Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Dr. Fatih Karahan, Gaziantep’te gerçekleştirdiği “Para Politikası ve Makroekonomik Görünüm” başlıklı sunumuyla reel sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Ekonomideki son gelişmeleri ve gelecek projeksiyonlarını detaylı verilerle paylaşan Karahan, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun titizlikle sürdürüleceğini vurguladı. Özellikle dezenflasyonun maliyetler üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çeken Başkan, Gaziantep özelinde reel sektörle kurulan çift yönlü iletişimin karar alma süreçlerindeki kritik rolüne odaklandı.
Dezenflasyon Süreci ve Fiyat İstikrarı Hedefi
Başkan Karahan, dezenflasyon sürecinin öngörülen patika ile uyumlu şekilde devam ettiğini belirtti. Enflasyonun kontrol altına alınması amacıyla uygulanan sıkı para politikasının, orta vadeli hedeflere ulaşılana kadar korunacağını ifade etti.
-
Enflasyon Patikası: 2024 yıl sonunda %44,4 seviyesinde gerçekleşen yıllık enflasyonun, 2025 yılı sonunda %30,9’a gerilediği verisi paylaşıldı.
-
Hizmet Enflasyonu ve Katılıklar: Kira ve eğitim gibi kalemlerdeki katılığın dezenflasyon hızını etkilediği, ancak 2026 yılında bu etkilerin zayıflaması beklendiği aktarıldı.
-
Beklentilerde İyileşme: Piyasa katılımcıları, firmalar ve tüketicilerin 12 ay sonrası enflasyon beklentilerindeki gerileme eğilimi, para politikasının etkinliği olarak paylaşıldı.
Reel Sektörle Güçlü İletişim ve Bölgesel Dinamikler
Sunumda, Merkez Bankası’nın reel sektörün nabzını tutmak amacıyla yürüttüğü saha çalışmalarına geniş yer ayrıldı. 2013 yılından bu yana süregelen yüz yüze görüşmelerin, nitelikli bilgi akışı sağladığı paylaşıldı.
-
Gaziantep Ziyareti: Bölgedeki sanayi ve ticaret odalarıyla kurulan temaslar kapsamında, 2025 yılında Gaziantep’te 457, son 5 yılda ise bölge genelinde toplam 2.585 firma görüşmesi yapıldığı açıklandı.
-
Yapısal Sorunlar: Sahadan edinilen bilgilerin konjonktürel gelişmelerin yanı sıra yapısal sorunların tespiti ve ilgili kamu kurumlarına iletildiği belirtildi.
Piyasa Faizleri ve Finansman Görünümü
Karahan, para politikasındaki ihtiyatlı duruşun finansal piyasalara yansımalarını grafiklerle aktardı.
-
Faizlerdeki Dengelenme: 2025 Haziran ayından itibaren politika faizindeki değişimlerin ticari kredi faizleri ve tahvil getirilerine yansıdığı, kredi maliyetlerinde gerileme yaşandığı gösterildi.
-
Risk Primi (CDS): Türkiye’nin düşen risk priminin, dış borçlanma maliyetlerini olumlu etkilediği ve yabancı para cinsi faizleri aşağı çektiği vurgulandı.
Dış Ticaret ve Küresel Rekabetçilik
İhracatın seyri üzerine yapılan analizlerde, Türkiye’nin küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruduğu mesajı verildi.
-
Pazar Payı: İhracat hacminin dış talebe bağlı gelişim gösterdiği, Türkiye’nin özellikle Avrupa Birliği pazarındaki payını artırma eğiliminde olduğu belirtildi.
-
İhracat-İthalat Dengesi: Mayıs 2023’ten bu yana ihracatın 19 milyar ABD doları arttığı, ithalatın ise 11 milyar ABD doları gerilediği verisi, cari dengedeki iyileşmeyi ortaya koydu.
Gelecek Vizyonu: Düşük Enflasyon Düşük Maliyet
Başkan Karahan sunumunu, düşük enflasyonun reel sektör için yaratacağı avantajları sıralayarak tamamladı. Fiyat istikrarının sürdürülebilir refah artışı, yatırım ortamında iyileşme ve verimlilik artışı için kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Para Politikası Kurulu’nun enflasyon görünümündeki risklere karşı ihtiyatlı duruşunu koruyacağı ve hedeflere bağlı kalarak adım atmaya devam edeceği kararlılıkla yinelendi.
Başkan Karahan’ın Gaziantep sunumu, Merkez Bankası’nın dezenflasyon sürecini reel sektörün maliyetlerini ve öngörülebilirliğini artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüğünü kanıtlıyor. Özellikle firma beklentilerinin çıpalanması ve finansman maliyetlerindeki dengelenme vurgusu, önümüzdeki dönemde kredi piyasalarının daha sağlıklı işleyeceğine dair güçlü bir sinyal niteliğinde. 2026 yılı, finansal istikrarın reel sektör verimliliğiyle taçlandığı bir yıl olmaya aday.


