AlBaraka Forum tarafından Cumhurbaşkanlığı himayelerinde düzenlenen 3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi, İstanbul Finans Merkezi’nde başladı. Dört gün sürecek zirve; ekonomi ve finans dünyasının önde gelen isimlerini, politika yapıcıları, yatırımcıları, akademisyenleri ve sektör temsilcilerini İstanbul’da buluşturuyor.
“İslami Ekonomide Sermaye: Sürdürülebilir Kalkınma İçin Servetin Yapılandırılması” temasıyla düzenlenen zirvede dijital dönüşüm, yapay zeka, finansal inovasyon, etik yatırım, sürdürülebilir kalkınma ve sermaye piyasalarının geleceği ele alınıyor. İlk gün programı; yan etkinlikler, akademik buluşmalar, çalıştaylar ve yuvarlak masa toplantılarıyla başladı.
Dijital çağda sermaye oluşumu tartışıldı
Zirvenin ilk gününde öne çıkan oturumlardan biri “Dijital Çağda Sermaye Oluşumu: Gerçekler ve Dinamikler” başlığıyla gerçekleştirildi. Oturumda dijital finansın yükselişi, etik yatırım modelleri ve yeni nesil sermaye yapıları değerlendirildi.
Dijital helal yatırım platformu Wahed’in Kurucusu Junaid Wahedna, faizsiz ve etik yatırım çözümlerine yönelik küresel talebin hızla arttığını belirtti. Wahedna, şirketin bugün 2 milyar ABD dolarının üzerinde varlık yönettiğini söyledi.
Wahedna, kuruluş sürecine ilişkin değerlendirmesinde insanların paralarını helal yöntemlerle nasıl değerlendirebileceklerini internet üzerinden araştırdığını, kısa süre içinde ihtiyacın tek bir ülkeyle sınırlı kalmadığını ve küresel çözüm gerektirdiğini fark ettiklerini aktardı.
Amerika Birleşik Devletleri’nde faaliyetlerine başlayan Wahed, zaman içinde küresel bir yapıya dönüştü. Şirket bugün yaklaşık 10 ülkede lisanslı olarak faaliyet gösteriyor ve haftalık 10 ila 20 milyon ABD doları arasında yatırım çekiyor.
Etik finans ve yatırım teknolojileri öne çıktı
İlk gün oturumlarında dijital sermaye, İslami fintek ekosistemi, sürdürülebilir büyüme, yatırım teknolojileri ve küresel finansın dönüşümü kapsamlı biçimde ele alındı. Uzmanlar; yapay zekanın finans sektörü üzerindeki etkileri, dijital finansal altyapılar, yeni yatırım araçları ve yenilikçi teknolojik çözümler üzerine görüşlerini paylaştı.
Katılımcılar, genç nesiller arasında finansal kapsayıcılığı artırabilecek dijital çözümlerin ve etik yatırım araçlarının İslami finansın büyümesinde belirleyici rol oynayacağını vurguladı. Gün boyunca katılım finansının sürdürülebilirliği, İslami bankacılığın geleceği, sermaye akımlarının bölgesel kalkınmaya etkisi ve helal ekonomi ekosisteminin genişleyen yapısı da masaya yatırıldı.
Genç araştırmacılar akademiyle buluştu
Zirvenin ilk günündeki önemli yan etkinliklerden biri, Saleh Kamel İslami Ekonomi Ödülü himayesinde düzenlenen “Araştırmadan Etkiye” başlıklı interaktif akademik oturum oldu.
Oturumda Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinde yüksek lisans ve doktora eğitimlerini sürdüren öğrenciler, İslami ekonomi ve finans alanındaki araştırmalarını uluslararası akademisyenler ve uzmanlardan oluşan jüri önünde sundu.
Saleh Kamel İslami Ekonomi Ödülü, İslami ekonomi alanında bilgi üretimini, akademik mükemmeliyeti ve yenilikçi araştırmaları desteklemeyi amaçlıyor. Oturum, genç araştırmacıların projelerini geliştirmesine katkı sağlarken akademik çalışmalar ile İslami ekonomi ekosisteminin ihtiyaçları arasındaki bağı güçlendiren bir platform işlevi gördü.
Bölgesel iş birliği ve stratejik diyalog gündeme taşındı
Gün boyunca düzenlenen yuvarlak masa toplantıları ve stratejik çalıştaylarda İslami ekonomik kalkınmanın bölgesel boyutları ele alındı. Özellikle Orta Asya’ya odaklanan oturumlarda bölgedeki İslami ekonomi ve helal endüstrilerinin mevcut durumu ile gelecek potansiyeli değerlendirildi.
Görüşmelerde İslami finansın kurumsallaşması, kalkınma ve ticaret için sermayenin harekete geçirilmesi, bölgeye özgü ekonomik modellerin geliştirilmesi ve finansal entegrasyon başlıkları öne çıktı. Katılımcılar sınır ötesi iş birliği fırsatlarını da değerlendirdi.
Stratejik Düşünce Merkezi Çalıştayı’nda ise “Müslüman Dünyanın Ekonomik Görünümü: Gerçekler ve Dönüşümler” başlığı işlendi. Oturumda küresel ekonomik eğilimler, değişen yatırım dinamikleri ve Müslüman ekonomilerin geleceğine ilişkin stratejik değerlendirmeler paylaşıldı.
Zirve 6 Haziran’a kadar sürecek
İstanbul Finans Merkezi’nde bulunan Halkbank Genel Müdürlüğü ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirve, 6 Haziran 2026 Cumartesi gününe kadar devam edecek.
Zirvenin resmi programında merkez bankası başkanları, ekonomi yöneticileri, finans kuruluşları ve uluslararası kuruluş temsilcileri; finansal istikrar, likidite yönetimi, sermaye hareketliliği ve ekonomik dayanıklılık başlıklarında görüş alışverişinde bulunacak.
Resmi zirve programı ve üst düzey panel oturumları 4 Haziran’da başlıyor. Resmi açılış töreni ise 5 Haziran Cuma günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilecek.
Programın ikinci gününde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in sermaye, kalkınma ve kapsayıcı refah başlıklarında değerlendirmelerde bulunması bekleniyor. İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Bilal Erdoğan’ın ise İslami ekonominin temel ilkeleri ve sermayenin toplumsal refahı artırmadaki rolüne ilişkin görüşlerini paylaşması öngörülüyor.
AlBaraka Zirveleri Türkiye çatısı altında faaliyet gösteren AlBaraka İslami Ekonomi Forumu tarafından düzenlenen zirve; Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, Türkiye Varlık Fonu, İstanbul Finans Merkezi, İslam İşbirliği Gençlik Forumu ve İbn Haldun Üniversitesi’nin stratejik ortaklığında gerçekleştiriliyor. Zirveye AlBaraka Grubu Global Partner, Halkbank Ev Sahibi Partner, Türk Hava Yolları Resmi Taşıyıcı, Anadolu Ajansı ve Demirören Medya Global İletişim Partnerleri, Iqraa Media Group ise Medya Partneri olarak destek veriyor.
3.Küresel İslami Ekonomi Zirvesi’nin İstanbul Finans Merkezi’nde başlaması, Türkiye’nin katılım finansı ve etik yatırım alanındaki bölgesel merkez olma hedefi açısından dikkat çekici bir eşik oluşturuyor. Zirvede dijital finans, yapay zeka, yatırım teknolojileri ve sürdürülebilir sermaye başlıklarının aynı çerçevede ele alınması, İslami finansın yalnızca geleneksel bankacılık ürünleriyle büyüyen bir alan olmaktan çıktığını gösteriyor. Wahed örneğinde görüldüğü gibi, helal yatırım talebi dijital platformlar üzerinden küresel ölçekte karşılık buluyor. Türkiye açısından asıl fırsat, katılım finansı birikimini fintek altyapıları, sermaye piyasaları, regülasyon kapasitesi ve genç araştırmacıların üreteceği yeni modellerle buluşturmakta yatıyor. İstanbul Finans Merkezi’nin ev sahipliği de bu nedenle sembolik olmanın ötesinde stratejik bir mesaj taşıyor.


