İngiltere’nin büyük bankaları, ülkenin gelecekteki ödeme altyapısını oluşturmak amacıyla kurulan UK Payments Delivery Company’nin finansmanı için harekete geçti. Bankalar, diğer kredi kuruluşları ve ödeme hizmeti sağlayıcılarının ilk aşamada yaklaşık 50 milyon sterlin sermaye sağlaması hedefleniyor.
Sky News’in 14 Eylül’de yayımladığı habere göre sermaye toplama süreci 15 Eylül’de başlıyor. Sağlanacak kaynağın UK Payments Delivery Company’nin kuruluş ve mobilizasyon süreci ile 2028’e kadar olan faaliyetlerinin finansmanında kullanılması planlanıyor. Şirket için CEO arayışı da başlamış durumda.
Yeni yapının uzun vadeli önemi ise yalnızca 50 milyon sterlinlik ilk finansmandan kaynaklanmıyor. UK Payments Delivery Company, İngiltere’nin ulusal ödeme altyapısını modernize etmeyi amaçlarken zaman içerisinde Visa ve Mastercard gibi küresel kart ağlarına yerel bir alternatif oluşturabilecek bir ödeme altyapısına dönüşme potansiyeli taşıyor.
Visa ve Mastercard da ilk çalışmalarda yer alıyor
Projeyi “İngiliz bankaları Visa ve Mastercard’ı devreden çıkarıyor” şeklinde okumak için henüz erken.
Visa ve Mastercard da projenin ilk çalışmalarında yer alan yaklaşık 19 kuruluş arasında bulunuyor. Sürece Barclays, diğer büyük İngiliz bankaları, Nationwide, Citi, JPMorganChase, PayPal ve Wise gibi bankacılık ve ödeme sektörünün önemli oyuncuları da dahil olmuş durumda.
Bu nedenle mevcut aşamada söz konusu girişim, Visa ve Mastercard’ın doğrudan karşısına konumlandırılmış ayrı bir ödeme ağı olarak değil, İngiltere’nin ödeme altyapısını yeniden şekillendirmeyi hedefleyen daha geniş kapsamlı bir yapı olarak öne çıkıyor.
Bununla birlikte projenin uzun vadede ulaşabileceği ölçek, kart ağları açısından farklı bir rekabet zemini yaratabilir. Yeni altyapının ülke çapında güçlü bir ödeme utility’sine dönüşmesi halinde İngiliz bankalarının ödeme sistemleri üzerindeki kontrolü artabilir ve küresel kart ağlarına bağımlılık azalabilir.
Haberin ardından Visa ve Mastercard hisselerinde gerileme yaşanması da piyasanın bu olasılığı dikkate aldığını gösteriyor.
50 milyon sterlin 2028’e kadar olan dönemi finanse edecek
Bankalar, kredi kuruluşları ve ödeme hizmeti sağlayıcılarından sağlanması hedeflenen yaklaşık 50 milyon sterlin, UK Payments Delivery Company’nin ilk dönem faaliyetleri için kullanılacak.
Finansman şirketin kuruluş ve mobilizasyon çalışmalarının yanı sıra 2028’e kadar faaliyetlerini sürdürebilmesine kaynak sağlayacak.
Ancak burada rakamdan daha önemli olan unsur, İngiltere’de bankacılık ve ödeme sektörünün önemli oyuncularının ortak bir ulusal ödeme altyapısı etrafında bir araya geliyor olması.
Ödeme sektöründeki rekabet uzun süredir kart şemaları, ödeme kuruluşları, dijital cüzdanlar ve bankalar arasında yürürken UK Payments Delivery Company girişimi tartışmayı altyapının kendisine taşıyor.
Rekabet kart ağlarından ödeme altyapısının kontrolüne taşınabilir
Yeni girişimin sektör açısından asıl etkisi, ödeme işlemlerine yeni bir özellik eklemesinden ya da yeni bir merchant entegrasyonu sunmasından çok daha geniş.
İngiliz bankalarının ödeme altyapısında daha fazla stratejik kontrol elde etmeye çalışması, rekabetin niteliğini değiştirebilir. Başarılı bir model ortaya çıkması halinde tartışma yalnızca “hangi kart ağı daha güçlü?” sorusundan çıkarak “ulusal ödeme altyapısını kim kontrol ediyor?” sorusuna doğru genişleyebilir.
Bankaların Visa ve Mastercard gibi küresel ağlara bağımlılığını azaltabilecek bir altyapı, ödeme maliyetleri üzerinde daha fazla kontrol sağlanmasına ve yeni ödeme yöntemlerinin geliştirilmesinde bankalara daha geniş hareket alanı açılmasına imkan verebilir.
Buradaki kritik nokta, Visa ve Mastercard’ın şimdilik sistemin dışında değil, ilk çalışmaların içinde bulunması. Bu nedenle gelişmeyi doğrudan bir “Visa ve Mastercard’a savaş” olarak tanımlamak yerine, küresel kart ağlarının ödeme ekosistemindeki merkezi rolünü uzun vadede sorgulayabilecek yeni bir altyapı arayışı olarak değerlendirmek daha doğru.
UK Payments Delivery Company’nin 2028’e kadar geçireceği kuruluş ve geliştirme süreci bu nedenle yalnızca İngiltere açısından değil, bankaların ödeme altyapısındaki rolünü yeniden artırmaya çalışan diğer pazarlar açısından da yakından izlenecek bir model ortaya çıkarabilir.


