Yazı: 12:52 BankTech

ING Türkiye Dijital Altyapısını Yeniledi

ING Türkiye, mikro servis tabanlı modern mimari ve aktif-aktif veri merkezi yapısıyla dijital altyapısını yeniledi. Dönüşüm, bankacılık sistemlerini daha hızlı ve dayanıklı hale getirdi.

ING Türkiye, dijitalleşmeyi stratejik öncelik olarak konumlandıran yaklaşımı doğrultusunda teknoloji altyapısında kapsamlı bir dönüşümü hayata geçirdi. Banka, mikro servis tabanlı modern mimariler üzerine kurulu yeni bankacılık platformunu yaygınlaştırarak sistemlerini daha hızlı, esnek ve güvenilir bir yapıya taşıdı.

Mühendislik yetkinliklerinin ING Grubu’nun uluslararası deneyimi ile birleştiği yeni platform, ürün ve hizmetlerin çevik biçimde geliştirilmesine olanak sağlarken yazılım geliştirme yaşam döngüsünde kurulan disiplin sayesinde yazılım teslimat hızında yüzde 27 oranında artış sağlandı. Söz konusu dönüşüm, dijital kanallardaki müşteri deneyiminin daha tutarlı ve kesintisiz ilerlemesini de destekliyor.

Altyapı dönüşümünün önemli ayaklarından biri olan aktif-aktif mimari yaklaşımı kapsamında, İstanbul ve İzmir’deki veri merkezleri arasında kritik uygulamaların eş zamanlı çalışması sağlandı. Gerçek zamanlı yük paylaşımı ve otomatik devralma yetkinlikleri sayesinde operasyonel dayanıklılık güçlenirken, hizmet sürekliliği dijital bankacılık tarafında daha öngörülebilir hale geldi.

ING Türkiye Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Çiğdem İltemir Carino, teknoloji yatırımlarının bankacılığın geleceğini şekillendiren modern mimarileri hayata geçirme hedefi doğrultusunda ilerlediğini vurguladı. İltemir Carino, mikro servis mimarilerinden aktif-aktif veri merkezi yapısına kadar atılan her adımın müşterilere kesintisiz ve güvenilir bir dijital deneyim sunma hedefinin parçası olduğunu ifade etti.

Yapılan dönüşüm, yalnızca teknik bir modernizasyon olarak konumlanmıyor. Aynı zamanda regülasyon, operasyonel dayanıklılık ve müşteri beklentileri arasındaki dengeyi daha sürdürülebilir bir zemine taşıyan yapısal bir adım olarak öne çıkıyor.

ING Türkiye’nin altyapı dönüşümü, bankacılıkta dijitalleşmenin yalnızca yeni uygulamalar geliştirmekten ibaret olmadığını, sistem mimarisinin temelinden yeniden kurgulanmasını gerektirdiğini ortaya koyuyor. Mikro servis mimarileri ve aktif-aktif veri merkezi yapıları, artan dijital işlem hacmi karşısında süreklilik ve dayanıklılık ihtiyacına doğrudan yanıt veren kritik yapı taşları haline geliyor.

Kapat