Revolut ve Visa, PSR’nin yurt dışı işlemlerindeki takas ücretlerini sınırlandırmasına itiraz etti.
Dijital bankacılık devi Revolut ve ödeme sistemleri lideri Visa, İngiltere Ödeme Sistemleri Düzenleyicisi’nin (PSR) yurt dışı işlemlerindeki takas ücretlerini (interchange fees) sınırlandırma planına karşı harekete geçti. Şirketler, bu düzenlemenin finansal teknolojilerde inovasyonu sekteye uğratacağını ve rekabeti olumsuz etkileyeceğini savunarak yasal itirazda bulundu.
Revolut ve Visa Takas Ücretleri Düzenlemesine Karşı Çıkıyor
Finans sektöründe köklü değişiklikler yapmaktan çekinmeyen Revolut, şimdi de Visa ile birlikte İngiltere Ödeme Sistemleri Düzenleyicisi’nin (PSR) takas ücretlerine getirmek istediği üst sınıra itiraz ediyor. Şirketler, bu düzenlemenin rekabeti azaltacağını, fintech ekosistemini zayıflatacağını ve ödeme sistemlerinde inovasyonu sekteye uğratacağını savunuyor.
Bu kapsamda, Revolut ve Visa ayrı ayrı yasal başvurular yaparak, PSR’nin kararının hatalı olduğunu ve iptal edilmesi gerektiğini belirtti. Financial Times’a yaptığı açıklamada Revolut, “PSR’nin bu düzenlemeyi hayata geçirme yetkisi olmadığını ve kararın mahkeme tarafından gözden geçirilerek iptal edilmesi gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. Visa ise yaptığı açıklamada, “Bu yasal girişim, yalnızca PSR’nin fiyatlandırma süreçlerine ilişkin yetkisini netleştirmek ve sektörün gelecekteki büyümesini güvence altına almak için başlatılmıştır” diyerek duruşunu ortaya koydu.
Takas Ücretleri Neden Önemli?
Takas ücretleri, kartlı ödeme sistemlerinin temel finansal kaynağı olarak görülüyor. Müşterilerin yaptığı her kartlı ödeme işleminde, işletmenin bankası (acquirer), müşterinin bankasına (issuer) küçük bir ücret ödüyor. Bu gelirler, ödül programları, dolandırıcılık önleme sistemleri ve genel hizmet geliştirmeleri için kullanılıyor.
PSR, özellikle yurt dışı işlemlerde bu ücretlerin işletmelere fazla yük getirdiğini savunarak üst sınır getirmek istiyor. Kurum, Visa ve Mastercard’ın Avrupa Ekonomik Alanı (EEA) ile İngiltere arasındaki online işlemler için interchange ücretlerini sırasıyla %1,15 (debit kart) ve %1,5 (credit kart) seviyesine çıkardığını belirtiyor. PSR’nin eski Genel Müdürü Chris Hemsley, “Bu pazarın şu an verimli çalışmadığını düşünüyoruz” diyerek bu sınırlamanın gerekliliğini vurguluyor.
Revolut ve Visa’nın Savunması
Revolut, takas ücretlerinin sınırlandırılmasının beklenenin aksine rekabeti zayıflatacağını belirtiyor. İşletmelerin kısa vadede daha düşük işlem maliyetlerinden yararlanabileceğini ancak uzun vadede bankaların kayıplarını telafi etmek için yeni ücretler getirebileceğini savunuyor. Ödül programları ve tüketiciye sunulan avantajların azalabileceği, hatta bankaların gelir kaybını kapatmak için yeni işlem ücretleri uygulayabileceği öngörülüyor.
Visa ise bu düzenlemenin pazardaki rekabet dinamiklerini bozabileceğini belirterek “Bu sınırlama, yeni oyuncuların pazara girişini zorlaştırabilir ve fintech şirketlerinin inovasyon yapma yeteneğini azaltabilir” açıklamasını yaptı.
Revolut’un Yeni Hedefi Güney Afrika mı?
Düzenleyici engellerle mücadele eden Revolut, bir yandan da küresel genişleme planlarını sürdürüyor. Son dönemde gelen raporlara göre şirket, Güney Afrika pazarına girmeye hazırlanıyor. Revolut, üç ay önce Tom Morrison’ı Güney Afrika’daki Strateji ve Operasyonlar Direktörü olarak atadı.
Güney Afrika pazarı, mobil bankacılık ve dijital finansal hizmetlerin hızla büyüdüğü bir ekosistem sunuyor. KLA araştırmasına göre Güney Afrika’da nüfusun %42,31’i mobil bankacılığı aktif olarak kullanıyor ve akıllı telefon penetrasyonu %92 seviyesine ulaştı. Bununla birlikte, Standard Bank ve FNB gibi yerel oyuncuların güçlü rekabeti nedeniyle Revolut’un Güney Afrika pazarında başarılı olup olmayacağı merak konusu.
Geleceğin Fintech Ekosistemi Şekilleniyor
Revolut’un İngiltere’de düzenleyici kurumlarla mücadelesi, yalnızca bir ücret anlaşmazlığından daha fazlasını ifade ediyor. Bu hukuki süreç, fintech ekosisteminin gelecekte nasıl şekilleneceğini belirleyebilir. Eğer Revolut ve Visa davayı kazanırsa, fintech şirketleri ve ödeme sağlayıcıları için mevcut gelir modeli korunabilir. Ancak PSR’nin düzenlemesi yürürlüğe girerse, İngiltere’deki ödeme sistemlerinde köklü değişiklikler yaşanabilir.
Revolut’un İngiltere’deki regülasyonlarla mücadelesi ve Güney Afrika’ya olası genişleme adımı, şirketin küresel büyüme stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Ancak soru şu: Revolut aynı anda iki farklı cephede savaşabilir mi, yoksa regülasyon engelleri küresel büyüme hedeflerini geciktirecek mi?
Fintech sektörü, inovasyon ile düzenlemeler arasındaki dengeyi bulmak zorunda. Revolut ve Visa’nın interchange ücretleri konusundaki yasal mücadelesi, ödeme sistemlerinin geleceğini belirleyebilecek önemli bir dönüm noktası olabilir. Bir yanda işletmelerin maliyetlerini düşürme amacı güden düzenleyici kurumlar, diğer yanda ise fintech firmalarının rekabet ve büyüme alanlarını koruma mücadelesi var. Revolut’un aynı anda hem regülasyonlarla mücadele etmesi hem de yeni pazarlara açılma hedefi, şirketin stratejik dayanıklılığını sınayacak.

