Yutori, 15 milyon Amerikan doları yatırım aldı.
Meta’nın deneyimli yapay zekâ araştırmacıları tarafından kurulan teknoloji girişimi Yutori, 15 milyon Amerikan doları yatırım aldı. 27 Mart Perşembe günü duyurulan bu yeni finansman, şirketin gizlilik modundan çıkarak resmen faaliyete geçmesiyle eş zamanlı olarak açıklandı. Yatırım, günlük görevleri otomatikleştirebilen kişisel yapay zekâ asistanlarının geliştirilmesini destekleyecek.
Yutori, yaptığı basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Bugünün öncü yapay zekâ modelleri harika sohbet robotları ortaya çıkarabiliyor, ancak görevleri kendi başlarına yerine getiremiyorlar. Yutori, internetteki eylemlerin temel itici gücü hâline gelebilecek kadar güvenilir kişisel yapay zekâ asistanları geliştirmek amacıyla kuruldu.”
Şirketin vizyonuna göre bu asistanlar; zamanlama, iletişim, kimlik doğrulama ve işlemler gibi birçok alanda kullanıcıların yükünü alacak.
“Herkesin dijital asistanlardan oluşan bir ekibe erişiminin olduğu bir dünya yaratmayı hedefliyoruz.”
Ancak Yutori’ye göre bu hedefe ulaşmak için yeni bir yaklaşım gerekiyor. Mevcut büyük dil modeli (LLM) tabanlı ajan sistemleri, karmaşık görevlerde yer alan uzun işlem dizilerinde hataları yayma eğiliminde.
Bu sorunları çözmek amacıyla Yutori, “ajan öncelikli” bir mimari geliştiriyor. Şirketin Kurucu Ortağı ve Eş CEO’su Abhishek Das, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Tüketiciler ile internet arasındaki arayüzü sıfırdan yeniden hayal ediyorsanız, sadece yapay zekâ modellerine ya da sadece orkestrasyon ya da uygulama katmanlarına odaklanamazsınız. İnternetteki insan verimliliğinin hem tabanını hem de tavanını yükseltmek istiyorsanız, tüm sistem katmanlarında uyumlu ve bütünleşik bir şekilde inovasyon yapmanız gerekir.”
Yutori, Abhishek Das’a ek olarak Meta geçmişine sahip olan deneyimli yapay zekâ araştırmacıları Devi Parikh ve Dhruv Batra tarafından kuruldu. Üç kurucu ortağın toplamda 50 yıllık yapay zekâ deneyimi bulunuyor. Şirket, üç kurucusunun yapay zekâ alanında toplamda 50 yıllık deneyime sahip olduğunu belirtiyor.
Yutori’nin piyasaya çıkışı, küresel ölçekte yaşanan ve yapay zekâya yönelik yatırım iştahının hızla arttığı bir döneme denk geliyor. Bu dönem, bir tür “yapay zekâ altına hücum dönemi” olarak tanımlanıyor. Yapay zekâ, havalı bir deney olmaktan çıkıp temel bir iş aracına dönüşürken, fiyatlandırmada bir altına hücum zihniyetiyle karşı karşıyayız.
Raporda, yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesi ve işletilmesinin yüksek maliyetli olduğu kabul edilse de, mevcut fiyatların aynı zamanda “piyasanın ne kadarını ödeyebileceği” üzerine kurulu olduğu da ifade ediliyor: “Bu sistemleri geliştirme ve çalıştırmanın meşru maliyetleri bulunsa da, mevcut fiyatlar büyük ölçüde ‘piyasanın ödeyebileceği seviyeye’ göre şekillenmiş görünüyor.”
Yutori’nin çıkışı, yapay zekânın yalnızca konuşan değil, görevleri devralabilen, inisiyatif alabilen bir teknolojiye evrilmesinin somut bir örneği. “Ajan öncelikli” yapı mimarisi, GPT gibi modellerin ötesine geçerek kullanıcıların dijital dünyadaki yükünü üstlenmeye aday bir sistem öneriyor. Meta kökenli bir ekip tarafından hayata geçirilen bu vizyon, yapay zekânın geleceğinde daha işlevsel, kişiselleştirilmiş ve karar alma yeteneğine sahip dijital asistanların hâkim olacağına dair güçlü bir işaret.

