Yazı: 10:50 Editörden

Kıbrıs Mahkemesi, Vardinogiannis Kardeşlere Kesilen 6,4 Milyon Euro’luk Cezayı İptal Etti

Kıbrıs Mahkemesi, Ioannis ve Amalia Vardinogiannis’e verilen cezaları geçersiz saydı.

Kıbrıs İdare Mahkemesi, Kıbrıs Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (CySEC) tarafından Yunan iş insanları Ioannis ve Amalia Vardinogiannis’e verilen toplam 6,4 milyon Euro’yu aşan para cezasını iptal etti. CyprusMail tarafından aktarılan bilgilere göre, karar, yıllar süren içeriden bilgiye dayalı ticaret soruşturmasının hukuki eksiklikler nedeniyle geçersiz kılınmasıyla sonuçlandı.

Mahkeme, iki kardeşin açtığı davaları haklı bularak, CySEC’in soruşturmanın kritik aşamalarında geçersiz bir kurul yapısıyla kararlar aldığına hükmetti. Buna göre, 2007 yılında gerçekleşen hisse işlemlerine ilişkin alınan tüm düzenleyici kararların hukuki geçerliliği kalmadı.

CySEC, Ioannis Vardinogiannis’e 6.388.300 Euro, Amalia Vardinogiannis’e ise 50.000 Euro ceza kesmişti. Kurum, Amalia’nın 29 Mart 2007’de 0,09 Euro bedelle aldığı 19 milyondan fazla hisseyi, üç ay sonra 0,42 Euro’ya satarak 6,3 milyon Euro’dan fazla kazanç elde ettiğini ve bu işlemin içeriden alınan gizli bilgilere dayandığını iddia etmişti.

CySEC’e göre Amalia bu işlemleri kardeşi Ioannis adına gerçekleştirmiş, hisse senedi fiyatlarını etkileyen şirket içi gelişmelere dair gizli bilgilere dayanarak hareket etmişti. Ancak mahkeme, davanın özüne değil, sürece odaklandı.

Vardinogiannis kardeşlerin avukatları, CySEC’in kararlarının daha önce geçersizliği tescillenmiş bir kurul yapısı tarafından alındığını ve bu nedenle yasal dayanağının bulunmadığını savundu. Mahkeme bu argümanı kabul ederek, “Kurulun geçersiz oluşumu gerekçesiyle yapılan itiraz kabul edilmiştir” ifadesine yer verdi.

Bununla birlikte mahkeme, davada öne sürülen diğer iddiaları incelemeye gerek duymadan, cezaların hukuki temelinin ortadan kalktığı sonucuna vardı. Devletin her bir davacıya 1.700 Euro artı Katma Değer Vergisi tutarında mahkeme masrafı ödemesine karar verildi.

Kıbrıs’taki bu dava, finansal düzenleyici kurumların iç süreçlerindeki ihlallerin, en ciddi piyasa suistimali davalarını bile zayıflatabileceğini gösteriyor. Usul hatalarının maddi suçlamaların önüne geçtiği bu karar, yalnızca içeriden bilgiye dayalı işlemlerle değil, aynı zamanda düzenleyici şeffaflık ve yönetişim ilkeleriyle ilgili de önemli mesajlar içeriyor. Kurumların, özellikle yüksek profilli davalarda sürece ilişkin tüm yasal standartları titizlikle uygulaması artık bir tercih değil, zorunluluk hâline geliyor.

Kapat