Yapay zeka alanında küresel ölçekte öncü konumunu koruyan OpenAI, gelirlerini 13 milyar dolar seviyesinin üzerine taşıdı. CEO Sam Altman, hafta sonu katıldığı BG2Pod podcastinde şirketin “13 milyar doların çok üzerinde gelir elde ettiğini” ve bu gelirin “dik bir ivmeyle yükseldiğini” açıkladı.
Altman, sunucuların “OpenAI 2028 veya 2029’da 100 milyar dolarlık gelire ulaşabilir mi?” sorusuna esprili bir şekilde, “2027’ye ne dersiniz?” yanıtını verdi. Bu ifade, OpenAI’nin gelir büyümesini hızlandıran yeni stratejik adımlarına işaret ediyor.
Şirket, kısa süre önce Amazon Web Services (AWS) ile 38 milyar dolarlık bir anlaşma yaptı. Bu iş birliği kapsamında OpenAI, AWS’in yüz binlerce Nvidia GPU ve on milyonlarca CPU içeren altyapısını kullanarak agentic yapay zeka modellerini ölçeklendirecek. Altman, anlaşmayla ilgili yaptığı açıklamada “Sınır yapay zekayı ölçeklendirmek devasa ve güvenilir işlem gücü gerektiriyor. AWS ile ortaklığımız, bu yeni dönemi güçlendirecek hesaplama ekosistemini pekiştiriyor” ifadelerini kullandı.
OpenAI ayrıca, haftada 1 gigawatt’lık işlem gücü üretme kapasitesine sahip bir “AI fabrikası” kurmayı planlıyor. Altman’ın açıklamasına göre şirketin uzun vadeli planı, yaklaşık 30 gigawatt’lık kapasiteye ve 1,4 trilyon dolarlık toplam sahip olma maliyetine ulaşmak. Bu yatırım, OpenAI’nin yapay zeka kapasitesini küresel ölçekte ölçeklendirmesini mümkün kılacak.
Son dönemde Bloomberg ve diğer kaynaklar, OpenAI’nin 2026’nın ikinci yarısında halka arz planladığını ve şirket değerlemesinin 1 trilyon dolara kadar çıkabileceğini öne sürdü.
OpenAI’nin gelirlerinde görülen keskin artış, yapay zekanın artık yalnızca bir inovasyon konusu olmadığını, küresel ölçekte bir ekonomi motoruna dönüştüğünü gösteriyor. AWS anlaşması, şirketin ölçeklenebilir altyapı hedefinin merkezinde yer alıyor. OpenAI, model eğitimi ve hesaplama gücünü merkezileştirirken, gelir tarafında da kurumsal aboneliklerden agentic uygulamalara kadar genişleyen bir gelir ekosistemi inşa ediyor. Sam Altman’ın “2027” vurgusu ise bu dönüşümün yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda finansal bir yarış olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

