Avrupa’da son yıllarda giderek güçlenen “ödeme egemenliği” tartışması, küresel ödeme ağlarının rolünü yeniden gündeme taşıyor. Mastercard Avrupa Başkanı Kelly Devine, Avrupa’nın ödeme altyapısının geleceğine ilişkin tartışmalara katılarak şirketin bu konudaki yaklaşımını açıkladı.
Devine’e göre Avrupa’da ödeme sistemlerinin güçlendirilmesi, yalnızca yeni altyapılar kurmakla sınırlı kalmamalı; aynı zamanda mevcut ağların güvenliği, dayanıklılığı ve regülasyon uyumu da korunmalı. Mastercard, Avrupa’daki ödeme ekosisteminin daha güçlü hale gelmesi için beş temel prensip üzerinde duruyor. Bu prensipler arasında sistem istikrarı, açık standartlar, güvenlik, inovasyon ve küresel birlikte çalışabilirlik yer alıyor.
Şirket ayrıca Avrupa’daki ödeme işlemlerinin daha büyük bölümünün bölge içinde yetkilendirilmesi için yatırım planları açıkladı. Mastercard’ın yeni veri merkezleri ve altyapı yatırımlarıyla birlikte Avrupa’daki işlemlerin önemli kısmının yerel olarak işlenmesi hedefleniyor. Bu yatırımların yaklaşık 250 milyon euro seviyesinde olduğu ifade ediliyor.
Avrupa’daki ödeme egemenliği tartışmasının temelinde ise bölgenin uluslararası ödeme ağlarına olan bağımlılığı yer alıyor. Euro Bölgesi’nde kartlı ödemelerin önemli bölümü Visa ve Mastercard gibi küresel ağlar üzerinden gerçekleşiyor. 2025 verilerine göre Euro Bölgesi’ndeki kart ödemelerinin yaklaşık %47’si bu iki şirketin altyapısından geçiyor.
Avrupa Komisyonu ve Avrupa Merkez Bankası, ödeme altyapısının daha fazla Avrupa kontrolünde olması gerektiğini savunan girişimleri destekliyor. Bu kapsamda dijital euro projesi ve Avrupa Ödeme Girişimi (EPI) gibi alternatif ödeme sistemleri de geliştiriliyor.
Mastercard ise Avrupa’nın daha güçlü bir ödeme altyapısına sahip olmasının küresel ödeme ağlarıyla iş birliği içinde mümkün olduğunu savunuyor. Şirket yönetimi, Avrupa’nın finansal inovasyon ve regülasyon alanında güçlü bir konumda olduğunu ve küresel ödeme ağlarıyla entegrasyonun ticaret ve finansal erişim açısından önemli avantajlar sağladığını vurguluyor.
Avrupa’da ödeme egemenliği tartışması son yıllarda enerji güvenliği ve veri egemenliği konularına benzer bir stratejik başlık haline geldi. Finansal altyapının büyük ölçüde ABD merkezli ağlara dayanması, özellikle jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde Avrupa’da yeni bir politika tartışması başlattı. Mastercard’ın bu tartışmaya aktif şekilde dahil olması, küresel ödeme ağlarının Avrupa’daki rolünü yeniden tanımlamaya çalıştığını gösteriyor. Avrupa tarafı kendi ödeme altyapısını güçlendirmeye çalışırken, küresel ağlar da yerel yatırımlar ve iş birlikleri üzerinden ekosistemdeki konumunu korumayı hedefliyor. Önümüzdeki yıllarda dijital euro, Wero gibi Avrupa merkezli ödeme sistemleri ve küresel ağlar arasındaki rekabetin ödeme altyapısının geleceğini belirleyen önemli başlıklardan biri haline gelmesi bekleniyor


