PayCore, T4 Veri Merkezi Konsolidasyon ve Platform Modernizasyon Programı’nı tamamladı. Program kapsamında şirketin veri merkezi mimarisi, platform altyapıları ve operasyonel yapıları modernize edilerek yüksek erişilebilirlik, iş sürekliliği, operasyonel dayanıklılık ve ölçeklenebilirlik hedefleri doğrultusunda yeni nesil processing operasyonlarına hazır bir altyapı oluşturuldu.
Bankalar, fintek şirketleri ve dijital platformlar için uçtan uca finansal altyapı çözümleri sunan PayCore, teknoloji omurgasını yenilediği T4 Veri Merkezi Konsolidasyon ve Platform Modernizasyon Programı’nı tamamladı. Program, artan işlem hacimleri, sıkılaşan regülasyon gereksinimleri ve şirketin büyüme hedefleri doğrultusunda hayata geçirildi.
PayCore’un ödeme sistemleri operasyonlarında daha güvenli, dayanıklı ve ölçeklenebilir bir yapı oluşturmayı hedefleyen dönüşüm programı; veri merkezi mimarisinden platform altyapılarına, operasyonel süreçlerden regülasyon uyumuna kadar geniş bir alanı kapsadı.
T4 programı ödeme altyapısında kapasiteyi artırdı
T4 dönüşümü sonrasında PayCore altyapısı, issuer tarafında yıllık yaklaşık 60 milyar, acquirer tarafında yıllık yaklaşık 30 milyar ve e-ticaret platformlarında yıllık yaklaşık 10 milyar işlem ve servis çağrısını karşılayacak kapasiteye ulaştı.
Platform, 70 milyonun üzerinde kayıtlı kartı ve 4 binden fazla üye iş yeri entegrasyonunu destekleyecek şekilde tasarlandı. Gerçekleştirilen kapasite ve performans doğrulamaları, yeni altyapının yoğun dönemlerde oluşabilecek ani trafik artışlarını yönetebilecek operasyonel dayanıklılık seviyesine ulaştığını gösterdi.
Bu kapasite artışı, ödeme altyapılarında işlem sürekliliğinin kritik hale geldiği bir dönemde PayCore’un iş ortaklarına daha güçlü bir teknoloji zemini sunmasını sağlıyor.
Regülasyon uyumu ve güvenlik mimarisi güçlendirildi
T4 Programı’nın öne çıkan çıktılarından biri, TCMB regülasyonları doğrultusunda finansal ve non-finansal servislerin tam izolasyonunun sağlanması oldu. Program kapsamında yaklaşık 100 finansal kurumun taşınması kesintisiz şekilde gerçekleştirildi.
Yeni altyapı yaklaşımı, ulusal ve uluslararası regülasyonlar ile standartlar dikkate alınarak tasarlandı. Böylece PayCore’un sunduğu servisler daha yalın, verimli, yüksek performanslı ve regülasyon beklentileriyle uyumlu bir yapıya taşındı.
Ödeme sistemlerinde güvenlik ve regülasyon uyumu, artık yalnızca teknik bir gereklilik olarak görülmüyor. Finansal kurumlar, fintek şirketleri ve dijital platformlar açısından bu alanlar doğrudan operasyonel güven, müşteri deneyimi ve iş sürekliliğiyle bağlantılı hale geliyor.
İstanbul ve İzmir servisleri yeni lokasyonlara taşındı
Program kapsamında İstanbul ve İzmir lokasyonlarındaki servisler, iş sürekliliği korunarak Çorlu Ana Veri Merkezi, NGN Tuzla ve KKB Ankara DRC lokasyonlarına taşındı. Platform altyapıları modern teknoloji standartları doğrultusunda yeniden yapılandırıldı.
Bu geçiş, yalnızca mevcut operasyonların taşınması anlamına gelmiyor. Aynı zamanda PayCore’un gelecekteki işlem hacimlerini, uluslararası büyüme hedeflerini ve yeni nesil ödeme sistemleri ihtiyaçlarını destekleyecek bir teknoloji zemini oluşturuyor.
Yeni yapı; daha güvenli, daha izole, daha otomasyon odaklı ve daha ölçeklenebilir bir ödeme sistemleri altyapısı sunmayı hedefliyor.
Mustafa Bezeklioğlu operasyonel güvene dikkat çekti
PayCore Genel Müdürü Mustafa Bezeklioğlu, ödeme sistemleri sektöründe teknoloji kadar süreklilik, dayanıklılık ve operasyonel güvenin de kritik önem taşıdığını belirtti. Bezeklioğlu, PayCore’un son iki yılda yalnızca ürünlerini değil, tüm altyapısını geleceğin ihtiyaçlarına göre yeniden tasarladığını söyledi.
Bezeklioğlu, başarıyla tamamlanan T4 Programı’nın şirketin gelecek vizyonunu ve büyüme stratejisini destekleyen en kapsamlı teknoloji yatırımlarından biri olduğunu vurguladı. Yeni altyapıyla iş ortaklarının yoğun dönemlerde karşılaşabileceği anlık trafik piklerinin üzerinde kapasiteyi yönetebilecek kesintisiz ve yüksek performanslı bir dijital zemin oluşturduklarını ifade etti.
PayCore’un finansal ekosistemde üstlendiği kritik rol doğrultusunda teknolojiyi güçlendirmeyi, operasyonel mükemmeliyet yaklaşımını geliştirmeyi ve regülasyon beklentileriyle uyumlu altyapı standardı oluşturmayı öncelikleri arasında tuttuğu belirtildi.
Ödeme altyapılarında modernizasyon rekabetin merkezine yerleşiyor
PayCore’un T4 Programı, ödeme sistemleri alanında altyapı modernizasyonunun artık arka planda yürüyen teknik bir yatırım olmaktan çıktığını gösteriyor. Kartlı işlemler, e-ticaret ödemeleri, issuer ve acquirer servisleri, üye iş yeri entegrasyonları ve regülasyon odaklı gereksinimler aynı platform mimarisi içinde daha yüksek kapasite ve süreklilik beklentisi yaratıyor.
Özellikle fintek şirketleri, bankalar ve dijital platformlar için ödeme altyapısındaki kesinti, yalnızca teknik sorun olarak kalmıyor; doğrudan müşteri deneyimi, gelir kaybı, güven ve marka algısı üzerinde etki yaratıyor. Bu nedenle işlem kapasitesi, veri merkezi mimarisi, felaket kurtarma yapısı, servis izolasyonu ve otomasyon kabiliyeti finansal teknoloji rekabetinin temel unsurları arasında yer alıyor.
PayCore’un modernizasyon programı, Türkiye ödeme sistemleri altyapısında ölçeklenebilirlik, dayanıklılık ve regülasyon uyumu başlıklarının giderek daha stratejik hale geldiğini ortaya koyuyor.
PayCore’un T4 Veri Merkezi ve Platform Modernizasyon Programı, ödeme sistemlerinde görünmeyen altyapı katmanının sektör için ne kadar kritik hale geldiğini gösteriyor. Bugün bankalar, fintek şirketleri ve dijital platformlar için rekabet yalnızca ürün deneyimiyle sınırlı ilerlemiyor. İşlemin arka planda ne kadar hızlı, güvenli ve kesintisiz gerçekleştiği de aynı derecede belirleyici. PayCore’un issuer tarafında yıllık 60 milyar, acquirer tarafında 30 milyar ve e-ticaret platformlarında 10 milyar işlem ve servis çağrısını karşılayacak kapasiteye ulaşması, büyüyen dijital ödeme hacmine hazırlık açısından önemli bir eşik. Ancak bu tür dönüşümlerde asıl başarı, duyurulan kapasite rakamlarının operasyonel süreklilik, servis kalitesi ve regülasyon uyumu tarafında sürdürülebilir performansa dönüşmesiyle ölçülür. Yaklaşık 100 finansal kurumun kesintisiz taşınması ve finansal servislerle non-finansal servislerin izole edilmesi, ödeme ekosisteminde altyapı modernizasyonunun artık stratejik risk yönetimiyle birlikte ele alınması gerektiğini gösteriyor.

