Yazı: 10:27 Fintekler

Octet Türkiye Ödeme Orkestrasyonu İle Şirketlerin Finansal Çevikliğini Artırıyor

Octet Türkiye, geliştirdiği ödeme orkestrasyonu yaklaşımıyla işlem sürelerini yüzde 75 iyileştirerek şirketlerin nakit akışı yönetimine hız ve esneklik kazandırıyor.

Artan dijital ödeme hacmi, çoklu tahsilat kanallarının yaygınlaşması ve işletmelerin değişen nakit akışı beklentileri, ödeme sistemlerinde yepyeni bir dönemin kapısını aralıyor. Octet Türkiye tarafından paylaşılan sektörel verilere göre, 2026 yılında şirketlerin finansal çevikliğini belirleyecek ana unsur, farklı ödeme ve tahsilat yöntemlerini tek bir merkezden yöneten ödeme orkestrasyonu yaklaşımı olacak. Geliştirdiği yönlendirme setleri ve altyapı iyileştirmeleri sayesinde işlem süresini yüzde 75 oranında iyileştiren kurum, başarılı işlem oranında ise yüzde 25 seviyesinde devasa bir artış sağladı.

Farklı Kanalların Farklı Sistemlerden Takip Edilmesi Operasyonel Yükü Artırıyor

Son yıllarda küresel ölçekte ve yerel pazarda tahsilat sistemlerinde muazzam bir dönüşüm yaşanıyor. Bankalararası Kart Merkezinin (BKM) verilerine göre Türkiye’de kartlı ödeme tutarı 15 trilyon TL seviyesine ulaşırken, kredi kartı sayısı 129 milyonu, POS sayısı ise 1,7 milyonu aştı. Ortaya çıkan devasa tablo, işletmelerin nakit akışlarını çok daha öngörülebilir bir formda yönetebilmek adına tek bir ödeme yöntemine bağlı kalmak yerine; kartlı ödeme, Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS), ticari kredi kartı ve alternatif finansman çözümlerini bir arada değerlendirme ihtiyacını güçlendiriyor.

Gelişen çoklu yapının yönetim karmaşıklığını da beraberinde getirdiğini belirten Octet Türkiye Kurucu Ortağı ve CPO’su Zeynep Bulut, farklı kanalların farklı sistemler üzerinden takip edilmesinin finans ekipleri için operasyonel yükü ve veri kaybı riskini artırdığını vurguladı. Ekiplerin zamanını manuel takip, mutabakat ve veri konsolidasyonu gibi süreçlere harcadığını aktaran Bulut, ödeme orkestrasyonunun tüm tahsilat araçlarını tek çatı altında toplayarak merkezi bir kontrol alanı sunduğunu ifade etti.

İşletmeler Seçenekleri Nakit Döngülerine Uygun Şekilde Yönetmek İstiyor

Ödeme orkestrasyonunun 2026 yılında üstleneceği kritik role değinen Zeynep Bulut, işletmelerin günümüzde daha fazla ödeme seçeneği sunmanın ötesine geçerek ilgili seçenekleri kendi nakit döngülerine uygun şekilde yönetmek istediklerini açıkladı. Satıcıların alacaklarını en kısa sürede tahsil etmeyi, alıcıların ise ödemelerini kendi finansal planlarına göre vadelendirmeyi hedeflediğini belirten deneyimli yönetici, ödeme orkestrasyonunun bahsi geçen iki ihtiyacı aynı anda karşılayabilen esnek bir yapı sunduğunu paylaştı.

Sektörde fark yaratan unsurun ürün sayısının ötesinde, mevcut ürünlerin birbiriyle uyumlu çalışması ve işletmeye sağladığı görünürlük olacağı öngörülüyor. Çoklu ürün altyapısı, merkezi raporlama ve tek platform üzerinden yönetim kabiliyeti, şirketlerin finansal karar alma süreçlerinde ana belirleyici haline geliyor.

Ürünler Arasında Gerçek Bir Orkestrasyon Sağlıyoruz

Pazardaki birçok yapının yalnızca POS altyapısı üzerinden çözüm sunduğuna dikkat çeken Bulut, Octet Türkiye olarak ürünler arasında gerçek bir orkestrasyon sağladıklarının altını çizdi. Sanal POS, Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS), Master Merchant ve Tedarikçi Finansman Sistemi (TFS) gibi çözümlerin birbiriyle tam entegre çalışmasının işletmelere bütüncül bir finansal yönetim imkanı sunduğunu aktardı. Kurulan mimari, tahsilat tarafında parçalı çözümlerin çok ötesine geçen stratejik bir konumlanma yaratıyor. Alıcı ve satıcı tarafının farklı beklentilerini aynı ekosistem içinde buluşturan tamamlayıcı yapı, şirketlerin tahsilatlarını hızlandırmasına ve ödeme vadelerini son derece kontrollü planlamasına olanak tanıyor.

Ödeme Sistemleri Karar Destek Mekanizması Olarak Konumlanacak

Ödeme orkestrasyonu operasyonel kolaylık sağlamanın yanı sıra işletmelere veri temelli bir finansal yönetim anlayışı kazandırıyor. Çoklu ödeme kanallarından gelen verilerin tek merkezde toplanması, şirketlerin nakit pozisyonunu anlık olarak izleyebilmesini ve sağlıklı finansal projeksiyonlar yapabilmesini olanaklı kılıyor.

Yaşanan teknolojik dönüşümü değerlendiren Zeynep Bulut, 2026 yılında ödeme sistemlerinin bir işlem altyapısı olmanın ötesine geçerek tamamen bir karar destek mekanizması olarak konumlanacağını vurguladı. Veriyi doğru okuyan, müşteri ihtiyacına göre esneyebilen ve uçtan uca yönetim sunan çözümlerin işletmeler için rekabet avantajı yaratacağını belirten Bulut, tahsilat çözümlerini tek bir ekosistemde buluşturan yaklaşımlarıyla şirketlerin çok daha verimli ve öngörülebilir bir nakit akışı yönetimi kurmalarına katkı sağlamayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.

B2B ödemeler pazarındaki tahsilat döngüleri, kurumsal şirketlerin ve KOBİ’lerin işletme sermayesi dayanıklılığını belirleyen en hayati parametredir. Octet Türkiye’nin geliştirdiği ödeme orkestrasyonu altyapısı, çoklu sanal POS yönlendirmelerinin ötesine geçerek DBS, Master Merchant ve Tedarikçi Finansmanı gibi ticari işlemlere özgü araçları tek ekranda konsolide etmesiyle pazarda ciddi bir katma değer yaratıyor. İşlem sürelerinde elde edilen yüzde 75’lik iyileşme, fon akışındaki  tıkanıklıkları tamamen ortadan kaldırarak tedarik zincirindeki likiditeyi maksimize ediyor. Açık bankacılık API’lerinin kurumsal hazine sistemlerine kusursuz entegre olduğu günümüzde, işlem verisini anlamlı finansal projelere dönüştüren orkestrasyon platformlarının B2B tahsilat pazarını tamamen domine edecek.

Kapat