Sermaye piyasalarında 30 yılı aşkın deneyime sahip Metin Güler, Eylül 2026 itibarıyla yeniden OYAK YATIRIM’a katıldı. Güler, yeni görevinde şirketin mali işler ve operasyon alanlarına liderlik edecek.
Kariyerine 1995 yılında Şahin Menkul Değerler’de başlayan Güler, Yaşar Yatırım’ın ardından 1998’de OYAK bünyesine geçti. 2017 yılına kadar OYAK BANK ve OYAK YATIRIM’da mali işler, operasyon ve muhasebe alanlarında çeşitli yönetsel görevler üstlendi. Bu dönemde OYAK YATIRIM’ın operasyonel altyapısının geliştirilmesi, kurumsal entegrasyon süreçleri ve iş süreçlerinin dijitalleştirilmesine yönelik çalışmalarda görev aldı.
OYAK YATIRIM’dan ayrılmasının ardından QNB Finansinvest ve Ata Yatırım’da kariyerine devam eden Güler; mali işler ve operasyonun yanı sıra kredi, risk yönetimi ve idari işler alanlarında yönetsel sorumluluklar üstlendi. Farklı finans kuruluşlarıyla yürütülen emir iletimine aracılık modellerinin mali ve operasyonel süreçlerinde de görev yaptı.
Dokuz yıl aradan sonra OYAK YATIRIM’a dönen Güler’in, sermaye piyasalarındaki deneyimi ile süreç otomasyonu, dijital dönüşüm ve yeni teknolojilerin iş süreçlerine entegrasyonu konularındaki birikiminin şirketin dönüşüm hedeflerine katkı sağlaması bekleniyor.
Aracı Kurumlarda Operasyon ve Teknoloji Birlikte Dönüşüyor
Aracı kurumlarda büyümenin arka planında yalnız müşteri sayısı ve işlem hacmi yer almıyor. Artan ürün çeşitliliği, dijital kanallar ve yoğunlaşan regülasyon; mali işler, operasyon, kredi ve risk yönetimini teknoloji altyapısıyla daha yakın çalışmaya zorluyor.
Metin Güler’in görev alanının mali işler ve operasyon ekseninde kurulması bu açıdan anlamlı. Özellikle süreç otomasyonu ve dijital dönüşüm deneyiminin aynı yönetim sorumluluğunda buluşması, operasyonel verimlilik kadar kontrol mekanizmalarının da teknolojiyle yeniden tasarlanacağı bir döneme işaret ediyor.
Sermaye piyasalarında dijital işlem hacmi büyüdükçe aracı kurumların rekabeti ön yüz uygulamalarının ötesine taşınıyor. Emir iletimi, risk kontrolü, mutabakat, operasyon ve mali süreçleri daha hızlı ve hatasız yönetebilen kurumlar, ölçek büyüdükçe daha güçlü bir avantaj elde edebilir.


