Nexi ve Visa, Almanya’da bankalar için uçtan uca kart ihraç (issuing) hizmetlerini hızlandırmak üzere stratejik iş birliği kurdu. “Nexi Ready Issuing” modeli, bankaların ödeme altyapısını sadeleştirerek ürün lansman sürelerini kısaltmayı hedefliyor.
Avrupa’nın önde gelen ödeme teknolojisi şirketlerinden Nexi ile Visa, Almanya’da kart ihraç süreçlerini modernize etmek üzere güçlerini birleştirdi. Bu iş birliği kapsamında Nexi, Visa kart sunan bankalara yönelik uçtan uca yönetilen issuing hizmetlerini devreye alıyor.
Yeni model, bankaların kendi altyapılarını kurma ve yönetme ihtiyacını azaltarak daha hızlı ve esnek bir ürün geliştirme süreci sunuyor.
Kart İhraç Süreçlerinde “Managed Model” Dönemi
Ortaklık kapsamında Nexi:
- Kart programlarının kurulumu
- Operasyonel süreçlerin yönetimi
- Regülasyon ve uyum süreçleri
- Ürün geliştirme ve güncellemeler
gibi tüm issuing sürecini üstleniyor.
Bu yaklaşım, bankaların teknik ve operasyonel yükünü azaltırken müşteri odaklı ürün geliştirmeye daha fazla odaklanmasını sağlıyor.
Almanya’da Ödeme Altyapısı Dönüşüyor
Almanya pazarı, güçlü regülasyon yapısı ve yüksek müşteri beklentileri nedeniyle ödeme altyapısında dönüşümün en kritik merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Nexi ve Visa’nın geliştirdiği model:
- Operasyonel karmaşıklığı azaltıyor
- Yeni kart ürünlerinin pazara çıkış süresini kısaltıyor
- Dijital-first müşteri deneyimini destekliyor
Bu yapı, özellikle bankaların artan rekabet karşısında daha hızlı hareket etmesini mümkün kılıyor.
“Build” Yerine “Buy” Modeli Güçleniyor
Bu iş birliği, bankacılıkta önemli bir dönüşümü de işaret ediyor: Bankalar artık altyapıyı kendileri kurmak yerine hazır ve yönetilen çözümleri tercih ediyor.
Bu model:
- Daha düşük maliyet
- Daha hızlı inovasyon
- Daha yüksek ölçeklenebilirlik
gibi avantajlar sunuyor.
İhraç Tarafında Paradigma Değişimi
Nexi tarafı, bu ortaklığın Almanya’da issuing modelini yeniden şekillendireceğini vurguluyor. Üçüncü taraf sağlayıcıların rolü güçlenirken, bankalar daha esnek ve modüler yapılara yöneliyor.
Nexi ve Visa ortaklığı, ödeme dünyasında uzun süredir devam eden “in-house altyapı” modelinin çözülmeye başladığını gösteriyor. Bankalar artık tüm issuing sürecini kendi bünyesinde yürütmek yerine, bu alanı uzmanlaşmış oyunculara devrederek hız kazanmayı tercih ediyor. Bu yaklaşım, özellikle Almanya gibi kompleks pazarlarda rekabetin teknoloji ve operasyonel verimlilik üzerinden şekillendiğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde issuing tarafında “kim altyapıyı daha iyi kuruyor” sorusu yerini “kim daha hızlı ürün çıkarıyor” sorusuna bırakacak.

