeken yönlerinden biri, kaynağın EFSE’nin “Yeşil Liste” kriterleriyle uyumlu olarak Türkiye’de kullandırılan ilk sürdürülebilir tarım kredisi niteliği taşıması oldu. İlk aşamada 20 milyon euro tutarındaki dilim devreye alınırken, söz konusu kaynakla sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması ve özellikle kırsal bölgelerde faaliyet gösteren işletmelerin finansmana erişiminin desteklenmesi hedefleniyor. Böylece kredi, yalnızca tarımsal üretim tarafını güçlendiren bir araç olarak kalmıyor; aynı zamanda yerel ekonomik dayanıklılığı artıran daha geniş bir kalkınma çerçevesine de hizmet ediyor.

Şekerbank’ın yeni kaynağı, Avrupa Birliği ile dünya genelindeki önde gelen kalkınma finans kuruluşlarının yatırımcısı olduğu EFSE üzerinden sağlaması, işlemin uluslararası finans çevreleri açısından taşıdığı önemi artırıyor. Küresel ekonomik belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde Türkiye’de sosyal ve çevresel kalkınma yatırımlarına dönük uzun vadeli fon akışının devam etmesi, dış kaynak erişimi açısından da olumlu bir sinyal veriyor.

Şekerbank Genel Müdürü Aybala Şimşek Galpin, yapılan anlaşmanın bankanın tarım bankacılığı ve kapsayıcı finansman alanındaki konumunu uluslararası kalkınma finansmanı kuruluşları nezdinde yeniden teyit ettiğini belirtti. Galpin, EFSE ile sağlanan bu kaynağın, Şekerbank’ın Türkiye’nin anahtar bankalarından biri olarak algılandığını gösterdiğini ifade ederken, içinden geçilen küresel dalgalanma dönemine rağmen uluslararası yatırımcıların Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına verdiği desteğin sürdüğünü vurguladı.

EFSE Portföy Direktörü Jasminka Begert de söz konusu işlemi, fonun Türkiye’de sürdürülebilir tarımı desteklemeye yönelik ilk yatırımı olarak tanımladı. Begert’e göre finansmanın temel amacı, modern, dayanıklı ve sürdürülebilir tarımsal yatırımları desteklemekle birlikte çiftçilerin, küçük tarım işletmelerinin ve kırsal KOBİ’lerin finansmana erişimini genişletmek. Bu vurgu, anlaşmanın yalnızca bir kredi hattı sunmadığını; aynı zamanda tarımsal dönüşüm ve kırsal kalkınma perspektifine dayalı bir finansman modeli sunduğunu gösteriyor.

Şekerbank’ın özellikle kırsal bölgelerde faaliyet gösteren işletmelere yönelik odağı, bankanın uzun süredir sürdürdüğü tarım bankacılığı yaklaşımıyla da örtüşüyor. Tarım sektöründe finansmana erişim, Türkiye’de verimlilik, sürdürülebilirlik ve üretim sürekliliği açısından belirleyici başlıklardan biri olmayı sürdürüyor. İklim etkileri, artan maliyetler ve dönüşen üretim ihtiyaçları karşısında uzun vadeli ve sürdürülebilir kriterlere dayanan kaynaklar, sektörün geleceği açısından daha kritik hale geliyor.

Bu anlaşma, sürdürülebilir finansman başlığının bankacılık sektöründe giderek daha somut ürünlere dönüştüğünü de ortaya koyuyor. Özellikle kalkınma finansmanı ile tarımsal üretim arasında kurulan bağ, bankaların çevresel ve sosyal etkiyi bilanço stratejileriyle daha fazla bütünleştirdiğini gösteriyor. EFSE’nin “Yeşil Liste” kriterleriyle uyumlu ilk sürdürülebilir tarım kredisi olarak öne çıkan bu kaynak, Türkiye’de yeşil finansman uygulamalarının tarım tarafında daha görünür hale gelmesi açısından da dikkat çekiyor.

Şekerbank’ın EFSE ile yaptığı 50 milyon euroluk kredi anlaşması, bir yandan kırsal ekonominin finansmana erişimini güçlendirmeyi hedeflerken diğer yandan uluslararası kalkınma sermayesinin Türkiye’de sürdürülebilirlik ekseninde nasıl konumlandığına dair güçlü bir örnek sunuyor. Önümüzdeki dönemde benzer yapıdaki uzun vadeli kaynakların, özellikle tarım ve küçük işletmeler tarafında daha fazla önem kazanması bekleniyor.

Bu anlaşma, sürdürülebilir finansmanın tarım tarafında daha somut ve hedefli yapılarla ilerlediğini gösteriyor. Uzun süredir yeşil finansman daha çok enerji, altyapı ya da büyük ölçekli dönüşüm projeleri üzerinden konuşuluyordu. Şekerbank ile EFSE arasındaki bu işlem ise odağı doğrudan kırsal ekonomiye, küçük işletmelere ve tarımsal üretimin dayanıklılığına taşıyor. Tam da bu nedenle yalnızca yeni bir dış kaynak anlaşması olarak okunmamalı. Tarımın finansman ihtiyacı, Türkiye’de ekonomik sürdürülebilirlik başlığının merkezinde yer alıyor. Uluslararası kalkınma fonlarının bu alanda daha görünür hale gelmesi, önümüzdeki dönemde bankacılık sektöründe tarım odaklı yeşil kredi modellerinin çoğalmasına zemin hazırlayabilir.

Kapat