Mastercard, yaratıcı ajans Sticky Monster Lab ile iş birliği yaparak “Protected Monsters” adlı yeni bir ödeme güvenliği kampanyasını Güneydoğu Asya bölgesinde hayata geçirdi. Kampanya, tüketicilerin günlük hayatlarındaki sıradan anlarda bile ortaya çıkabilen dolandırıcılık risklerine dikkat çekmeyi amaçlıyor ve bu riski sevimli karakterler üzerinden anlatıyor.
Ödeme Güvenliğini Anlaşılır Hale Getirme
“Protected Monsters” kampanyası, ödeme güvenliğini teknik terimler yerine hikâye anlatımı ve eğlenceli karakterlerle anlatıyor. Sticky Monster Lab’in minimalist ve çarpıcı görsel estetiğine sahip canavar karakterleri, alışveriş yaparken, dışarıda yemek yerken veya telefon kullanırken ortaya çıkabilecek dolandırıcılık senaryolarını somutlaştırıyor. Kampanya aynı zamanda yapay zekâ destekli hareket yakalama, KOL’ler (anahtar görüş liderleri) ile hikâye anlatımı ve paylaşılabilir dijital içerikler aracılığıyla Mastercard’ın farkında olmadan arka planda çalışan güvenlik sistemlerini gözler önüne seriyor.
Bu girişim kapsamında seçilmiş içerik üreticiler, yapay zekâ destekli “protected monster” karakterlerine dönüştürülerek dolandırıcılık ile ilgili yakın deneyimlerini takipçileriyle paylaştı. Ayrıca kullanıcılar için sosyal medya üzerinden ve çeşitli mekânlarda paylaşımlı çıkartma paketleri hazırlandı; kampanya, alışveriş merkezleri, restoranlar, dijital oyun alanları ve açık hava mecralarında da yer aldı.
Tüketici Eğitimi ve Farkındalık
Mastercard’ın amaçladığı mesaj, dolandırıcılık riskinin bazen fark edilmesi zor olduğu ancak güvenli ödeme çözümlerinin her zaman aktif olduğudur. Kampanya bunun altını çizerek, tüketicileri günlük ödeme alışkanlıklarında daha bilinçli olmaya davet ediyor ve güvenlik bilincini yaygınlaştırmayı hedefliyor.
Geleneksel ödeme güvenliği iletişimi genellikle teknik jargonla sınırlı kalır; bu da geniş kullanıcı kitlesi için mesaja erişimi zorlaştırabilir. “Protected Monsters” kampanyası, bu iletişimi tersine çevirerek güvenlik mesajını eğlenceli, akılda kalıcı ve paylaşıma uygun hale getiriyor. Mastercard’ın bu yaklaşımı, markanın sadece teknoloji sağlayıcısı değil aynı zamanda kullanıcı güvenini artırmayı amaçlayan bir rehber olarak konumlanmasına katkı sağlayabilir. Hikâye anlatımı ve karakter temelli içerikler, özellikle dijital dünyada bilgi alma eğiliminde olan genç kullanıcı segmentiyle daha derin bir bağ kurabilir.

