OpenAI, yaklaşık 6,6 milyar dolarlık çalışan hisse satışı sonrası 500 milyar dolar değerlemeye ulaştı. Financial Times’ın haberine göre, mevcut ve eski çalışanların hisselerinin satışına izin veren bu anlaşma, şirketi 400 milyar dolar değerlemeye sahip SpaceX’in önüne taşıdı.
Mart ayında Japonya’nın SoftBank ile yaptığı 40 milyar dolarlık anlaşmanın ardından 300 milyar dolar değerlemeye ulaşan OpenAI, yalnızca birkaç ay içinde piyasa değerini önemli ölçüde artırmış oldu. Şirket çalışanlarına 10 milyar dolara kadar hisse satma imkânı tanısa da birçok çalışanın bu fırsatı kullanmaması, çalışanların şirketin geleceğine duyduğu güvenle açıklanıyor.
Yatırımcı ilgisi zirvede
Yatırımcıların talepleri 10 milyar doların üzerinde olurken, bu durum yapay zekâya olan iştahın güçlü kaldığını gösteriyor. Uzmanlara göre, yatırımcılar OpenAI’nin trilyon dolarlık değerlemelere ulaşabileceğini öngörüyor.
Geçtiğimiz ay çip üreticisi Nvidia, OpenAI’ye 100 milyar dolara kadar yatırım yapacağını açıklamıştı. Bu anlaşma kapsamında OpenAI, Nvidia’nın gelişmiş yapay zekâ çiplerini hesaplama kapasitesinde kullanacak.
Yeni testler ve kurumsal ilgi
Şirket ayrıca GDPval adını verdiği yeni bir kıyaslama aracını duyurdu. Dokuz sektörden 44 meslek grubunu kapsayan bu çalışma, yapay zekâ modellerinin profesyonel düzeyde görevleri yerine getirip getiremeyeceğini ölçüyor. Finansal tahminler, sağlık analizleri, hukuki raporlar ve satış sunumları gibi 1.320 görev üzerinden yapılan testlerde GPT-5’in doğruluk ve hesaplama güvenilirliği alanında öne çıktığı belirtiliyor.
Araştırmalar, şirketlerin iş akışlarını yeniden yapılandırmaya başladığını gösteriyor. 2023’te yöneticilerin %70’i yapay zekânın iş süreçlerini kolaylaştıracağını düşünürken, bu oran 2024’te %98’e ulaştı. Yöneticilerin %95’i daha hızlı ve doğru karar alma süreçleri beklediklerini ifade ediyor.
OpenAI’nin 500 milyar dolarlık değerlemeye ulaşması, yapay zekâ alanında sadece bir girişimin büyüme hikâyesi değil, aynı zamanda küresel yatırım trendlerinin yönünü gösteriyor. Çalışanların hisselerini elinde tutmayı tercih etmesi, şirketin uzun vadeli potansiyeline duyulan güveni ortaya koyuyor. Bu gelişme, fintek ve finansal hizmetler sektöründe de doğrudan etkiler yaratıyor; çünkü yapay zekâ çözümleri, ödeme sistemlerinden risk yönetimine kadar tüm iş akışlarını yeniden tanımlıyor. Orta vadede, bu tür yatırımlar finans piyasalarının teknolojik dönüşümünde belirleyici rol oynayacak.

